Toplumun değer yargıları, beni sadece yargılar vaziyetteydi..

Oysa ben umursamıyordum, hiçbirini.. Kendi cadı kazanlarında, hiç sevemedikleri hayatları muhafaza etme zekasına sahipti çoğu.. Karanlık odalarda yaptıkları, içler acısı benliklerinin dışa yansımasıydı.. Ve bu bile iğrenmemi gerektiriyordu.. Değişime ve gelişime inatla karşı olanlar ve karşı devrimciler.. Tiksindiriyordunuz beni.. Anlamadığım birşey varsa şu zırvalayanlara karşı devrimci denmesiydi.. Bunlar atın ayaklarındaki nal bile olamazlar..

Oysa toplum ağır ağır atıyordu üzerinden kiri.. Ağır ağır sıkıyordu yumruğunu ve aslında çok daha hızlı gerçekleşmeliydi bu durum.. Ama hiç yoktan iyidir.. Ben böyle düşünüyorum.. Sivrilikleri kullanan partiler, güçler bilmiyorlar ki; o sivriliğin bir yerlerine batma ihtimali yüksektir.. Ve batacak.. Güç dengeleri oynak bir zemindedir.. Ve ne zaman tamamdır dediğinde zeminde al aşağı olursun..

Son günlerde ezilmişliğin doruk noktası, Assubayları izliyorum.. Çoklar.. Öyle bir güç imparatorluğu kurmuş ki sistem.. Birilerinin suyunu sıkmak ve silkelemek ne kadar basit ve acınası.. Bugün özlük ve diğer tüm haklarını arayan assubaylar gerçekten ne kadar da övgüyü hakederse azdır.. Türkiye’nin dört yanında, gecesini gündüzüne takarak bu ülkenin varoluş mücadelesinde eşsiz emekleri bulunan bu insanlar, artık insanca muamele görmek istemekteler ve bence geç kalmış bir istek.. Ancak bu isteği canı gönülden desteklemekteyim..

Bir asker çocuğu, bir astsubay çocuğu olarak ne kadar gururlandığımı ifade edecek hiçbir kelime bulamıyorum.. Ama bunca emeğigeçmiş, bunca zorluğu yaşamış babam ve bizler, adeta orduya kırgın ve küskün ayrıldık.. Oysa babam, çocukluğumda gittiği görevlerde, katıldığı operasyonlarda, yaşadığı sıkıntılarda sırf bu toprağın ve bu teşkilatın güçlü ve dimdik olması için çabaldı.. Kardeşim daha kırk günlük iken gittiği 6 aylık görevde, bizlerin ne sıkıntılar çektiğini kimler bilebilir?

Askeri okulların sıkıntı ve süreçleri de ayrıca incelenmeli ve sorgulanmalıdır.. Bugün, keyfe keder subaylık askeri okulların tam içindedir.. Bölük komutanlarının verdikleri cezalar, astsubay öğrencilerin kültürel olarak gelişmesinin adeta önlenmesi, psikolojik subay baskıları, yalaka ve ispiyoncu (kuş) öğrencilerin el üstünde tutulması ve birlik beraberlik içinde olan askeri öğrenci guruplarının dağıtılarak birlik beraberlikten uzak, çıkarcı, satıcı ve  yalaka personellerin yetiştirilmesi, devrecilik kızıştırması yaparak üst ve alt devrelerin birbirlerine sevgi ve saygıdan uzak, kindar olarak kıtalara gönderilmesi de çok önemli ve ciddi şekilde araştırılmalıdır..

Bugün sadece ve sadece, assubaylığın derdine tasalanan tüm assubay arkadaşların; bence uzman çavuşlarla birlikte bu vatanın evlatları olarak yürümesi gerektiğini düşünmekteyim.. Zira bugün subayların yaptığından dem vuran kesmin bir çoğu da uzman çavuşlara aynı muameleyi yapmaktan kaçınmıyorlar.. Bunu bir de bu açıdan düşünerek bakın, bence daha olumlu ve sağlam adımlar atılmış olunacaktır..

Aklıma gelmişken; düşenin dostu yoktur derlerdi inanmazdım.. Bugün Astsubay milliyetçiliği yapanlar günün güçlerini ardına alarak silah arkadaşlarını vurmaya kalkıyorlar.. Bu tehlikeli ve hazin öykülerin teması gibidir.. Kindar değil yapıcı olunmalı ve haklar sonuna kadar alınmalı.. Demokrasi ve özgürlük bunu gerektirir..

Bu ülkeye ne geldiyse, Ulu Önder Mustafa Kemal’in makamı ve rütbelerini işgal edenlerden geldi.. Unutulmamalıdır ki, bunca güce, paraya, pula karşı bu ülkenin şerefli insanları vardır.. Ve hiçbir güç bu insanları satın alamaz, susturamaz ve durdurmaz.. Bugün Assubayların sıktığı yumruk bir kıvılcım, bir devrim türküsüdür..

KorsanKalem

Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir