Sisli bulutlu pis bir hava vardı bu sabah..
Evde zıkkımın kökünü içtim kana kana..
Sokaklar öğrencilerle doluydu..
Ve hızla giden otomobilin egzos kokusu..
Beklemek soğuğun altında beklemek seni..
Tam da bu sırada polis yolu kesti ,
durdu trafik..
Küçük bir öğrenci karşıdan karşıya geçti..
Beklemek durakta beklemek seni,
 beklemek sırada, o kuyrukta beklemek gibi
Zamanını bir tutturamıyordum evet,
ya erken gelirdim ya geç..
ya eksiktim ya da fazla..
kulak memesi kıvamını tutturamayan bir aşçı gibi..
dağda kaybolan bir izci,
yoldan çıkan bir araba,
ağa yakalanmış balık misaliydi hayatım..
Beklemek seni, koca koca odalarda, hızla küçülürken..
Dilini çözemediğim şarkıların ezgisinde kaybolurken..
Ve şarabın en hası şarabın en telaşlısını yudumlarken..
Beklemek, bir annenin 9ayı gibi, ızdırap ve sevinç çığlıkları içinde..
Savaşın biteceği umudunu taşıyan bir asker gibi beklemek,
Beklemek seni öyle hayalsi, öyle çocukça,
Özgürlüğü beklemek gibi..
 
KorsanKalem
Kategoriler: Eskiler

1 yorum

gercekcihayalperest · 10 Nisan 2012 07:35 tarihinde

Üzerine söz söylenecek dizeler değil ama yine kelimeleri ne kadar güzel kullandığını söyleyen biri olmalı diye düşündüm:)..Harika bir şiir olmuş..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir