Bazen kötülüklerin tüm dünyayı ele geçireceğini düşünüyorum.. Gitti gider diyorum.. Bazen bir çocuğun gözlerindeki ışıltıyı görüp umutlanıyorum.. Bazen o çocuğun büyüyüp kötülükler yaptığını keşfediyorum.. Bazen ki çoğu bazen; denizin kenarında uçan kuşları seyrediyorum.. Ve onlara özeniyorum çoğunlukla.. Uçmaktan başka gayesi olmayan özgür bir kuş olabilmeyi düşlüyorum.. Bir emir geliyor o an, yeni bir kural, bir yasa değişiyor ve özgürlükten bir mil daha uzaklaşıyorum.. Bazen tren raylarında ölmeyi arzuluyorum.. Bazen demiryolu işçileri için kederleniyorum.. Bazenler bazen olmaktan çıktıklarında genellikle içip unutmayı yeğliyorum.. Oysa içmekte bazen yaptığım işler arasında..

Bir çiçeği düşünün şimdi.. Çiçeğin yapraklarına inin.. Yeşil.. Oysa şuan bu yazıyı okuyan insanlar milyonlarca farklı yeşili gözünün önüne getirdi.. Ve herkes yanılıyor! Bahsettiğim yeşil benim yeşilim.. Kimse anlamak istemiyor, yada anlayamıyor.. Herkes yeşili görmek istediği gibi görüyor! Gerçek olanı değil! Lanet olası dünyada bunu anlayan hiç kimse olmayacak mı! Bazen anlatmak için tüm olanakları zorlarsın; ama insanlar kördür,sağırdır, en ağırı duyarsızdır, anlamazlar..

Güneş bazen umutları da toparlayıp batar.. Karanlıkta umut etmek herkesin harcı değildir.. Bazen zindanlardasındır, ki bu soyut yada somut zindanlar olabilir; bir tıkırtı umudu dimdik tutar.. Ve yorulursun çoğu kez.. Çoğu kez satılırsın, sırtından kancıkça bıçaklanırsın.. Bu oyunun içindeki oyundur, insanlar rahat duramazlar.. Vampir filmlerini bilirsiniz, aslında onların her biri hayatımızın tam ortasındaki insanlardır.. Kan emerler.. Ve biz bunları gördüğümüz halde, küçücük sivrisineklerle uğraşırız.. Hayat tezatlarla yüklüdür!

Ve kız usulca yanına yaklaşarak sordu: “Siz neden ağlıyorsunuz bayım?” Adam gözlerini silip: “Herkes mutlu değildir ve mutlu olamayacaktır, küçük hanım!” dedi.. Sonra da kalktı kapaklandığı yerden.. Ellerine baktı,solgundu.. Oysa biraz önce sevdiği kadının ayaklarını sımsıkı tutuyordu o eller… Artık yalnızdı, karanlık bir bilinmeze doğru yürümeyi seçti.. Bir süre sonra geri döndü ve baktı. Ardında bıraktığı küçük kız inatla el sallıyordu.. Birgün bir çöplük kenarında öleceğinden bir haberdi, yola devam etti..

Belki kalsaydı, yani hayatını aynı mutsuzlukla sürdürmeyi seçseydi, birgün yatağında ölebilirdi.. Ama O, yolları seçti.. Yollar bilinmezlikler içermesinin yanında, bir kararlılığın da simgesidir… Onlarca olay, yol alırken başımıza gelir.. Ve insanlar ilerlemeyi, kilometreleri tüketmeyi sürdürdükleri sürece farklı bir dünyanın kapıları hep açık olacaktır.. O yüzden bazen yolalmalı.. Çok çok uzaklara..

05.08.12 21.02

Kategoriler: KorsanKalem