http://www.korsankalem.com/2012/03/23/siradan-birgun-sayilirdi-ama-oyle-olmadi-olamazdi-olmamaliydi/ ‘ın devamı..

-Nasılsın? Canın yanıyor mu?

-Yok iyiyim, yani idare eder..

-Sen bizim okuldan değilsin, neden beni korudun?

-Bilmem, bilmiyorum..

-Adın ne senin?

-Deniz ya senin?

-Vayy demek o yüzden atıldın ateşin içine? Adının gücünden dolayı?

-Adımın gücü mü? Öyle bir güç olduğunu sanmıyorum.. Senin adını sormuştum!?

-Adım Gökçe.. Üniversite son sınıftayım.. Sınıf öğretmenliği okumaktayım. Ya sen ne iş yaparsın?

-Boşver, ama polis değilim yani!

-Adını önemsemiyorsun.. Ama adın çok önemli ve güzel!

-Neyse bu isim muhabbetini bir kenara bırakalım.. Nasılsın, bebeğin nasıl?

-Doktordan epey azar işittim.. İyiymiş.. Ama doktor yine de dikkat etememi söyledi. Her hangi bir aksi durumda tereddüt etmeden gitmeliyim hastahaneye..

-Ne işin var orada! Hamile bir kadın orada neyi savunabilir? Bebeğinden bile daha önemli olan hangi davadır! Saçma sapan sevdalara kapılıyorsunuz ve bu durumlara düşüyorsunuz!

-Öyle mi Deniz Efendi! Demek saçma sapan! Ben orada doğacak çocuğumun geleceği için mücadele ediyorum, dayak yiyorum, haykırıyorum! Tabi sen anlamazsın! Evet adının ağırlığını kaldıracak yüreğin yokmuş onu anladım!!

-Küçük hanım! Sizin geçtiğiniz yollardan biz de geçtik! Ama hiçbir şey değişmiyor.. Dünya dönüyor, hayatlar son buluyor ama hiçbir şey değişmiyor! O yüzden biran önce okulunu bitir ve hayata atıl!

-Tipik sinmişlik hali.. Bıraksaydın başına bela aldın ne gerek vardı yaa! Dünya dönüyordu zaten!

-Neyse uzatmayalım istersen.. Nereye gideceksin?

-Okula ama önce bizim kafeye geçeceğim.. Sen de gel bir kahvemizi iç.. Sonuçta beni çok zor bir durumdan kurtardın..

Oysa Deniz, çalıştığı yerdeki gelişmeleri merak ediyordu.. O iktidar yalakası tepeden inme amirin söyleceklerini.. Neyse bir kahve içip gitse daha iyi olacaktı..

-Olur, içelim bakalım..

Kafe solcu gençlerle doluydu ve Deniz onlara göre epey yaşlı olduğunu orada hissetmişti.. Genç bir delikanlı Deniz ve Gökçe’yi gördüğü gibi coşkuyla yanlarına geldi..

-Vay kahramanımız gelmiş.. Hoşgeldin..

-Merhaba, rica ederim..

-Ben sizi tanıştırayım; nişanlım Mehmet ve kahramanımız Deniz..

-Deniz yoldaş! Çok memnun oldum.. Gel otur şöyle..

-Mehmet ben de memnun oldum, ama yoldaş tabirini bir kenara bırakalım istersen..

Mehmet biraz bozulsa da aldırış etmedi..

-Ne içersin?

-Bir kahve alayım..

Kahveler yudumlanır.. Hayat hiçbir zaman kesinliklere sahip olmadı ve olası süprizler bazen neşe dağıtırken yüzlere bazen hüzün kapladı.. Bir tanışma bir olay bir kurtarış neler katabilirdi ve nelere gebe olabilirdi hayat?

KorsanKalem

Kategoriler: KorsanKalem

1 yorum

gercekcihayalperest · 26 Mart 2012 15:41 tarihinde

hayal gücünün genişiliği kadar…hayal edebildiğin kadar..ve bence sende bunu yapabilecek cesaret de var, yetenek de..hikayenin devamı beklenmekte..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir