Amasra epey kalabalıktı bugün.. Kalabalığın içinde derin bir yalnızlık ve üşüyen bedenim.. Kafamın içinde tirilyon tane soru işareti. Anlamsızlaşan bakışlar, hafif dalgalı bir deniz.. Öğle vakti yaptım kahvaltımı.. Telefonuma anlamsız bakışlar atıyorum. Ama çalmıyor işte.. Annem bile aramıyor..

Denize kederli bir bakış atıyorum. Evet biliyorum, nefes almak huzur verici.. Sevmek de bir o kadar uzak.. Fotoğraflara gülümsemezdim eskiden, şimdiyse normal hayatta da gülemiyorum. Eskiden topluma karşı sorumlu hissediyordum misal! Artık tüm sorumluluklarımı yitirdim. Eskiden iyi bir dinleyiciydim, artık hem susuyorum, hem de anlatılanlar o kadar değerli gelmiyor. Konuşacak bişey bulamıyorum, sürekli böyleyken böyle oldu diyip duruyorum çevremdekilere..

Gücümü yitirmişliğim bir kenara, sanki hayat damarlarımdan biri kesilmiş gibi.  Beni eğlendiren şeylerden uzaklaşma ihtiyacını hissediyorum.  Dümdüz yaşamayı hiç sevmedim. Hep renk katmaya çabaladım yaşamıma. Ama galiba boyalarım tükendi. Güzel bir tablo çizemiyorum.. Ve böyle bir çabam da yok hani. Altıncı sınıftan sonra hiç sevmedim resim yapmayı. Altıncı sınıfta bir öğretmenim vardı, öğretmendi, resim öğretmeni. Sonrakiler hep riyakardı! Hep sahtekar ve ikiyüzlüydü! Yıl sonunda yapılacak sergiden başka düşündükleri hiçbirşey yoktu çünkü!  Yeteneksizler hep kötü not alacaktı resim dersinde! Ya da yetenekliler yeteneksizleştirilecekti! Böyle katlettik, sanatçıları,yazarları! Okullar çocuğu hayata hazırlaması gereken yerlerdi! Ancak aksine hayatı zindana çevirttler!

Böyleyken böyle oldu.. Şimdi yetenekten yoksun, resimden anlamayan bir adamım. Nihayetinde o kokuşmuş zihniyetli tüm resim öğretmenlerine lanetler okumaktayım. Kendinizi hep üstün gördünüz! Oysa öğretmenlik ne demek onu bile bilmeyen zavallılarsınız! Hersene yaptığınız sergilerinize bir kere bile olsun gitmeyeceğim!

Böyleyken böyle oldu.. Konu konuyu doğurdu, başlangıçta ne anlattığımı bile hatırlayacak hafızam yok ne yazık ki..Çok da önemli değil hani, şu sitenin adresini unutmayayım yeter!

Gitmek, kocaman dünyada küçücük bir sahil kasabasına yerleşmek istiyorum. Telaşsız ve kaygısız bir hayat yaşamak ve rengarenk çiçekler yetiştirmek istiyorum. Yakışıklı erkeklerin güzel hanımlara vermeleri için ve güzel kokular salması için dünyaya.. Evet bunu istiyorum, paranın bir değeri olmadığı bir toprak parçasında, şehir gürültüsünden ve çevre kirliliğinden uzak; yetiştirdiğim çilekleri yemek isityorum.. Daha bir gram kirlenmemiş denizde özgürce yaşayan balıklardan payıma düşeni avlayıp oturup yemek istiyorum. Sevgim büyük, sevgim ulu, sevgim çok değerlidir, tüm benliğimle doğayı sevmek istiyorum. Zira karşılıklı olacaktır bu sevgi biliyorum…

Böyleyken böyle oldu işte.. Delinin biri yine bir hayal kurdu..

KorsanKalem 20.57 24.04.11

Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir