Dünyanın çivisi çıkmış, sen işin simetriğindesin hala..

Nato kafa nato mermer.. Aynı yani, birşey değişmiyor.. Bu keşmekeşlikte, bu solucan yuvasında hep aynı, herşey aynı! Uykusuzluk aynı, huzursuzluk aynı.. Çıldıracak gibi oluyorum çoğunlukla.. Ve susuyorum sonunda.. Bu sessizlik beni bitirecek..

İhtiyar.. Belini bükemiyor, kulakları da epey zayıf.. Ve hala paraya tapınmayı sürdürmede.. Paranın yaralarına merhem olamadığını görememiş olacak.. Al evini başına çal pis moruk, hatta para havuzunda geber!

Anlamıyorum.. Anlayamıyorum.. Ya da biliyorum, tamamiyle farkındayım.. Çevreme ördüğüm duvarlar o kadar yükseldi ki artık, duvarların arasında tükeniyorum.. Kendimi koltuğun koluyla ayn kaderi ve aynı elzemlik haliyle bir tutuyorum.. Nem, içine işledikçe küfleniyordu.. Hüzün, içime işledikce ruhsuzlaşıyorum.. Biliyorum, o duvarlarda ne kollar ne kalpler var.. Bir bedel ödeniyorsa gerçekten, bedel ödemekteyim..

Kafamı toplayamıyorum..

Kafamı toplayamıyorum..

Kafamı toplayamıyorum..

Yazamıyorum..

İçmeliyim..

Uyumalıyım..

Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir