Bu aralar yine eskiye dönüyordum. Malum olaylar yüzünden.. Siyasal eğilimli yazılara yani.. Eskiden dünyayı değiştirme heveslisi olmak ve şimdinin hayal kırıklıkları.. Pek de önemli değil artık! Çünkü çevrene bakındığında çok da önemli değilsin!  İnsanları iyiye yönlendirme çabaların bir süre sonra boşa gidiyor! Sonra da boşveriyorsun.. İyiliği bile belli bir çıkar amacıyla yapıyorsa insanlar, burada bir sıkıntı var!

İnsanlık tarihi son derece katliamlarla dolu! Krizlerin, kaosların, mücadelelerin (alçakça) sürüsüne bereket olduğu bir yer burası.. Ve sen tüm iyiliğini bir süre sonra yitiriyorsun! Seni hayat zorluyor. Çok sakin iken bir anda sinirleniyorsun. Oysa boşlukta süzülmek iğrenç bişey olsa gerek. Ve ben geriye baktığımda çok da utanmıyorum kendimden!

Lanet olsun!

Şu reklamlardan sıkılmadınız mı? Ya da siyasetçilerden? Zenginlerin ve lüks düşkünlerinin boy boy fotoğraflarından tiksinmiyor musunuz? Hep daha çok istemekten bıkmıyor musunuz?  Aynada gözlerinizin içine ne kadar bakabiliyorsunuz? Daha ne kadar çok bu yalanı söyleyeceksiniz: Çok mutluyum!, Beğendiğiniz bir şarkıyı ne kadar çok dinleyebilirsiniz? Hayatın  akışkanlığında, ne kadar katı durabiliyorsunuz? Ölümden korkuyor musunuz?

Her zaman sıradan bir hayat beklentisi içindeydim. Sıradan olmak iyidir aslında.. Tabi sıradanlıklar da görecelidir.. Kimisine sıradan görünen bir hayat topluma sıradışı gelebilir. Bu unutulmamalıdır….

**Bu başlık çok uzun oldu, ama size ne kardeşim? Ya da böyle bir çıkışa hiç de gerek yoktu, özür dilerim..

KorsanKalem

Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir