“Boynum bükük
Gözlerim yaşlı
Yüreğim yangın yeri
Ellerim kırık…”

Oysa ben; her günahı günahım, her suçu suçum, her acıyı acım bildim. İnsan Hasan ŞAŞ’ın haksız yere gördüğü kırmızı karta oturup ağlar mı? Ben ağladım… Ben içten içe başkaları için hep ağladım. Ağlarken, annemin gözyaşları gelirdi aklıma. Bir de Esen’in olmadık bir zamanda yapılan bir iyilik karşısındaki gizli gizli ağlayışı… Başka da bir şey gelmez. Gelmesin zaten! Bunlar, yeter de artar…

Garip bir iç çekiş içerisinde kaldım. Derin bir darbe yedim. Çok konuşmam artık… Benim adıma konuşuldu çünkü. Çok anlatmam da içimdekini… Kan kussam, kızılcık şerbeti içtim derim. Çok tanımazlar beni… Tanımasınlar da zaten… Çok tanıyanlar acıttı canımı hep. Artık çok tanımasınlar! Kutsanmış sözcüklerim falan yok, büyük aşk fısıltıları bir kenara itildi. Kuyusunu kazdım hayatımın. Gelecek öngörülerimi bir kenara bıraktım. Ne maddi kaygılarım, kavgalarım; ne manevi arayışlarım, ayrılışlarım… Büyük yüce değerlerle süslü yaşantımı bıçaklıyorum. Delik deşik olmuş kalbimden kan sızıyor çünkü. Gözümün yaşı diniyor, akıtacak yaşı tükeniyor. Koca bir şehirde, yalnızlığımı ilan ediyorum. Parmak uçlarım farklı izler bırakıyor. Ben, ben olmaktan çıkıyorum…

Bir trafik kazası gerek bana şimdi… Bir deprem, belki kör bir kurşun… Aslında, ben hiç nefes almıyorum. Mütemadiyen burun deliklerimden ciğerime dolan havayla yaşamımı idame ettiriyorum. Ama bazen sigaraya fazla abanıyorum… Dostlarımla başlayan cümleler kurmuyorum mesela… Çünkü dost dediğin şeyi tanımıyorum. Dün vazgeçilmezin, bugün nefret ettiğin… Popüler bir kültürün dayatması olan ‘kanki’ ye sığınıyorum. Kanki hadi şimdi ne yapalım? Nerede daha iyi tükenebiliriz?

Bir cephe daha yenildi bugün… Bir insan daha tükendi… Oysa bir umudu yeşertmek, bu kadar zor olmamalıydı… Bir aşk da, bir yıldıza eşlik etti bu gece… Gözyaşlarımı silecek bir tane bile peçete bulunamadı… İstemiyorum konuşmak falan, gülümsememi kaybettim hükümsüzdür ve belki de toprak bile kabul etmeyecektir bedenimi; iyiyi, güzeli, inceliği savunduğum için…

Hadi şimdi çıkarın askerlerinizi… Biraz savaşalım… Kimin haklı olduğu önemli değil, kim güçlüyse o kazanacak… Hadi şimdi sıkın yumruklarınızı, inanın en ufak bir karşılık vermeyeceğim… Hadi şimdi yatın yataklarınıza, güzel rüyalar aktaracağım… Hadi şimdi gömün mezarınıza, ruhumu asacağım!

Kategoriler: KorsanKalem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir