1-DSC_0349

Hani bir şarkı var ya:

Şu dünyadaki en mutlu kişi
Mutluluk verendir
Şu dünyadaki sevilen kişi
Sevmeyi bilendir
Şu dünyadaki en bilge kişi
Kendini bilendir
Şu dünyadaki en soylu kişi
İnsafa gelendir

Bütün dünya buna inansa
Bir inansa hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa
Birlik olsa
Uzansak sonsuza

Keşke bu şarkıdaki gibi bir bayram düşse payımıza… İnsanların bencil çıkarlarını bir kenara attığı, silahların olmadığı bir bayram… Çocuk sevinçlerimizle el ele tutuşabilsek… Ama olmuyor işte “Yaprak döker bir yanımız, Bir yanımız bahar bahçe..” Daha kırkı çıkmadı birçok canın… O evlerde matem havasında bir bayram hüküm sürüyor. Vicdanı olan hangi evde sürmüyor ki? Şimdi bayram ziyaretlerinde nasılsınız efendimler, çocuklar nasıllar, Allah’a şükürler… Oysa iyi değiliz uzun zamandır. Pek de iyi olamayacağız ne yazık ki… Öyle bir noktaya geldik ki, ölümlere sevinen de var; intikam yeminleri edenler de… Ne zaman bu kadar kötü olabildik? Çocuktuk, büyüdükçe değiştik ve değiştirdik her şeyi. İyiye dair ne varsa tüketiyoruz şimdi… Bir bayram mesajı yazmak isterdim. Güzel ülkemin, vicdanlı insanlarına; ama olmuyor işte! Vicdanımız sızlıyor birbirimize baktığımızda. Ölen çocukları, yiten hayatları getiriyoruz aklımıza… Öyle ayrılmışız ki birbirimizden… Bölünmüş, dağılmış ve uzaklaşmış… İyi bayramlar dilesek de birbirimize; iyi olmayacak hiçbir şey… Affedin beni, kısacık bir mesajla etliye sütlüye karışmadan kutlamalıydım bayramınızı; ama beceremiyorum kör olmayı. Size de önermiyorum. Bu körlükten değil mi bunca kötülük? Ne demiş şair: “Kör olasın demiyorum, kör olma da gör beni…

N.G. KorsanKalem

 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir