sorumluluk

Hepimiz Çorumluyuz, Birbirimizden Sorumluyuz*

Sorumluluk: Kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi, sorum, mesuliyet

Hayatın her anında, uğraşı verdiğimiz işlerin bizleri bir birey olarak sorumlu tuttuğunun genellikle farkına varmamız kolay olmuyor. Bu yüzden birçok yaşanmış hikâyenin sonuçları da ağır oluyor. Bu sonuçlar hayatımızın geri kalanını da doğrudan etkiliyor.

Çocukluk çağımız belki de hayatımızın en mütevazi ve saf yıllarına denk geliyor. Hayatı bir oyun sahnesi olarak görmek, o oyunun içinde kurduğumuz dünyada yaşayıp yarının belirsizliği hakkında en ufak bir soru işareti barındırmamak, yaşam sürecimizin en güzel anları olarak hatıralarımızda yerini almıştır. Ancak zaman geçiyor ve yaşımız büyüdükçe hayatın geri kalanında işlerin o kadar da kolay olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Bu yüzleşmeyi kimisi kabullenmekte güçlük çekse de zaman gerçeği gün yüzüne çıkarma noktasında, hepimizden daha güçlü. Gerçek, bir şekilde karşımıza dikiliyor…

Sorumluluk almak, işlerin yoluna girmesinde en önemli koşul. Çünkü sorumluluğu başkalarına bıraktığımızda, içinde bulunduğumuz durumu yönlendirme imkânımız da olmuyor. Sorumluluk aynı zamanda planlamayı da yanında getiriyor. Bir işin tüm etkenleriyle incelenip planlı bir şekilde yönetilmesi, sorumluluk gerektiren bir uğraş. Bu uğraştan çoğunlukla kaçmayı bir hayat ritüeli haline getiren birey, yaşadığı olumsuzlukları da haliyle başkasına yüklemeye alışıyor. Bu alışkanlık kaderci bir bakış açısıyla “Neden ben?” sorusunu akla getiriyor. Aslında cevabı belli bir soru bu. Çünkü sorumluluktan kaçılan işlerin sonuçları tatmin edici olamıyor.

Başarılı işleri, başarılı hikayeleri, başarılı sonuçları inceleyin. O başarının arkasında sorumluluğunun farkında ve bu farkındalığın gerekliliklerini yerine getirebilmiş insanlar olduğunu göreceksiniz. Hiçbir çaba sarf etmeden yapılan işlerin, akışına bırakılan süreçlerin sonunda her zaman başarısızlık vardır. Yetenek de bu tanımlamanın içinde yer almaktadır. İyi bir müzisyen, iyi bir yazar ya da iyi bir çizer yaptığı işin sorumluluğunun büyüklüğünün farkına vardığında mutlak bir başarıya ulaşabilir. Zira, yeteneğin de kusurları, noksanları vardır. İşte sorumluluk, bu olumsuz yanların idrak edilmesini ve bunların giderilmesini sağlayacak olan bakış açısıdır. Bu bakış açısına sahip olan insanlar, kısa sürede kendileriyle yüzleşip yarım kalan yanlarını tamamlamak ve kendi kendini eleştirerek gelişmek zorundadır.

Ürettiğimiz şeylerde, ortaya koyduğumuz işlerde sorumluluğun tamamen bizde olduğunu kavrayabildiğimiz zaman, daha sağlam temellere dayanan bir hayata sahip olacağımızın farkına varmamız gerekli. Hayat kısa vadede geçiştirilmemesi gereken bir öneme sahiptir. Başarısızlık ulaşılabilecek en basit sondur. Başarı ise üzerinde çaba sarf etmek ve bu çabanın sorumluluklarını üstlenmekle ulaşılabilir. Unutmayın, “Hiçbir başarı tesadüf değildir!” ve tesadüflerle ulaşılan başarılar da kalıcı olamaz…

*Askerde bir komutanımız “Hepimiz Çorumluyuz, birbirimizden sorumluyuz” derdi. Hepimiz Çorumlu olmasak da hayatlarımızdan sorumlu olduğumuz bir gerçek…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir