Hava ilerleyen saatlerde soğumakta..
Ve benim ilerleyen yıllarla kaşlarım çatılmakta..
yalnızlığa övgülerle sövgüler arasında,
koca bir gökyüzünü izlerken,
bir yıldızın kayabilme oranlarına da kafa yoraraken,
ömrün yitip gidişini selamlıyorum..
Öyle katıksız öyle aç ve muhtacım ki sevgiye!
öyle böyle değil!
gece ışık saçan herşeye lanet okurken sokakalarda,
dönüp dolanıp girdiğim o rutubetli odada,
kırmızı ışıklı gece lambasını açmadan uyuyamıyorum!
bunca tezat ve bunca aşk bir gönülde ve bir adamda olmaz; ayıp!
söylenesi sözlerin hepsi şairler tarafınfan zapt edilmiş olabilir..
ancak;
bir şair yine onları özgürlüğüne kavuşturacak..
Bir yarım ay, bir şişe ve içi dolu kırmızı öküz öldüren..
eski şarap içen bizden değildir,
eski ve kalitelisi beyindir..
bize düşen, berduş ferahlığında, ayyaş titizliğinde içmektir,
ama biliriz kadehleri ve pırıltılı hayatları..
pırıltılı hayatların yalanlarını..
bize gelmez, namus işi değildir içmek..
herkes içer ve herkes kusar bir gece vakti..
 
KorsanKalem
Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir