Oturup öylece mayonezli makarnayı çatallarken, kafamdan binlerce kelime akıyor. Öylece hayata karışıp öyle yada böyle yaşıyoruz. Çevremizi çevreleyen dikenli telleri bile boyarken, gerçekçi düşünmelisiniz demiyorum size.. Diyemem.. Demem!

Ama doğru dürüst bir hayatı yaşamak için en ufak bir çaba bile göstermeyen insanlara hayret ediyorum. Yani kendilerine sunulanı kabullenip, o şartları ne olursa olsun sahiplenmek çılgınca değil mi? Verilen zamları, değişen yasaları ve hayatımızın içine sıçan kararları hep başklarının aldığı bir dünyada doğup büyüyüp çoğalıp ölmekten başka ne yapıyor insanlar!?

Gülünç ve sahte bir dünyada yaratılan büyük kahramanlara biat etmeliydik.. Onlar tekti ve en güçlüydüler.. Karambole yaşananlar dışında hayat süprizlerle doluydu.. Ve medeniyet denilen şey ilişkideki pozisyon zenginliğini ifade ediyordu..

Artık suyun akışına bırakmak en iyisi sanırım.. Öylece tutarsız yaşayıp, aptal kutularını seyredip herkesin konuştuklarını konuşup, herkesin inandığına inanmalı.. Ya da..

Ne bok yerseniz yiyin! Ben oynamıyorum.. Mızıkçı bir çocukluk değildi benimkisi, sağlam ve dimdik bir duruş!

KorsanKalem

Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir