Uyandı.. Üzerinde  bir kitap vardı.. Saman rengi, kuru, eski bir kitap.. Gece sızmalarında illa bir kitapla yatardı.. Birkaç satır okuyup sızardı sarılarak o kitaba.. Bir kadına sarılır gibi.. Oysa uzun zamandır yalnızdı.. Uzun zamandır suskun..

Pencereye doğru baktı.. Gün tüm umutsuzluğuna rağmen ışıldıyordu işte.. Kuşlar ötüyordu bu bıkkın hayatında.. Yarısı içilmiş şarap şişesine baktı sonra.. Kötülüktü, kırmızıydı.. Bir şarapta, ucuz bir şarapta olması gereken her özelliğe sahipti.. Birkaç yudum aldıktan sonra, evin o pis kokulu tuvaletinde işini gördü.. Kusmak, bir ayyaşın ibadetidir!

Evde duramazdı.. Olta takımını alıp, doğruca sandala atlamak iyi bir fikir gibi görünüyordu.. Bir de av tüfeğini.. Maviydi sandalı.. Boyamak için ne zahmetler çekerdi.. Bunca yıllık emektar, Albatros.. Her sene boyadığı bu emektarı iki senedir boşlamıştı.. Çatlamıştı, boyalarının bir kısmı kabarmıştı.. Eskinin beter hali..

Atladı sandala.. Kürekleri çekerek ağır ağır ilerledi gölün içlerine doğru.. Eski günler gelmişti aklına, eski ve huzurlu günler.. Birlikte ve sevgiyle.. Ama artık geride kalmıştı.. Uzaktı, çok uzak..

Biran duraksadı.. İstemeye istemeye yine aynı yere gelmişti.. Onunla inatlaştığı yere.. Ona tekrar aşık olduğu yere.. Gölün en balıksız, gölün en güzel yerine.. Onu buraya bu güzelliği göstermeye getirmişti.. Ama O İnatla balık tutmak istemişti.. Oysa burası gölün balık uğramayan tek yeriydi belki de.. Nihayetinde O kazanmıştı.. Oltayı suyun derinliklerine atmış ve çok kısa sürede sapsarı bir balık tutmuşlardı.. Buna inanamamıştı ve o gün ona daha çok aşık olmuştu.. İmkansızlıkların Güzeli diye sesleniyordu Ona.. İmkansızlıkların Güzeli..

Şimdi yoktu.. Ölümünden iki koca yıl geçmişti.. İki koca yıl tüketmişti yüreğini.. Tükenmişti.. Gözleri doldu bunca şeyi düşününce.. Neden? sorusu dönüp dönüp durmuştu, kafasının içinde.. “Neden böyle oldu? Oysa biz çok iyidik be, biz çok güzeldik..”

Bir anda oltayı salladı gölün o en balıksız yerine.. Atmasıyla balığı tutması bir olmuştu.. Aynı sarı balık yine oltanın ucunda kıpırdıyordu.. Gözlerinin içine baktı anlamsızca.. Ağır ağır ölüyordu.. Ağır ağır susuyordu.. Duruyordu ağır ağır..

Gölün derinliklerinden bir el silah sesi geldi..

 

KorsanKalem

Kategoriler: Eskiler

1 yorum

cnn · 03 Mayıs 2012 23:28 tarihinde

silah sesi iyidir herzaman..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir