İşten izin alıp eve geldim.. Hanidir birikmiş bulaşıkları yıkadım ve spor yapmak için çıktım dışarı.. Bir süre koştum.. Çeşitli spor aletlerini kullanarak bedenimi yordum ve bugünlük yakmam gereken kaloriyi yaktığım kanısına varıp eve doğru yürümeye başladım..

Hava kış mevsiminin her bulgularını içeriyordu.. Soğuktu ve tabi ben terliydim.. Bir inşaatın önünden geçtim.. İşçiler harıl harıl çalışıyorlardı. Göz göze gelemedim hiçbirisiyle.. Muhtemelen bir an önce bitirip gitme telaşındaydılar.. Binaya baktım; yüksek ve tabi ki gösterişli.. Kim bilir hangi sünepe hayatlara aitti.. Hangi tabakanın yaşayacağı bir binaydı.. Ve kim bilir hangi gösteriş budalasının bilmem kaçıncı dairesiydi.. Eşit olmadı hiç..

Yürürken öylece düşündüm de, 30 sene çalışıp o evde oturamayacaktım ve bu beni hiç rahatsız etmiyordu.. Bir eve ihtiyacım yoktu.. Belki bir araba ya da motor işimi görürdü.. Durağan yaşayabileceğimi sanmıyorum hiç.. Durduğumda dizimin bağları çözülecek gibi saçma bir his kaplıyor içimi.. Dünyanın zıttına yürümeliyim diye geçiriyorum içimden, ayın üstüne koşmalıyım! Anca o zaman şıkların hiçbirisinin aslında doğru olmadığı kanısına varabilirim.. Başka türlüsü de aklıma gelmez!

Sonra ileriden bir ses duydum.. Cıvıltılarla yaklaşan bir erkek ve bir kız çocuğu sesiydi bu; bir motorun sesi de adeta eşlik ediyordu bu iki cıvıltıya.. Sokağın başına doğru gözlerimi diktim ve tabi üzerine yürüyorum sesin.. Sonra çıkageldiler; motorun üzerindeki baba ve kız çocuğu.. Birlikte şarkı söylüyorlardı ve motorda onlara eşlik ediyordu hırıltısıyla.. Çocuk babanın kucağındaydı ve baba dünyanın en baba adamıydı o vakit..

Yanımdan rengarenk geçip gittiler, karanlığın içine doğru-karanlığı aydınlatarak.. Yüzümde haklı bir tebessüm ve hızlı adımlarla doğruca eve.. Demem o ki; karanlık bir odada bir başıma bu soğuk günlerde tir tir titrerken, bana yazı yazdırabilecek güzel şeyler olmakta.. Hala anne-babaların, çocuklarıyla anlaşamadığı bir dünyada yaşıyorsak dönüp de bir hayatı sorgulamamızda yarar var! Bunca ruh hastasının, bunca psikopatın, bunca katilin var olduğu bir ülkenin, kendi öz evlatlarına nasıl bir dünya vaadettiğini oturup düşünmesi gerekir.. Yoksa sorunları çözeceğini sananlar, bu ülkenin ve dünyanın başına büyük belalar getirmesi hiçten bile değildir!

Beyler gemi batıyor ve filika az.. Önden bayanlar ve çocuklar lütfen!

KorsanKalem 22.02.2013 00.34

Kategoriler: Eskiler