Hava sıkıcıydı,
Yani bulutlu
bulutları koyu,
soğuk nevale..
Yalnızdık,
yapayalnız,
Evet doğduk ve büyüdük..
Aşık olduk, sevdalandık,
hep bir yanımız eksik kaldı,
hiç tam olamadık..
Sarhoşken yalnız,
aşıkken mutsuz,
Mutsuzken aşık olabiliyorduk..
Yetinmeyi bilmeyişimizin hikayesini,
kaç kere yazdı romanlar..
Yaşının iki katının kırk fazlasıydı pişmanlıkların..
Yaşanmışlıklar ve de yaşanmamışlıklar..
Savaş her yerdeydi,
Oysa barışmak istemiştik her seferinde..
Yıpranmıştı bir kere insanlık,
bir kere kan akmıştı..
Yani dava bitmezdi artık,
Kısır döngünlerin adiliğinde tattık acıyı hep..
Kanla doğduk ve kanla ölümü seçtik..
Sarhoştuk, uyuşmuştu bedenimiz,
Çevremize hissettirmemekti çabamız,
ama her hareketimiz belli etti sarhoşluğumuzu,
ve koyverdik gitti..
En adiliği seçtik,
kinayelerin anlamsızlığında küfür ettik mevcut iktidarlara..
Aşık olduk Müzeyyen Abla’nın sesine..
Ki sarhoştuk, gözlerimiz hep aşkla baktı
ve ıslaktı..

Çok yoruldum, çok sıkıldım belki ama..
Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime..

Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir