Saat 02.30.. İki fincanlık kahvemi hazırladım.. Yanına bir bardak su.. Bugünü sorguladım.. Kendimi ve bu yaşadığım ülkeyi..Sorguladıkça kızdım, kızdıkça sivrildim.. Sivrildikçe silivriydim.. Bir çare olmak istedim..

Gün geçmiyor ki yenileri ekleniyor.. Eksilmiyor, artarak devam ediyor.. Gün geçmiyor ki yıkıyor, kemiriyor, yok ediyor.. Ve biz öylece aptal kutularındaki masalları izliyoruz.. Anchorman abiler, ki bunların çoğu eski solcu.. Bu tabiri de anlamak mümkün değil ya neyse.. Ağızlarını doldura doldura anlatıyorlar yalanı gerçekmişcesine.. Utanmak sıkılmak bilmeden, bir halkı bilerek ve isteyerek kandırıyorlar!

Aksini iddia edenler yok mu? Var elbet.. Bunlar sivrilmiş ekipten.. Uydurma davalarla ve iftiralarla silivrideler.. Bir kısmı gazetelerinden koparılmış, bir kısmının programları yayından kaldırılmış, susturulmaya çalışılan sivri silivrililer.. Bir avuç yürekli.. Eski şuncu, eski buncu denmeyen insanlar bunlar.. Bunlar ilk günkü gibi Mustafa Kemal‘i rehber bilip, Ulu Önder‘in devrimlerini son nefeslerine kadar savunacak insanlar bunlar.. Adam gibi Adam diyorlar ya! İşin aslı, aslolan ADAMLAR bunlar!!

Kardeşim bu sabah hiçbir yere gitmemişti.. Sordum “Tören yok muydu?” diye.. “Vardı” dedi.. “Peki neden gitmedin?” dedim.. “Kimse gitmiyor ki!”dedi.. Evet böyleydi kimse gitmiyordu.. Tören olacağı sınıfbaşkanları tarafından duyurulmuştu.. Bu düzeydeydi yani.. Sınıfbaşkanı düzeylerine inmişti tören ilamları..

Bilmiyordu biliyor musunuz? Mustafa Kemal‘in oraya hangi görevle gittiğini ve ne için gönderildiğini bilmiyordu.. Kurtuluş savaşı için gitmişti.. Bu kadardı bilgisi.. Tabi öğrenmemeliydi bu bilgiyi.. Neden ve kimler tarafından gönderilmişti Ulu Önder Samsun’a? “Samsun’da Rum çeteleri ve Türk halkı arasında meydana gelen çatışmaların sonlandırılması için Osmanlı hükûmeti tarafından Mustafa Kemal görevlendirilmiş ve kendisine 9. Ordu’nun müfettişliği verilmiştir.” Vay canına.. Halk Rum çetelerinin baskısına karşı gösterdiği direnişi Osmanlı Hükümeti engelleme amacıyla Ata‘yı göndermişti tee Samsunlara.. Bu kadar içler acısıydı halimiz.. Ulu Önder istedikleri gibi olmadı hiç! Yanlışa yanlış dediği için Suriye’ye sürülmedi mi? Ha bunu da bilmezler.. Öğretilir mi hiç Ata‘nın asiliği? Öğretilmez..

Bu yüzden bayramların içinin boşaltılması falan şaşırtmamalı.. Eğitimin içi kocaman bir boşlukta zaten.. Kendi istedikleri gibi yetişiyor ülke insanları.. Ve yanlışa yanlış deme sorumluluğundan herkes çok uzak görünüyor.. Aklıma kardeşime ders anlatırken sinirlenişim geliyor hep.. Almıştım kitabi elime ve dedim ki; “Bak bu boktan kitapta değer verdiğim tek sayfa var o da bu fotoğrafın bulunduğu, gençliğe hitabenin ve istiklal marşımızın yazılı olduğı bu sayfalardır.. Şimdi hiçbirşey umrunda değil ya, aynen böyle devam et! Bu sayfaları da yırtacaklar!” Dağıttıkları beleş kitabın bomboş içeriği yüzünden okullarında yardımcı kitap almıştı herkes.. Eğitim mükemmeliyeti denen şey bu olsa gerek.. Bakın dağıttıkları kitaplara birşey anlamayacaksınız.. Zira, vasıfsız yandaş kitap evi üretimi.. Konu nerelere dağıldı yine, dedim ya sivrildim.. Yetişen nesil, markacı,sünepe,vasıflarını aldıkları son model telefonlarla belirleyen bomboş teneke kutuları benim gözümde.. Ve böyle giderse yazık olacak.. Umarım gafletlerinden uyanırlar..

Bu güne anlam katmak için çabalayan bir gruptan da söz etmeden edemeyeceğim.. Türkiye Gençlik Birliği.. Dimdik delikanlılar var, sapasağlam yürekleriyle birlikte, ülkenin dört yanında koşuşturuyorlar.. Dalga dalga yayılmaktalar biliyorum.. Kah USA askerine karşı, kah sözüm ona entellektüelliğini Ulu Önder‘e saldırmaktan sağlamış, kah işbirlikçilere ve tabi ki hıyanet içindekilere karşı her safta mücadeleyi sürdürmekteler.. Gündemi takip edemedim ama umarım istedikleri gibi “Via 19 Mayıs” demişlerdir canıgönülden.. İyi varsınız..

Bu ülkede birileri sivrilecek.. Gaspa, kalpazanlığa, işbirliğine, türlü tezgahlara, dalkavukluğa, adi ve çıkarcı planlara karşı birileri inatla sıkacak yumruklarını ve sivrilecek.. Bizler Mustafa Kemal‘i gönlümüzden, ruhumuzdan, beynimizden silmeyeceğiz ve sivrileceğiz.. Ki biliriz biz, sivrildikçe silivriyiz.. Ama inanın korkmadık ki hiç, her daim yine geleceğiz..

Demirciler demir döver,
Devrimciler devrim yapar,
Bu düzen böyle gitmez,
Bu düzen de yenilecek..

KorsanKalem 20.05.12 04.00

Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir