İnsanların ilgileri çok çeşitlidir. Birçok farklı şey bizlerin ilgimizi çekebilir.. Ki bu hayarımız süresince de değişen bir durumdur.Yani zamanında bizler için çok önemli olan bir durum, ilerleyen süreçte hiç bir anlam ifade etmeyebilir.. Bu gerçektir ve hayatın vazgeçilmezindendir..

Benim de birçok ilgi odağım oldu. Vazgeçişler yaşadıklarım da.. Doğal bir durumdu yani. Ben özellikle orta okul sonu lise başına doğru siyasete ilgi duyuyordum.. Başta koyu bir Atatürkçü olduğumu zannediyordum.. Ama şimdi baktığımda, Atatürk’ü anlamadan sadece Atatürk olduğu için seviyormuşum.. Şimdi bunun aksine tamamen özümsemiş, anlamış ve yaptıklarını büyük hayranlıkla karşılayarak seviyorum ve savunuyorum Ulu Önder Mustafa Kemal’i..

Daha sonra bir filmle Malcom X girdi hayatıma.. Malcom X (19 Mayıs 1925-21 Şubat 1965) ABD’de siyahilerin bağımsız bir cumhuriyet kurması için yoğun çabalara girmiş bir müslüman.. Önce Elijah Muhammed’in yardımcılığını üstlenmiş ve onun kurduğu örgütte çalışmalarını sürdürmüştür. Ancak daha sonra ikili arasında ayrılık yaşanmış ve Malcom X kendi hareketini başlatmıştır. Hacı da olan Malcom X, bir konuşma sırasında silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetmiştir..

Hayatını insanlığa adayan ve nihayetinde insanlık için ölmekten korkmayan liderler benim için saygı duyulması gereken en önemli şahsiyetlerdir.. Bu görüşe hala sahibim..

Daha sonra Türk Soluyla tanıştım.. Denizlere yoğun bir sempati duymaya başladım, gencecikliklerine inat kocaman adımlar atma telaşına düşmüş 68 kuşağına hayranlık duydum.. Emperyalizme karşı durulan o diklik, arkadaşlığın en gerçek en samimi oluşu.. Farklı ve güzel yıllarmış.. Hala böyle düşünmekteyim..  Ama o dönemlerde birçok şeyi aşmış, çok bilgili,donanımlı o gençleri birbirine kırdırdılar.. Harcadılar.. Keşke silahlı mücadelelere girilmeseydi, keşke kan dökülmeseydi de şimdi taylanlar,hüseyinler,denizler sağ olup bu ülke için fikir üretselerdi..

Bir trabzon gezisinde, kardeşim ve babamla birlikte, kolye alacaktık bir mağazadan.. Ben pek beğenemem kolay.. Babam bir anda aa che deyiverdi.. Babamın şaşkınlığına ilgisiz kalamadım.. Hemen elinden alıverdim.. Meşhur Che Guevara fotoğrafı vardır bilirsiniz.. İşte o fotoyu işlemişler kolyeye.. Bir anda o uzun saçlı adamın kolyesini almayı kafama koydum ve aldım.. Daha sonra başladım kolyedeki yüzü araştırmaya.. Asıl adı Ernesto Guevara, Che sonradan eklenmiş bir lakabmış. İyi,yardımsever anlamına geliyor.. Asıl mesleğinin doktor olması da bu lakabda etkili.. Rahat bir hayat sürecekken, gençliğinde gezdiği bölgelerin sefaletini görmüş ve Fidel Castro ile tanışarak, Castro’nun yanında mücadele etmiştir. Küba Devrimi’ni gerçekleştirdikten sonra yine durmamış ve komşu ülkelerde ki baskıcı rejimi de yıkarak gerçek bir kominizmi hedeflemiştir. Ancak Bolivya’da CIA operasyonu ile yakalanarak, bir okulda öldürülmüştür. Öldürmeye gelen askere söylediği şu söz bile ne kadar yürekli ve korkusuz olduğunu gösterir: “Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın.”

Bu süreçte sıkı bir kominist olduğumu sanıyordum ama yaşım henüz 18 bile değildi.. Yakınçağı Türkiyesini hemen hemen bilmiyordum bile.. Darbeleri, isyanları, ekonomik buhranları, savaşları.. Ama koministtim işte! Yeşil bir parka da edinmiştim.. Askeri çantamda yukarıda saydığım liderlerin isimleri yazılıydı ve boynumda Che kolyesi.. Evet o an dünyayı kurtarabileceğim inancıyla yaşıyordum.. Bu büyük bir hayaldi.. Ama O kadar çok bilgili değildim.. Sembollerle siyaset yapıyor, her budala insanın bildiğinden çok az daha bilgiye sahip bir şekilde bilmişlik taslıyordum.. Bir kaç öğrenci grubunda yazdığım yazılar yayınlanmış ve kendimi çok da bir bok zannetmiştim.. O dönemde yaptığım belki de en önemli iş www.siyasalsohbet.com isimli siteyi açmak oldu.. O sitede bir çok farklı bakış açısıyla tanıştım.. Çok şey öğrendim ve bilmediğimi gördüm.. Bir süre sonra siteye saldırılar ve baskılar artınca kapatmak zorunda kaldım..

Daha sonraları gazeteci Uğur Mumcu’nun bir sözü bana en büyük ders oldu: Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz! Evet bizim temel sorunumuz işte bu! Bilgisiz ve cahilce bir görüşün savunucusu oluyoruz. Bu çok büyük bir yanlış.. Bir kaç terimi ezberleyip siyaset yapılamaz ve bu ülke kurtulamaz arkadaşlar.. Ben bu süreci yaşadıktan ve kendime geldikten sonra, bilmediklerimi öğrenme telaşına girdim.. Türkiye’de ki yaşayan ve siyasete ilgi duyan tüm arkadaşlara önerim de hangi görüşe yakın hissediyorsanız kendinizi, o görüşü adeta yutun, tüm satır aralarını dahi bilin, yazarları okuyun ve karşıt görüşünüzü de tanıyın derim.. Zira birçok siyasi grup var ve üye olabiliyorsunuz.. Aylık ödemleri vardır, herhangi bir yayın çıkartıyorlarsa almak zorunlu değildir ama alırsınız ve birlikte bir protesto edilecekse gider edersiniz.. İşte siyasi grubun liderini ilgilendiren budur ve bunu yaptığınız sürece siz iyi bir solcu, iyi bir sağcı ya da vatansever olursunuz.. Ama olay bu değildir bu durumu anlamanız ve önceliği bir siyasi grupla hareket etmek değil, kendinizi donanımlı bir hale getirerek bir bakış açısı oluşturmayı amaç edinmeniz gerekmektedir..

Unutulmamalıdır ki, bir ülkeye iyi siyasetçiden çok, iyi bir halk, bilinçli ve eğitimli bir halk gereklidir.. Böyle bir halk zaten, iyi siyasetçileri seçebilecek öngörüye sahip olacaklardır…

KorsanKalem

Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir