kkkkkHiç kimseye iyi dileklerde bulunmuyorum, bunca yıl bulundum da noldu? Hep daha beterini yaşadık, ne haliniz varsa göreceksiniz bu sene de hakettiğimiz gibi..

Nihayetinde bir yılı daha devirdik. Daha neler neler göreceğiz… Ne yollara çıkacağız, ne günlerimiz olacak; umutlu-öfkeli-hüzünlü-kahkahalı… Şehrin keşmekeşinden sıkılıp kimi günler, avuntu kasabalarına atacaksınız kendinizi, haberlere bakıp vah vah diyeceksiniz yeni yılda da. Biliyorsunuz çok bir şey değişmeyecek ve yine biliyorsunuz çok şey de değişecek hayatımızda.

Kötü bir yıl geçirdik. Diğer yıllar gibi. Oysa insan hemen unutmak istiyor ve harbiden de kaldırıp atıyor bir kenara, o karanlık günleri. Ama atamayanlar da var. Misal Gezi’de, Roboski’de, asker ocağında ve daha bin türlü hikayede çocuklarını yitiren anne babalar nasıl kaldırıp atsın ki bu kötü yılı? Ya Soma’da yitenlerin çocukları, babasız kaldıkları bu yılı nereye saklayabilirler? Hangi eve sığar babasız bir çocuğun kocaman yüreği?  Ya kıskançlıktan, sözde namus davasından, ondan bundan, canı sıkıldığından öldürülen-katledilen kadınların gözlerini unutabilir mi insan? Asgari ücretle çocuklarına güzel günler vaat etmek isteyen, üç kuruş emekli maaşına ek olsun diye ömrünün sonuna kadar çalışacak olanlar nasıl unutsun bu yılları? Sokak çocukları, hayat kadınları? Trafik magandalarının canını aldığı-yarım bıraktığı yaşamlar unutur mu bu yılı? Katlettiğimiz ormanlar, hayvanlar mesela.. Tarihi hırsızlıkları görüp, tarihi ihanetleri duyup, tarihi süreçlerden geçip hiç olmamış varsayarsınız bu yılı da! Yükselirken şehrin orta yerinde gökdelenleriniz, bol güvenlikli sitelerinizde hüküm yemiş mutluluklar bu yılları unutabilir mi? Çocuk sevinçlerimizi çaldılar, nasıl unutursunuz?

Oysa insan hemen unutmak istiyor ve harbiden kaldırıp atıyor o karanlık günleri! Bu yıl hiçbir felaket dokunmadı belki yaşamınıza. Ve başkalarının acılarını raflara kaldırılıp unutulabilirsiniz pek tabi! Gevzek gülüşler takınılıp, güzel bir kutlamayla başlanabilir yeni bir yıla. Oysa günler sizin için de tükenmektedir. Katledilen doğanın hastalıkları bedeninize pusmuş, böldüğünüz tüm parçalar savaşmaya hazır ve gözlerinizi yumduğunuz tüm acılar sizi de sarmak için ellerini ovuşturmakta! Çocuklarınız olmadık bir zamanda devlet eliyle ya da şehir eşkıyalarının su tabancası niyetine taşıdıkları silahlarla öldürülebilirler. Cebinizdeki üç kuruş paranız büyük ağabeylerin bir hareketiyle çalınabilir. Uydurma davaların, sanığı-mağduru-yakını olabilirsiniz! Köyünüzün deresini kurutabilirler bir anda! Siz onurunuzla çalışırken birileri ahkâm kesebilir tüm şerefsizlikleriyle!

Hayat bu! İnsan olma sorumluluğunu almak gerekli. Hele hele bu yıllarda… Vicdanları susmuş, onurları yitmiş, kalpleri atıp ruhları olmayanlardan olmamaktır bu yıllara yakışan. Bu yılların merhametsizliğine karşı, merhametin peygamberleri olmak zorundayız! Bu, çocuklara karşı sorumluluğumuzdan gelir.  Bugünlerin kötülüklerini çocukların gelecekteki yaşamlarından arındırmalıyız. Savaşların, katliamların ve tüm bu acı tabloların yerini yemyeşil bir doğanın huzuruyla takas etmeliyiz. Dünya üzerindeki yakışıksız uygulamaların yerine,  insana ve dünyaya yakışır yeni programlar üretmeliyiz. Ancak böyle değişebilir ve iyi bir yıl dileyebiliriz…

Dünya ve insanlık adına; savaşan değil, yarışan-paylaşan-barışan tüm güzel insanların yeni yılda daha bir umutlu, daha bir güçlü olması dileğiyle…

KorsanKalem 31.12.14 15.00

Kategoriler: Eskiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir