1 Eylül-Dünya Barış Günü

kossOlmayan her şeyin bayramı var ne garip..
Bugün barış günüymüş dünyanın..
Barışalım o vakit..
Bir adam selfie çetkiyor köprüde,
Hemen ardında, birazdan intihar edecek adamla birlikte
Barış diyorduk değil mi? Barışalım..
Manşetler iç açıcı olmayabilir..
Misal bir adam eşini bilmem kaç yerinden bıçaklasa da bugün 1 Eylül?
Barışacağız!
Türlü dolaplar dönüyor, döndürülüyor;
Türlü aldatmacalarla kandırılıyor gerçek,
Bugünü bir kenara yaz yaver; barış günüymüş..
Kentin arka sokaklarında bonzaiden bir çocuk ölüyor; aslında öldürülüyor
Devlet eliyle mezarlar kazılıyor şu topraklarda
Devlet eliyle cinayetler işleniyor
Ve hırsızlar gönülleri çalıyor boş kerhanelerde
Küçük bir kızın saçlarına sarılıyor 60 yaşında bir sapkın,
Hiç deniz görmemiş çocuklar kin tutuyor devlet büyüklerine
Bugün 1 eylül, bayram, barış..
Hiçbir gerçekliği olmayan bayramlar kutlanıyor şu yeryüzünde,
Kelimelere anlamlar yükleniyor
Hiç kimsenin tatmin olmadığı yaşamlar yaşatılıyor
Hiç önemi olmayan şeylerin savaşı veriliyor
Ve tükeniyor, gelmiş, geçmiş ve gelecek..
Bir kere yitirildi..
Bir daha asla olmaz eskisi gibi..
Bugün barış günüymüş barışalım..

KorsanKalem 16.15 01.09.14

Benzer Yazılar

  • Teşekkürler Türkiye, her nerede uyutuluyorsan!

                    Sıkılmıştı yumruklar.. Üniversite okuyan yüzlerce cılız genç bir bütün olmuştu.. Ve karşılarında zırhlı birlikler vardı.. Kasklarının altından pis pis sırıtıyorlardı.. Yüzlerce genç ”özgürce” okumak adına çıkmıştı sokaklara.. Ve hükümetin eğitim politikasını eleştiriyorlardı.. Gençliklerinin ateşiyle yürüyorlardı.. Ellerinde pankartlarla, dikine dikine ilerliyorlardı..  Ve ardı arkasına uyarıyordu zırhlı birlikler.. “Durun yoksa…

  • İzmarit yanıkları

    Usul usul yürüyorsun. Elindeki siyah poşetin içindeki şişeler birbirine vuruyor inadına. Sanki sokaktaki tüm pencereler senin aciz bedenini izliyor. Ve şişeler birbirine her vuruşunda sanki belediye, halka sokağa bakması için baskı yapıyor! Sense heybetli apartmanların yanında kendini daha bir ezik hissediyorsun. Yol uzuyor, sen kısalıyorsun ve yağmur hep, böyle olmadık zamanlarda yağmaya başlıyor. Yazdıklarının en…

  • Mahkumiyet..

    Kendimi bile göremiyorum çoğu kez aynada.. Aynalar da tanımıyor zaten.. Acayip bir adam oldum çıktım.. Ne bu keder bitecek, Ne de koşulsuz şartsız yaşayabileceğim. Ay ışığı dolduracak gecemizi, Bunu biliyorum.. Gün ışığı gözlerimizi kamaştıracak, Hüzünleniyorum.. Ve bir sahil kasabasında öğle vakti uykuya dalacağız hep birlikte.. Usulca esen rüzgara inat, belki de horlayacağız ağız dolusu.. Olsun…

  • *Bir umut için yaşamak, bir umut yaşamaktan daha kıymetlidir.

    Bir sürü hikaye… Bir sürü yaşam… Hayat bazen koca bir şarkının kısa bir nakaratıdır ve birçok kez tekrarlanır dillerde… Masalların yalanlarına kandık en başta; yapacak çok şey yok ne yazık ki. Ve yapacak o kadar da çok şey var aynı zamanda… Gelgitlerin arasında kaldığımdan beridir sürüklenirim. Bu bozgun denizi beni olmadık yerlere götürüyor. Ölsem iyi,…

  • Mutsuzluk hep vardı, görmek istemedik sadece…

      Pencere kapandı. Camı ortasından çatlamıştı. Bantla tutturmuşlardı. Boydan boya çatlak, her açıp kapatmada daha da büyüyor olmalıydı. Kadın sabah demlediği bayatlamış çaydan bir fincan doldurdu. Açık koymuştu. Başka türlü dayanamazdı yoksa. Sigara paketinden son sigarayı aldı ve gazı bitmek üzere olan çakmakla yakmayı denedi. İlk deneme başarısız oldu. İkincisinde yakmayı başardı. Gazı dolu da…

  • Dönen olmadı..

    Hızlı adımlarla çıktım evden.. Nasıl da geçmişti zaman.. Bir asır gibi koskocaydı oysa saniyeler.. Uyuklarken bir köşede, depar atmıştı yelkovan.. Ve yetişme telaşı sarmıştı bedenimi.. Hızlı adımlarla ilerlerken, kentin insanları evlerine girmişti bile.. Serindi hava ve o vakit evden çıkarken sırtıma aldığım ceketin ne kadar gerekli olduğunu farketttim.. Ellerimi ceplerime sokup hızlıca otobüs terminaline yürüdüm…..