İçine hapsolduğumuz şey, bizleri gündelik sevinçlerin ve tabi acıların karmaşasında bırakıyor. Kimse yaptığı işten memnun değil. Mecburiyet her yanımızı sarmış. Basit sohbetlerin gülünçlüğüne sığınıyor pek çoğumuz. Ama eminim akşam yattığında hiçbir şeyden memnun olmadığını biliyor. Belki uykusunun kaçmasına sebep oluyor...
Geceye Düşülen Notlara Rahmet…
Şehrin ışıkları karşımda dizilmiş. Kötü haberler yine gelmekte dört bir yandan. Bir gün daha usul usul kayıyor. Bir şeyler gelir mi elimizden? Eskiden düşleri olan bir yabancı, şimdi her solukta yorgun düşen bedenine inat, adımlıyor şehrin kaldırımlarını. Belki hiçliğin ortasında...
O köpekte …
O köpekte … Siyah beyaz fotoğraflarda anlamsız bir huzur buluyorum. İçimde rengini yitiren şeylerin mi etkisidir, yoksa şairin dediği gibi renklerin kirlenmesinden midir bilinmez… Anlamsız kavgaları bırakalı epey bir zaman oldu. Kabuğuna çekilmiş bir kaplumbağa çaresizliğiyle savrulduğum -savrulduğumuz- şu dünyada...
Hayat çok basit
Hayat çok basit Uzaklaştığım şey, aslında beni ben yapan en mühim şeydi. Günlük boş sohbetlerin ve bir türlü kurtulamadığımız gündemin savurduğu ruhuma sahip çıkmak neredeyse imkansızdı. Hoşnutsuzluklar her yeri sarınca insan bir çıkış yolu arıyor. Ekonomik zorlukların da üstümüze yığılmasıyla...
Yazılan
Yazılan Belki de bu yazıya başlamak yerine, dışarıya çıkıp biraz dolaşmalıydım… Kolonya şişesinin kapağını açık bıraktım. Az önce elime döküp yüzüme sürdüğüm kolonyanın ayıltıcı etkisi altında yazıyorum bu cümleleri. Evet, bir süredir sigara içmiyorum. İlk günler başımın üstüne oturan bir...
Ha ha ha…
Ha ha ha… Madalyonların ve yağlı urganların arasında gidip gelen bir hikâye… Anlatmak için sabırla beklediğim onca yıl suskun bir yığına dönüşünce; sessiz bakışlar ve derin hayretlerle seyrine daldığım yılgınlığa artık aldırmıyorum. Su, yolunu buluyor mu sanmam! Suyu bulandıran o...
Yaşama dair, yaşamın ötesinde…
Yaşama dair, yaşamın ötesinde… Yağmurlu bir İstanbul… Aklımdan bin türlü şey geçiyor. Evde iki kedi var. Etrafımda çeşitli şımarıklıklarıyla dolanıyorlar. Korsan farklı bir evde, kalabalık insanlar ve kendinden büyük bir kediyle yaşadığı farklılığa uyum sağlamaya çalıyor. Şaşkın, evin sahibi… Kendinden...
Pazar Günü Bakışmaları
Pazar Günü Bakışmaları Pazar gününün rehaveti üzerime çökmüştü. Çoktandır uğramadığım odamın düzensizliğinden yakınıp bir cesaretle düzenlemeye koyuldum. Üzerime yığılmış olan ölü toprağını eşeleyip gün yüzüne çıkmak yine pek güç gibi görünüyor. Bu his, bu ruhsuz tavır, günü geçiştirme telaşı daha...
Sahi biz kimdik?
Sahi biz kimdik? Önümüzde çarşaf gibi bir deniz vardı. Tam yol ileri giden bu teknede bir avuç insan, bir avuç kalabalık, bir avuç yalnızlık ufuk çizgisine doğru ömrümüzün en bilinmez yolculuğuna çıkıyorduk. Yaşam gibi bir yolculuk… Bilinmezlerin, merakın, korkunun ve...
Masa
Masa Kucağımda bir bebekle yazmaya başladım. Sağ gözü akmış, hırıl hırıl yazdıklarıma bakıyor. Birazdan bu sakinliğin altından kesin bir hınzırlık çıkacak elbet. Ama şimdi iyiyiz böyle. Günü evde geçirdim. Yapılacak çok iş var. Herkesin evinde durumlar böyle mi acaba? Bu...
Skandal
Skandal Üçüncü gün… Her gün bir şeyler yazabilmek elbette çok güç. Hele bir de günün bitmesine az bir zaman kalınca insanın işi daha zorlaşıyor. İşte bu yüzden her şeyi zamanında yapmak önemli… Çünkü ıskalayınca birikiyor. Birikince de uzaklaşmayı seçiyor insan....
Korsan
Korsan Yağmurlu bir sabah, uykumu alamadığım bir uyanış ve işe gidişin trafik sıkıntısı… Birbiri ardına sıralanan günlerin tekdüzeliğinde yeni bir şeylerin olmasını bekleyen ve beklemekten vazgeçen insanlarla birlikte günü geçirdim. Yıllar önce işe başladığımda garip duygular içindeydim. Öncesindeki iki yılın...
Eski Yeni
Eski Yeni Bir süredir her gün odama geçip bir şeyler yazıyorum. Birbiriyle bağlantılı olmayan bu yazılar, defterimde yerini alırken el yazımın çirkinliğine bakıp üzülüyorum. Daha iyi bir el yazısına sahip olmak isterdim… Ayrıca uzun zamandır bilgisayarda yazdığımdan kalemi tutup uzunca...
Beklediğim Gibiyim – Büyük Ev Ablukada
Beklediğim Gibiyim – Büyük Ev Ablukada Boş zamanlarda boşluklar yaratma telaşının içinde geçip giden her şey, gelip yığılan her şey gibi anlamsızlaşıyor. Eskide kalmak, çocuk kalmak, sızıp kalmak, bakıp durmak… Bir yerlerde mutlu bir şeyler var. Uzanıp koparasım geliyor. Çirkinleşmek...
Tek Tanık Martılardı
Tek Tanık Martılardı Anlamlı cümleler kurmak isterdim. Yağmurun yağışındaki anlam kadar anlamlı cümleler… Bir şeyleri değiştirebileceğime inansaydım eğer… Fakat anlamını kaybetmiş cümlelerle dolu bir bavul taşıyorum. Büyük planların ortasında kalmış bir oyuncağım oysa. Sırtımın yükünü kâğıttan bir gemiye yük ettim....
Kendini
Kendini Bir şekilde yaşadığın gerçekten uzaklaşarak kuytu bir köşeye çekilip kendini dinlediğin oluyor mu? Hayatına dokunanları, geçmişin karanlık köşe başlarını, anlamsız kırgınlıkları, büyük hayalleri, yıkılan düşleri ve sana dair ne varsa tamamını elden geçirip yüzleşebiliyor musun? Aklına gelen cümleleri, tereddüt...
İnsanın Manzarası ve Diğer Şeyler
İnsanın Manzarası ve Diğer Şeyler Her gün aynı servisin aynı koltuğunda oturup aynı manzaraları hüzünle seyreden milyonlarca insanın umutsuzca beklediği ve bir türlü gelmeyen şeylerin listesine sarılıp uyumaya çalışıyorum. Ne zaman vazgeçmeli? Ne zaman bir şeylerin hiç geçip gitmeyeceğini ya...
Kompartıman
Kompartıman İşten çıkışların dramatik yansımalarını seyrediyorum bir süredir. Tepelerin zirvelerine dalan gözlerim, kim bilir hangi yaşanmışlıkların tozlu sayfalarını açıyor? Bir kavga var; içinde bir yerlerde, olmaması gerekenlerle olması istenilenler arasında… Anlamını yitirmiş bütün kelimelerin sırasını bekleyip uzun kuyruklar oluşturduğu, saçma...
Yola Çıkmak
Yola Çıkmak İçinde biriken, sırtına yük olan, midene oturan ne varsa; sustuğun her şeydendir… Bazen bir yola çıkmak, hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir. İnsanlık, her türlü duruma bir şekilde uyum sağlayıp bu günlere kadar geldi. Peki, bu uyum sağlama işi,...
Hoş Geldin Otuz Dört Yaşım
Hoş Geldin Otuz Dört Yaşım Benim en büyük hayal kırıklığım henüz 10 yaşımdayken gerçekleşmişti, bilenler bilir… Bir yerlerde de yazmıştım bu anımı… Kısaca değinmek gerekirse, 1999 yılını bitirmiş 2000 yılına giriyorduk. Milenyuma, yani yeni bin yıla giriyordu dünya… Birçok yetkili...




















