Adamın biri birgün..

Güzel bir şeftalinin bozuk ve görülmeyen yanını ısırmaya eşdeğerdi hayat! Yüzünü ekşitip, ısırdığını geri tükürmek kadar da iğrençti belki de! Ve farklı, sürprizlerle dolu! Huzurlu ve kaygılı bir sürü bekleyiş.. Gülmeler, ağlamalar falan.. Alkolü fazla kaçırmak gibi birşey.. Oysa kederlidir içmeler ve hayat da öyle..

Hayat! Çaresizliğimizin göstergesi.. Ve ölüm hüzünlü bir son! Nasıl gerçekleşecek acaba? Çok mu önemli, kimisine göre..

Bir gofretten aldığım hazzı tarif edemiyorum, ama çok seviyorum gerçekten.. Şuan gözlerimdeki uykuyu ve yalnızlığı görmelisiniz.. Çok iyi anlaşırlar.. İki eski dostturlar adeta.. Ama umursamıyorum, yarın doğacak güneşin sıcaklığını hissediyorum şimdiden.. Güzel bir duygu..

Düşündüm de uzun süredir elle tutulur birşeyler yazmıyorum. Biraz kelime yüklemem gerekli sanırım.. Ya da çok şey yazabilirim de yazmıyorum ne bileyim.. İki hayalim var, birisi ağababalık sanalında bir radyo istasyonu kurup yayın yapmak ve diğeri ise sitede deneysel diyalog adında bir kategori yapıp, her hangi birisiyle internet üzerinden yaptığım felsesi,siyasi,mecazi.. sohbetleri düzenleyip yayınlamak.. Bence çok eğlenceli olacaktır.. Çok büyük hayalleri umursamıyorum artık, belki birgün bir fırsatını yakalar gerçekleştiririm ama şuan için çok da önemli değil..

Bu arada eve çıkma niyetim epeyce tırmandı, çok yakında evime geçip dizaynlara başlayabilirim.. Emin olun o zaman çok daha güzel olacaktır herşey..

 Bazen koşturursun sevginin peşinden

ve bazen olmaz,

 ki genelde olmaz..

Yorulursun..

Ama bazen gözlerin yere bakarken dahi onun gözleriyle buluşursun,

 Bazen bir anlıktır herşey,

 ertesinde üzülürsün,

 Ki bazen sessiz kalır, çok şey konuşursun…

 

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Bir takım isteklerim var Ağbiler!

    Büyüdüğü evin yıkılışını izleyen çocuklar gibi izliyoruz şimdilerde… Bir ülkenin ve dünyanın neye dönüşeceği korkusu içimizdeki… Oysa biz eskiden sokaklarda; yırtık kazaklarımızı, yamalı pantolonlarımızı umursamadan oynardık hep birlikte… Yıllar geçti, büyüdük. Aynı oyunları oynadığımız mahallemizin çocuklarıyla, şimdi aynı sokakta bile yürüyemiyoruz. Bırakın selamlaşmayı, rastlaşmamak için yolumuzu değiştiriyoruz. Her şeyin biraz eskidiği bir çağdayız sanırım. Ya…

  • Oradan 15-16 anahtarı uzat..

                    Mat renkler hakimdi her yere.. Sağda solda kırık dökük arabalar vardı.. Ve kaynak sesleri, çekiç sesleri, araba sesleri işitiliyordu.. Barut vari bir kokuya, boyanın o iç geçirten kokusu eşlik ediyordu.. Ve pek tabi, kıyıda köşede kalmış bir köfteci ızgaraya attığı köfteleri çevirmekle meşguldü.. Köftenin de o çekici kokusu…

  • Geceye Düşülen Notlar-26 (Bize,size ve her birimize dair!)

    Yıllar geçer ve bizler yine aynı şarkılarla kederleniriz. İçmek isteriz en kallavi masalarda, rakımızı.. İçemeyiz ama.. Ne eski günler gibidir zaman, ne de dostlarımız yanı başımızdadır. Ama yıllar geçer, yollar gideriz ve aynı şarkılarla kederleniriz hep.. Bir ses, bir gözyaşı armağan eder günümüze.. Bir düş tam en başa döndürür her şeyi.. Bir fotoğraf içimizi yaralar…..

  • Çalıntı bir kalemle yazılanlar..

    Akşamüstü duramadım evde.. Nedenini bilmiyorum.. Deniz kenarındaki bir banka attım kendimi. Denizin o ürkek çırpınışlarının verdiği huzuru tadıyordum.. Bank sıradan bir banktı işte.. Hemen arkamda metal spor aletleri vardı. Yürümekten aciz bir sürü insan salak salak hareketler yapıyorlardı o aletlerle birlikte.. Serbes’in kitabını yudumluyordum deniz eşliğinde.. Hava serindi ve gün batıyordu aynı doğallığıyla.. Ülkenin dört…

  • Matlaşan renkler..

    Sıkıntılı bir günde, boş gözlerimin denizin maviliğiyle buluşması tesadüf değildi. Gözlerimdeki yorgun yalnızlık ne zaman çekilmez olsa, soluğu mavi serinliklere dalmakta alıyor. Bu soğuk günlerde kazağımın içine hapsolan güneş ışınlarıyla anca ısınabiliyorum. Bedenim atıl ve bitkin.. Sevdiklerimden epey uzaktayım. Ama bu ruh halim tarif edilmez yaralar açıyor sevgilerde.. Saçlarım dökülüyor, ruhum daralıyor. Olumlu denilebilecek tek…

  • Kiraz Mevsimi

    Yaz  meyvelerinin herbiri birbirinden lezettli.. Kirazı sever misiniz bilmem ama sevin yani, ben severim.. Güzeldir kiraz, vişnenin kardeşi.. Genelde 3-4 tane kiraz ardından da 2 tane vişne atarım ağzıma.  İkisi de güzel, biri ekşi birisi tatlı.. Doğanın iki farklı tadı.. Öğle yemeğinda kiraz vardı. Çoğunluğu berelenmeden kaynaklanan, bozulma eğilimine başlamış.. Seçerek yemeye çabalıyorum.. Tabiki de bu…