Kinyas ve Kayra

Beni derinden etkileyen özel kitaplardan biridir Kinyas ve Kayra.. Kitabın içinde aslında üç bölüm bulunmaktadır. Birinci bölüm ikisini kapsar. Diğer bölüm Kayra vardır sadece. Üçüncü bölümde de Kinyas sahnededir.. Her sayfa zihnimizde,  film sahnesi gibi net bir şekilde oynamaktadır.. Bu yüzden hemen bu kitabın filmi çekilmeli diye düşünüyor insan.. Gerçekten de çekilse gidip zevkle izleyeceğimiz bir film ortaya çıkacaktır..

Bir kaçış hikayesidir bu kitap.. Birbirlerini hatta kendileri bile sevmeyen iki kişinin arkadaşlıkları ve kendilerini ikna ettikleri fikir karmaşalarının içinde varoluş mücadelelerini izleriz. Çok kötü şeyler yaparlar birlikteyken.. Ancak yazar yaptıkları bu kötü hareketleri okuyucuya öyle bir verir ki, hiçbir rahatsızlık duymadan okuyabilirsiniz.. Daha önce rastlamadığım bir yazın tarzı bence bu. Üç bölüm tek hikaye ve üç farklı durum.. Kayra’nın bölümünde Kayra’ya hak veriyor, Kinyas’a geçtiğimizde onun da mantıklı olduğuna kanaat getiriyordum.. Yani üç bölümü de zevkle okudum. Adeta tadı damağımda kaldı diyebilirim.

İnsanlık amacımızın ne olduğunu, neyin doğru ya da yanlış olduğunu ve hayatın kurallardan öteye gidemeyen bir kısır döngü olduğunu görüyoruz belki de bu kitapta.. Kinyas mı olmalı hayatta yoksa Kayra mı? Ya da ikisi de olmayıp, kırmızı ışıkta duran sabırsız arabalardan birinin içinde maddi kaygılar ve umutsuz bakışlarla dışarıyı mı seyretmeli? İnsanın bir seçimi olsaydı hangisini seçerdi? Ölmeyi bekleyen bedenlerin, görmedikleri o berrak mutluluk aslında etrafımızda bizi çepeçevre saran bir ağ gibi duruyorken, insanoğlu acı çekmeyi ve acıtmayı seçiyor ne yazık ki.. Yada yaratım süreci bizleri bu noktaya sürüklüyor.. Ve buna birileri kader diyor.. Gülmeyi amaç edinmek bir yük olsa bile, bunca acıya rağmen önemli bir eylemdir. Bunu bu kitapta bulabileceğinizi umut ediyorum, zira ben buldum..

Teşekkürler Hakan Günday! Böyle bir eseri, ete kemiğe büründürüp bizlere sunduğun için..  Yazarın okuduğum ilk kitabı.. Bundan dolayı diğer eserlerini de edinmeye karar verdim. Umarım farklı hikayelerle aynı şokları yaratacaktır..

“Hiçbir şey yok! Hiçbir şey yok. Hiçbir şey yok…”      “Çünkü burada her şey var!.. Her şey var.”

KorsanKalem 22.55 18.10.13

Benzer Yazılar

  • Biz boşuna olmadık savaş karşıtı!

    Var olduğumuzdan beri bu dünyaya gözyaşı saçıyoruz.. Hüzün tohumları ekmekten başka bir uğraşı bulamadık henüz.. Büyüyoruz, gelişiyoruz ve değişiyoruz ama; günler acılara gebe.. Günler gözyaşlarıyla anlaşma içerisinde.. Beceremedik doğru dürüst yaşamayı.. Ve yaşatmayı!                 Babalarımız bir sabah vakti gittiğinde operasyonlara, anladık hayatın ne denli karmaşık olduğunu.. Ölüm haberlerini izlerken içimiz burkuldu.. Cenaze ardından yakılan ağıtlar…

  • Kayıp

    Bütün özgürlüklerimizi kaybediyorduk, doğarken kesmiştik kanatlarımızı, gülüşlerimizi savaşlar almıştı, sesimiz bir çığlığın ertesinde kısılmıştı, Bir mermi aldı canımızı, Gönlümüzü de güzel kadınlar.. Bütün sevgilerimizi kaybediyorduk, Kavga çıkıyordu, Kan akıyordu, çiçekler soluyordu ve güneş kapkara bulutların ardında esir düşüyordu.. Bütün çocukları katlediyorduk, birisi ekmek çalıyordu, birisi aşktan bahsediyordu, birisi şiirler yazıyordu.. KorsanKalem 19.40 06.10.13 Görüntüleme: 456

  • 05.30 Yazısı.. (Bu yazı için uyumadım be!!) “Yat Geber”

    Koskoca sevgi denizindeki, çorak bir sevgisizlik adasıydım.. Güzelim düzlük ovaları çevreleyen karamsar sıradağlardandım.. Gecenin beşinde, kek yiyerek yazma cesaretini nereden buluyordum?.. Ve herkes uyurken.. Büyük şehirlerden nefret ediyorum.. Evet ben uzaklaşmışım insanlardan.. Yabancılaşmışım.. Ama üzüldüğümü söyleyemem.. Metrodaydım ve iki kadın işyeri muhabbetlerini bitiremiyorlardı.. Saat 23.34.. Ve metroda aslında ne iyi bir şef olabileceğini anlatan bir…

  • Yalnız..

    Bir uğultu işitiyordum. Muhtemelen gecenin sesi olabilir. Aldırış etmeden yürüyordum. Kediler uyuşuk hareketleriyle çöpleri eşeliyordu. Soğuk diyorum kendi kendime… “Umarım karınlarını doyururlar.” Deniz kenarına vardığımda, dolunayın olanca ışığını denizin üzerine yansıttığını gördüm. Işıl ışıl ve hareketliydi deniz.. Yakamozun, hayatımda daima önemli bir yeri olmuştur. Nerede görsem durup bir süre izlemeye koyulurum. Hayatın huzur mekanlarından biridir…

  • Bir acayip yolculuk!!

    Nihayet İzmit maceramız bitti.. Bir şehri daha tanımış oldum. İzmit güzel bir şehir ancak üniversite olmasına rağmen 22:30 sularından sonra sokakta yalnız başımıza kaldığımızı gördük. Bu beni gayet şaşırttı.Ama sonuçta çok hoş bir şehir… Velhasıl cumartesi yola çıkma hazırlıklarını tamamlayıp saat 14:45 otobüsüne herhangi bir sorun olmadan yetişip ve son defa bir kez daha şehri…