Benzer Yazılar
Saçma Sapan Saçmaladım…
Hüznün ve kederin sardığı bedenimi alkolle uslandırdım dün gece yine.. Zil zurna tabirinin ne olduğunu anladım yani.. Bazen gerekiyor içmek ve de kendinden geçmek.. Şuan karanlık bir Amasrada laptobın yarım şarzıyla medeniyete ulaşma çabalarımı bir kenara bırakıp bu yazıyı yazıyorum. Bir anafikri ve vermek istediği bir mesaj yok, zaten yazdıklarımı okuyan da yok ve zaman…
Evlerin kederli kaderi…
Evlerin kederli kaderi… Evleri insanlar yapar. Evlerin kaderlerini de yine insanlar belirler. Mesela, ben bu yaşıma kadar onlarca ev değiştirdim. Onlarca evin duvarlarında, pencere kenarlarında, balkon demirlerinde, mutfak dolaplarında bıraktım parmak izlerimi. Ne kadar temizlerse temizlesinler, duvarlarını onlarca kat boyasınlar; yine de duracaktır parmak izlerim. Saç tellerim elbet saklanacak bir yer bulacaktır. Matkapla deldiğim deliklerin…
Aylak..
Boş sokaklarda boyadık aşkın renklerini Ve polislerden kaçarken Soluk soluğa seviştik aşklarımızla.. Yorgun bedenlerimizi alkolle dindirdik Güç bela düzüşlerimizin arasında döktük göz yaşlarımızı.. Özledik çocukluğumuzu, özledik annelerimizi, özledik hayallerimizin olduğu yılları.. Gelmeyecek, geri dönmeyecek her şeyi özledik.. Bir başka zamanın yokluğunda, bir nasihatin boşluğunda yaşadık durduk.. Döküldü saçlarımız,…
Küçüktük
Küçüktük,heyecanlarımız farklıydı..Kocaman yüreğimiz,küçücük ellerimiz vardı ve hayallerimiz..Dünya henüz karmaşık değildi,güzeldi..Hayal sahneleri kurgulayıp inanırdık,gözümüzün yaşı sadece diz kapaklarımızdaki kabuk tutmuş yaralara ve kırılan oyuncaklarımıza akardı.Zira henüz kalbimiz kırılmamıştı.. Küçüktük, toprağa rengarenk ve tatlı sakızlarımızı gömüp kocaman sakız ağaçlarının çıkacağına inanırdık..Güzel oyuncaklarımız vardı ve bizler güzel oyunculardık..Küçücük kalbimizde aşk da vardı,çocukluk şarkılarıydı hepsi ve oyun arkadaşları.. Küçüktük…
Yazmak
Dün gece hiç uyumadım,bu sabahta şu saate kadar yollardaydım, ama yazmak bir hastalık gibi ve herhalini yazabilmek, deli gibi sevdalarını da çok sıkıştığında nasıl tuvalete koşturduğunu da yazmak.. En acısını en tatlısını, en siyahını yada en beyazını yazabilmek.. Korkusuzca.. KorsanKalem Görüntüleme: 272
Akşam yemeğinde oturmuş haşlama yumurta yiyordum ve sokakta sarhoş bir adam kederle haykırdı: “En büyük Beşiktaş ulan!”
Öylesine bir günü hiç etmenin arifesindeydim. Kolumdaki saat, zamanın geçtiğini her saniye vurguluyordu. Birkaç dakika sonra dayanamayıp çıkardım. Güne saçma sapan bir şekilde başlıyorsan, bil ki devamı da aynı saçmalıklarla sürüyordu. Ama bu süreci de diğer süreçler gibi sırtlayıp taşımam gerekliydi. Dün gece yorgun argın duş alıp, bornozla yatağa girmiştim. 5-10 dakika soluklanmaktı amacım. Birkaç…
