Saçma Sapan Saçmaladım…

Hüznün ve kederin sardığı bedenimi alkolle uslandırdım dün gece yine.. Zil zurna tabirinin ne olduğunu anladım yani.. Bazen gerekiyor içmek ve de kendinden geçmek.. Şuan karanlık bir Amasrada laptobın yarım şarzıyla medeniyete ulaşma çabalarımı bir kenara bırakıp bu yazıyı yazıyorum. Bir anafikri ve vermek istediği bir mesaj yok, zaten yazdıklarımı okuyan da yok
ve zaman hızla geçerken elinden tutamadıklarımızın, tutup da bıraktıklarımızın hüznünü taşımaktan inan ki çok yoruldum..

Benzer Yazılar

  • Hep Böyle Oluyor..

      Çevremde sinekler uçuşuyordu..  Arada,  suratıma konduklarında kovalıyordum..  Fırsatım olsa, öldürürdüm. Henüz öldürmedim. İyi gidiyordu gece.. Sonbahar içten içe hissettirdi bugün.. Delice yağmur yağdı.. Az biraz da ıslandım.. Seviyorum yukarıdan yağan damlacıkları.. Başım ağrıyordu.. Bugünlerde nedenini bilmediğim bir şekilde başım ağrıyor.. Çok umursamıyorum.. Beynimi yoruyorum..  Dergi epey canımı sıkıyor.. Aslına bakarsanız sabah iyi bir haber…

  • Ben..

    Ben türlu türlü kelime oyunlarıyla ve çeşit çeşit hikayelerle hayatı anlatıyorken öylece,bu sahte gülüşlerle yavaş yavaş kıyametin oluyorum.. Boktanlık ve çamur.. Evet saplandığım bu bataklığın içinde ağır ağır gömülüyorum ve bataklık kokuyor.. Sivrisinekler uçuşuyor çevremde, kanemiciler.. Ben bu boşverişimle çevreye hüzün yayıyorken ve hüzünlü şarkıların telaşlı ezgilerinde, yanlızlığımla sarhoş oluyorken, yaşamın telaşsız ve sessizliğine aldanıp,…

  • Lutfiye Cafe’ye ve Şanver 1933’e ESEN’likler dilerim!

    Bizler yanlışa karşı sustukça, bizler güçlünün karşısında başımızı eğdikçe; bu dünyaya dair olan kötülüklerin üstesinden gelme şansımız gitgide azalıyor. Aslında ne güzel yaşarız şu dünyayı… O kadar bol ki her şey! Aç da yatmayız, üşümeyiz de, evsiz de kalmayız. Ama bunu görebilmek, bunu anlayabilmek ve sevgiyi çoğaltabilmek güç! Hele hele yıl olmuş ikibinonaltı! Küçücük bir…

  • “Gecenin tam üçünde..”

    “Düz değil düzen değil az değil ezen değilBoz değil bozan değilBir gül biter içimde içimde içimdeTam bildiğim biçimde biçimde biçimdeOy gecenin tam üçünde gecenin tam üçündeSevda gibi kanımda can verirken elimdePençe gibi düşümde uy değil uyku değilUy değil uyku değilBir gül biter içimdeGecenin tam üçünde Can değil canan değil er değil eren değilGeç değil erken…

  • Yaşıyoruz Herşeye Rağmen..

    Alkolin bedenime verdiği uyuşukluktan ötürü,mantıklı düşünme yetimi bir süre önce yitirdim. Yarın bir otobüs yolculuğuna çıkacağım. Yol uzun.. Ne yazayım işte, bilemedim.. Hiç havam yok bugün! Her zamanki monotonluk.. Yaralayıcı bir yalnızlık. Mal mal telefona bakmanın hüznünü yaşamak fena be. Yalnız olduğunu hissettiriyor çalmayan telefonlar.. Tek telefonlar da değil.. Aman salla gitsin, iyiyiz işte. Ölmedik…

  • Herşeyde Biraz Hüzün Var!

      Yüzüne bakıyordum.. Aslında öylesine baktığında, adeta bir insan gibiydi.. Yani ayakları, elleri, kolları, gözleri, burnu, kafası.. Herşeyi yerli yerindeydi.. Ama birşey eksikti.. Beynin içindeki insanlık maddesi.. Bomboş gözlerle bombok bakıyordu.. Suratına tükürmemek için zor zapteddim kendimi.. Yapacak çok bir şey yoktu onun için.. Biraz konuşmayı denedim, kapalıydı.. Bir moron balığı gibiydi.. Ölü bir moron!…