Aylak..

kkkk

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Boş sokaklarda boyadık
aşkın renklerini
Ve polislerden kaçarken
Soluk soluğa seviştik aşklarımızla..
Yorgun bedenlerimizi alkolle dindirdik
Güç bela düzüşlerimizin arasında
döktük göz yaşlarımızı..
Özledik çocukluğumuzu,
özledik annelerimizi,
özledik hayallerimizin olduğu yılları..
Gelmeyecek,
geri dönmeyecek her şeyi özledik..
Bir başka zamanın yokluğunda,
bir nasihatin boşluğunda yaşadık durduk..
Döküldü saçlarımız, dişlerimizle beraber
Ve kadınlarımızı uğurlarken
bombalar yerleştirdik tren garlarına..
İntihar ettirdik, insanlığımızı..                                            

KorsanKalem 13.12.13 03.00

Benzer Yazılar

  • Yarım Kalmışlık, Kin, Delilik Üzerine, Vs.

    Ne yaşarsak yaşayalım, hep bir yarım kalmışlık var farkettiniz mi bilmiyorum. Zaman geçiyor, ama birşeyler eksik.. Bulmacanın hep bir karesi boş.. Yap-bozun bir parçası eksik.. Gülüşlerin bile kahkalarında farklı bir ton.. Sıkılıyorum, monoton geliyor bazen hayat ki öyle.. Bir amacımız olmalı, yani bir şeyler katmalıyız hayata! Herkez öyle yada böyle aynı hayatı yaşıyor, tabi standartları…

  • Karmaşa

    Yorulası bedenlerde, nöbet tutmak.. Gözlerin yorulması ve kapanmaya çalışması.. Ve sevdiğinin aklından çıkmaması.. Gece yavaş yavaş ilerlerken sabaha doğru, çayımı yudumlayıp Ahmed ARİF’ten hoş bir şiir dinleyip de sevdiğini düşünen tek ben miyimdir bilinmez ama deneyin hoş oluyor.. İnsanlar uyurken dünyayı,sevdayı,hayatı,annemi,babamı,kardeşimi,sevdiğimi düşünmek… Çözümsüzlüklere çözüm bulmak ve bulamadıkça da daha çok düşünmek.. İşte yaşadığım tamanlamıyla buydu…..

  • BU GECE

    BU GECE Bu gece hecelerim tükendi, kelimelerim berduş, cümlelerim sarhoş, hikayelerim sızmış be gece! Yazasım gelmez, okumaktan usandım, sevmelerim sevmelerim, hepsi yerli yerinde, bu gecenin manası yok rüyası çok.. Başım çatlıcak gibi oluyor, ağrıyor.. Ve bir dünya dönüyor bu gece gündüze gidiyor, nefesim kesiliyor, yüreğim daralıyor bu gece, Bu gece darılıyorum yıldızlara, zira hepsi saklanıyor…..

  • Son Bulan – Bölüm 1: Nefes, anlık ihtimallerin toplamıdır…

    Birbiri ardına yıkılan ağaçlar, koca bir ormanı tüketirken; ben sazlıklarda bilinmeyen bir şarkının ilk mısralarının yasını tutuyordum. Hep böyle miydim, yoksa zaman denilen küsuratları mı çok önemsemiştim bilmiyorum. Ama yırtık pantolonla kurulan, bir yazarın düşlerinde doğrulan ya da tam doğrulacakken, doğru olmayan şeyler yüzünden yere kapaklanan hayali bir adamdım… Aslında bir kadın olmak isterdim. Bütün…

  • Ölüm hüznü çok yapmacık, öyle değil mi?!

                    Oluk oluk kan kusuyordum.. O an kızılcık şerbeti içmiş olmayı yeğlerdim.. Ağır ağır ölüyordum ve ölümüme ses çıkaracak ya da ölümümü durduracak kimse bulunmuyordu.. Her gün yuttuğum onca hap, çektiğim bunca ızdırabın nihayetinde ölecek olmam mide bulandırıcıydı.. Yarım saat fazla yaşamamı sağlayacak bir tedavi üzerinde çalışıyorlardı doktorlar ve…

  • Biliyorsun..

    Birkaç hüzünlü şarkıydım ben, Sense gözyaşıydın.. Hep kavuşuyor, hep sevişiyor,  arada dövüşüyorduk.. Güneş eşlik ediyordu gülüşlerimize, Yağmur meydan okuyordu hüzünlerimize, Sonbahar geliyordu ayrılıklarımıza, Biz baharı düşlüyorduk.. Üzerimizde bir şey yoktu bulutlardan başka, Ve sen gülümsüyordun yanındayım diye.. Özgürce yaşadığımız ne varsa aldılar biliyorsun! Ben düşünüyordum ve senin için korkuyordum sadece.. Sonra bir çocuk gülümsüyordu sokağın…