skandal

Skandal

Skandal

Üçüncü gün… Her gün bir şeyler yazabilmek elbette çok güç. Hele bir de günün bitmesine az bir zaman kalınca insanın işi daha zorlaşıyor. İşte bu yüzden her şeyi zamanında yapmak önemli… Çünkü ıskalayınca birikiyor. Birikince de uzaklaşmayı seçiyor insan. Bu yüzden yorgunluğumu bir kenara bırakıp yazmak zorunda olduğumu anımsattım kendime ve masamın başına geçip yazmaya koyuldum.

Feci uykum var, fiziksel olarak da epey yorgunum. Neyse ki yarın evde olacağım. Dinleneceğimi düşünüyorum. Umarım dinlenebilirim…

Dünya gündeminden bahsedeyim diyorum. Malum savaşlara, bombalara alıştık. Şimdi de epstein skandalı gündemde. Bir miktar twitter’a -Evet, Twitter- bakındım. Komplocular sol kulvardan, din tüccarları öbür taraftan, etkileşim tayfa dört bir yandan sıralamışlar da sıralamışlar. Kimisi şaşkın, inanamıyor böyle şeylerin olduğuna. Öteki satanist ayinlerden bahsediyor falan. Ha bunun yanında bir de Amerika’da tüneller keşfedilmiş bir ibadethanede. Polis müdahalesi, tünelden kaçan tarikat üyeleri, şaka videoları, Yahudiler, teröristler, pedofili, sapkınlık derken yine allak bullak olup çıktım twitterdan. Nevşin Mengü’nün yayınına baktım. Orda da Nevşin’e garip yorumlar, Nevşin’in gazeteciliğin temel görevini anlatmaya çalışması falan derken kapattım her şeyi.

Açıkçası yaşananlara hâlâ şaşıranlara çok şaşırıyorum. İnsanın anlamlandıramadığı bir dünyası var ise yapamayacağı şey yoktur. Daha genç yaşlarda mutlu, barış içinde bir dünyaya kavuşmanın zor olmayacağına inanırdım. Şimdi ise tüm açıklığıyla görüyorum böyle bir düşün gerçekleşmesi mümkün değil!

Böyle düşünüyorum diye yanlışa yanlış demekten kaçınalım anlamı gelmesin aklınıza. Anlamlandırabilmek için dünyamızı, yanlışa yanlış demekten kaçınmamamız gerekir. Kitlesel bir başarı elde etmek güç, hatta imkânsız fakat bireysel başarıların da kıymetini küçümsememek gerekli…

Bence herkesin insanı tüm gerçekleriyle tanıması lazım. Bu dünyanın uyumsuzu biziz. Uydurduğu her şeyin esiri olmuş, kendini diğer canlıların üstünde gören tek canlı olan insanın yıkımı, talanı, savaşı ve skandalı hiç bitmeyecek!

O zaman bana müsaade…

– 3 –

– Skandal

İnstagram hesabımı takip edebilir, diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz. Ya da her neyse…

Benzer Yazılar

  • Pazar Günü Bakışmaları

    Pazar Günü Bakışmaları Pazar gününün rehaveti üzerime çökmüştü. Çoktandır uğramadığım odamın düzensizliğinden yakınıp bir cesaretle düzenlemeye koyuldum. Üzerime yığılmış olan ölü toprağını eşeleyip gün yüzüne çıkmak yine pek güç gibi görünüyor. Bu his, bu ruhsuz tavır, günü geçiştirme telaşı daha ne kadar benimle birlikte nefes almayı sürdürecek? Cevabını bilmediğim sorular herkes gibi benim de canımı…

  • Ne Fark Eder?

    Ne Fark Eder? Sahilde insanlar tüm dertlerinin aksine, esen ılık rüzgarda ve denizin serin sularında günün geçişini büyük bir huzurla kabullenmişlerdi. Evden çıkarken yapılacak onlarca işe göz ucuyla bakıp umursamamış ve denize giden yola koyulmuşlardı. Böyle başladı hikaye. Bu cümlelerle… Kafamda hiçbir taslak olmadan, sıradan bir günün içinde bir şeyler yazmanın içimdeki huzursuzluğu bir nebze…

  • Ha ha ha…

    Ha ha ha… Madalyonların ve yağlı urganların arasında gidip gelen bir hikâye… Anlatmak için sabırla beklediğim onca yıl suskun bir yığına dönüşünce; sessiz bakışlar ve derin hayretlerle seyrine daldığım yılgınlığa artık aldırmıyorum. Su, yolunu buluyor mu sanmam! Suyu bulandıran o kadar kirli el varken, su kendi kendine bir haltı becerecek takat bulamıyor, buna eminim… Herkes…

  • Hepsi bu!

                    Yan masadaki kız bir hışımla kalktı ve “Bitti, bitti işte..” diyerek gitti.. Adam o an sustu.. Gidişini izledi ve boynundaki mendili çıkarıp masaya fırlattı.. Çorba kasesinin içindeydi mendil.. Daha ana mönü gelmemişti bile.. Çorba içilirken, henüz bir iki kaşık alınmışken terk edilmişti.. Yediremiyordu.. Geçen günler, yiten günler miydi?…

  • Tek Tanık Martılardı

    Tek Tanık Martılardı Anlamlı cümleler kurmak isterdim. Yağmurun yağışındaki anlam kadar anlamlı cümleler… Bir şeyleri değiştirebileceğime inansaydım eğer… Fakat anlamını kaybetmiş cümlelerle dolu bir bavul taşıyorum. Büyük planların ortasında kalmış bir oyuncağım oysa. Sırtımın yükünü kâğıttan bir gemiye yük ettim. Seyrediyorum batışını. Suskunluk geçiyor içimden. Trene atlamış askerler. Bilindik güzel hikâyelerle avunuyor dört bir yanım….

  • Hayat çok basit

    Hayat çok basit Uzaklaştığım şey, aslında beni ben yapan en mühim şeydi. Günlük boş sohbetlerin ve bir türlü kurtulamadığımız gündemin savurduğu ruhuma sahip çıkmak neredeyse imkansızdı. Hoşnutsuzluklar her yeri sarınca insan bir çıkış yolu arıyor. Ekonomik zorlukların da üstümüze yığılmasıyla neredeyse nefes alamaz hale gelen ruhumu huzura ulaştıracak şeyin bundan 10-15 sene önce gece gündüz…