Ben..

Ben türlu türlü kelime oyunlarıyla ve çeşit çeşit hikayelerle hayatı anlatıyorken öylece,bu sahte gülüşlerle yavaş yavaş kıyametin oluyorum.. Boktanlık ve çamur.. Evet saplandığım bu bataklığın içinde ağır ağır gömülüyorum ve bataklık kokuyor.. Sivrisinekler uçuşuyor çevremde, kanemiciler..

Ben bu boşverişimle çevreye hüzün yayıyorken ve hüzünlü şarkıların telaşlı ezgilerinde, yanlızlığımla sarhoş oluyorken, yaşamın telaşsız ve sessizliğine aldanıp, mutluluktan vazgeçiyorum.. Dolu dolu yaşadıklarını söyleyenlere inat, boşaltıyorum hayatımı bomboş yaşıyorum.. Günde 5 vakit ağlıyorum, 10 vakit sövüyorum, geceleri içiyorum.. Efkarlanıyorum..

Ben kalp sızılarımı biriktiriyorum, kumbarama koyuyorum.. Gülemediğim fotoğraf karelerini soruyorlar, daha da kederleniyorum.. Gülemediğim hayat karelerini bilmediklerini gözlemliyorum.. Elinden tutup da bir ömür yürüyemeyeceğimi bildiğim halde seviyorum, sonra aynaya bakıp vazgeçiyorum.. Çok aldanıyorum..

Ben uykusuzluğumla, uyuşukluğumla ve budalalığımla dalga geçiyorum.. Kibirlerine yenilen dünyayla alay ediyorum.. Paranın kokusundan bile tiksiniyorum.. Sevdanın büyüsüne kapılıp, kahroluyorum.. Beter bir hayatı kabulleniyorum..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Hiç bilmiyorum..

    Her yanı toz sarmış bir evin içinde yaşam savaşı veriyordum.. Her şey; ben de dahil, pisti.. Kendi kokumdan iğreniyordum ki zaten kendimden iğrendiğim gerçeğini yüzüme vurmak için pis kokuyordum.. Tırnaklarım eğri büğrüydü, hayatımın da bir farkı yoktu tırnaklarımdan.. Hiç bu kadar kötüleşmemiştim de! Sigara kullansaydım eğer, yatağa bile sigarayla girerdim.. Bir zamanlar fena alkoliktim.. Alkol…

  • Şimdi yeni şeyler söylemek lazım

    Boş bir sayfaya bakıyorum bir saattir. Solitare oynadım, ardından Freecel… Neden yapıyorum bunu bilmiyorum. Zamanımı bu iki oyunla baya harcadığımı düşünüyorum. Ya da zaman öyle ya da böyle geçiyor işte. Durduğunu gören oldu mu bilmiyorum. Gelip geçici yaşanmışlıklar üzerine kurulu bir sistem nihayetinde! Bir süredir tek bir cümle bile kurmadım hayata dair. Dergiyle uğraştım. Epey…

  • (Rıdvan TUNA Anısına..) Kederden..

    Yaşanan ne varsa yaşanıyor işte.. Günler geçiyor, aylar, yıllar.. Baki kalanın, yaşanmışlıklar ve anılardan ibaret olduğunu çok sonra anlıyoruz.. Çok geçtikten sonra.. Yitirişler, bitirişler ve vazgeçişlerin toplamı koskoca bir hayat oluyor.. Ve bu koskocalığın ölçütü hep değişiyor.. Kimisi için yüzyıl koskocayken, kimisi için dakikalar derin zaman aralığı anlamına geliyor.. Ben herşeyi kabul ederken bile bunca…

  • Doğum günüm..

    Bir sene daha büyüdük, bugün 30 nisan.. Doğmuşum bir gece vakti. Açmışım gözlerimi şu koca dünyaya.. Zaman bildiğiniz üzre hızlı geçiyor. Büyüdük, koşturduk,yorulduk,aşık olduk.. İşimizi aldık elimize.. Günler öyle yada böyle geçiyor işte.. Dünya çocukluğumuzda i gibi değil ne yazık ki.. Herşey kötüleşti. Şimdi diyorum ki, keşke o günlere dönsem.. Oyunca arabalarımla koca bir dünyam…

  • Soğuk Hüzün..

    Soğuktu ev, hüzünlüydü duvarlar.. Boyanın kimi kısmı nemden kabarmış.. Duvardaki soba deliğinin kapağı açılmış ve olanca siyahlık yere saçılmış.. Kaloriferlerde anlamsız soğuk.. Perdeleri annemin öğütlediği şekilde astım.. Sanırım perdeler evi ev yapan önemli bir simgeydi. Yani dışarıya haykırıyorlar evde biri var yaşıyor, evin içi dolu.. Evet evet pardeler önemliydi.. Mutfağa çok özendim. Uzun zamanımı orada geçirmek…

  • Denizin hissettirdikleri…

    “Eksik bir şey mi var, anlayamam?  Bak çayım sigaram, her şeyim tamam” Ufak ufak inandırdık kendimizi.. Usul usul kandık yalanlara.. Denizin kenarındasındır.. Rüzgarın taşıdığı deniz kokusu içine işler.. Köpüren dalgalar ve martıların haykıran sesleri.. Huzur.. Sayısız kum tanesinin içerisinde, bir deniz kabuğu gözüne çarpar. Alırsın eline o deniz kabuğunu.. Hafif saydam, kırılgan beyaz.. Ona göre…