İzmir’de olmak,yeniden..

Uzun zaman sonra binip de dolmuşuna, Karşıyaka’ya varmayı özlemişim.. Karşımda koskoca Karşıyaka. Ama değişik.. Metro çalışması nihayet bitmiş. Ve ben bunun şaşkınlığı içindeyim, toz toprak gitmiş ve bir istasyon çıkmış ortaya.. Gayet de güzel olmuş. Sanırım artık orası buluşma mekanı olmuş.. Zira, benim güzel kardeşimle orada buluştuk. Ben onu bıraktığımda küçük hoş bir kızdı. Ama büyümüş, bir kadın edasına bürünmüş. Ee ne de olsa İzmir kızı:)
Neyse çarşıda bir süre yürüdükten sonra, birkaç fotoğraf çekildik. Daha sonra iskeleye geldik, orada fotoğraf çekilmedik”unuttuk yada aklımıza esmedi” . Vapura binip, karşıya geçmeye karar verdik. Neyse ki bu kararımızı hayata geçirerek, atladık vapura..

Konak’a vardığımızda, kütüphaneye gitme kararı vermiştik. Ancak gün bilincini yitirdiğimizi, kütüphanenin kapalı kapısının önünde anladık; bugün pazardı.. Ama kararlıydık. Elimize kitap değecekti bugün. Pasaporta doğru yürüdük. Orada bir D/R mağazası varmış, gittik aradık,bulduk,girdik… Hemmen kurcalamaya başladık. Aslında okunacak o kadar çok kitabım vardı ki.. Ama yeni bir kitap istiyordum.. Özge de öyle..

Ben bizim çılgın şair Charles Bukowski nin bir kitabını buldum ve içinde bile ne yazdığına bakmadan aldım.. Özge de Nefes isimli bir aşk romanı aldı. Ben iyi dedim ama umarım iyidir 🙂

Neyse daha sonra pasoportta bir mekana oturup, birer kahve içtik. Sohbet ettik. Özge’nin sevdiği adamdan konuştuk. Güldük eğlendik. Çok beğendiğim bir ilişkileri var , umarım hiçbirşey bozamaz bunu. Biz de sevdiğimiz insanların mutluluğundan mutlu oluruz böylece 🙂 He bir de Özge Hanım’a fotoğrafçılığı öğrettik:) sağı solu çekti..

Konak’a gelene kadar baya fotoğraf çektik. Vardığımızda, ben artık ayrılacağımızı düşünürken; bir süpriz ve oldu bittiye getirildim. Biranda Özgenin evinde buldum kendimi. Neyse, annesiyle de tanışma fırsatı buldum. Gayet şıktı annesi. Hani bir söz vardır ya annesine bak kızını al diye:) sedat bu yöntemi mi yapmış bilemiyorum:)

Neyse, annesi çok güzel bir mantı yapmıştı, afiyetle yedik:) Daha sonra kestaneyle birlikte çay içtik. Ve güzel bir günün ardından,yapılanlar için teşekkürlerimi sunarak evlerinden ayrıldım. Konak’a geçtim otobüsle, daha sonra Özge’nin tarif ettiği gibi halkapınar a kadar metroyla gittim. Orada aktarma oluyormuş. Oradan da Çiğli ye geçtim ve bir otobüse daha binerek evime geçtim…

27.02.2011 KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Sallama yazı..

    Cuma günü.. Zordu hayat ve hiç de kolay olmamıştı.. Olacağını da tahmin etmiyorum.. Yazı yazmak istiyorum, ama neyden bahsedebileceğimi bilmiyorum.. Geçenlerde İncir Reçeli isimli bir film izledim. İzlemenizi öneriyorum. Çok hoş ve acı yüklü bir aşk hikayesi.. Ayrıca Umut isimli bir film de var. Onu da izleyin.. Nihayet yaz geldi ve denize girdim. Biraz soğuk…

  • Berkin ve yitip gidenler..

    http://www.youtube.com/watch?v=hEoU2rmveys Bir aşkla buluşur bedenler, bir bütün olurlar. Yıllar her şeyin daha beter yaşandığı yıllardandır. Onlar birbirlerini severler. Ve kadının rahminde dünyadan habersiz bir çocuk yuva edinmektedir o vakit. Büyür usul usul.. Büyür ve savaşlar her daim acımasızdır. Ama o bilmez daha.. Ne kavga bilir, ne din, ne savaş, ne de ayrım.. O küçücük bir…

  • Saçmalayan yazılardan biri..

    Eskiden yazı araçları azdı, kağıt bulunmazdı ve yazacak ne çok şey vardı.. Şimdilerde kalemler,kağıtlar falanlar filanlar, yalanlar arttı, yazacak şey kalmadı.. Diyoruz da, dolu kitabevi var.. Habire osuruktan kitaplar basıyorlar.. Büyük bir mağazanın bir köşesine yığılıp bayatlamış besinlerden daha ucuza satılmak için basılan kitaplar.. Ben böyle durumlarda marketten tuvalet kağıdı alırım.. Kıçımı silmek için.. Vasat…

  • Rahatlama Anı..

                    Yarın işe gidecek olmak yada yarın gidecek işinin olmaması ne kadar kötü.. Yarın akşam dönecek işinin olması ne kadar kötü yada yarın akşam iş arayıp işsiz olarak eve dönecek olmak ne kadar kötü..                 Bu döngüde, saflar keskinleşmişken; ben seçemiyorum.. Yollar düğümleniyor, gözüme toz kaçıyor ve bir göt,…

  • Bazen; dökülmüyor gözden yaşlar…

    Dökülmeyen yaşlar gözlerde Dudaklar ve yorgun yüzler suskun. Çaresiz bir bekleyiştir hayat… Düşen yaprakların kederi Ve yazın, hiç yaz olmadığı günler… Unutulacak, Unutulmak zorunda, Yaşanan, yaşandığıyla kalacak… Gidip gelen, gelip duran, Gelmeyen ve beklenenlerin kederi bu! Bir şeyleri yarım bırakmanın arifesi, Yarım bırakılmanın kırıklığı, Ya da kısaca soğuk algınlığı… Anlamak, anlatmaktan güç Anlatmak bir o…

  • Ben Hayatta En Çok Kendime Yalan Söyledim..

    Konuşacak kimse kalmayınca odada, yalnızsındır.. Aslında oda doluyken de yalnızsındır, ama bir farkındalık katar odanın boşalması.. Oda boştur ve sen bu kadar saattir boşuna konuşuyorsundur.. Aslında kendin olabilmeyi başardığın kadar varolursun.. Başkalarının hayatlarını kopyalarsan, içindeki seni tüketeceksin.. Koca bir tutarsızlık olacaktır bu.. Akıntı yorar insanı.. Kulaçların gitgide güçsüzleşir.. Denizin içinde akıntı yorar insanı.. Kulaçların yiter…