Hava Çok Soğuk ve Ben Seni Çok Seviyorum

Soğuktu,
Ortalama her evin bacası tütüyordu..
Belki de bir tek bizim evlerin tütmedi bacaları,
Ve geceler boyunca titreyişlerimizin ardından,
gelen bir bahar gibiydi sevgilerimiz..
Seviyorduk işte..
Aşkın büyüsüyle yatıp, sevda rüyalarıyla uyanıyorduk..
Dışarıda hala fırtına esiyordu,
Birileri hala içiyordu,
Biz de birbirimizi seviyorduk..
İnat bu ya, inatlaşıyorduk..
Sen gülüyordun,
Ben izliyordum seni..
Sen biliyordun seni izlediğimi..
Ve izledikçe seviyordum seni,
Sen güldükçe bunu anlıyordum..
Soğuktu,
Ortalama her evin mutsuzlukları yansıyordu yüzlerine,
Hüzünlü telaşlarla gidiyorlardı işlerine,
Mutsuz doğuyorlar, mutsuz yaşıyorlar ve mutsuz öleceklerdi; biliyorum..
İşte bu yüzden sen güldükçe gücüm artıyor,
İşte bu yüzden umutlanıyorum hayata dair,
Ortalama herkes mutsuz kalkıyor yataklarından,
Ama ben her sabah yeniden aşık oluyorum sana..

KorsanKalem  22.02  04.10.13

Benzer Yazılar

  • Belaların boyunduruğu altında..

    İnsan kendi ittiği bir insanı düştü diye sorguluyorsa, büyük bir yanılgı vardır ortada. Ben tüm yalınlığımla kalbimi açtım ve sonuçta sevgisiz bırakıldım. Ama benim bundan sonra yaşadığım hiçbir şeyi sorgulanmaz kıldı bu durum. Yani artık bir kuştan daha da özgürdüm. Ve özgür olacağım… İnsanlar basit ve sıradan. Bu yüzden çok kolay sorguluyorlar kendilerinden olmayanları… Oysa…

  • Yılların Getirdiği..

                    Uzun otobüs yolculuklarında, geçtiğimiz ağaçları sayardım.. Daha doğrusu saymaya çalışırdım.. Ağaçların yaprakları, dalları, çeşitleri umurumda olmazdı.. Onlar benim için sadece sayıyla ifade ettiğim birer oyuncaktı.. Ve hızlı geçilen o karmaşık yollarda, sayamadığım ağaçlar için eklemeler yapardım.. Çok geçmeden cama düşen başımı, annem kendisine yaslayıp o sıcak uykuya dalmamı…

  • İzmarit yanıkları

    Usul usul yürüyorsun. Elindeki siyah poşetin içindeki şişeler birbirine vuruyor inadına. Sanki sokaktaki tüm pencereler senin aciz bedenini izliyor. Ve şişeler birbirine her vuruşunda sanki belediye, halka sokağa bakması için baskı yapıyor! Sense heybetli apartmanların yanında kendini daha bir ezik hissediyorsun. Yol uzuyor, sen kısalıyorsun ve yağmur hep, böyle olmadık zamanlarda yağmaya başlıyor. Yazdıklarının en…

  • Hayvanoğlu hayvan..Hayvanoğlu insan, ya da daha doğrusu İnsanoğlu hayvan!!

    Ölmek üzereyken bile son bir derin nefes almamız, hayatı ne kadar çok sevdiğimizi gösterir.. Oysa ölümü tatmak çok kolaydır.. Soğuk bir gece, karanlık ve boş bir odada üşürseniz eğer, ölümün sıcak olmadığını anlayabilirsiniz.. Yaşam ne kadar sıcaksa, ölüm o kadar soğuktur.. Gece ölümü, gündüz ise yaşamı simgeler ve bundandır, hastalıklar gece azar.. Bazen herşey üstüste…

  • Yazılara Dönmek..

    Gönlünce yaşa hayatı,Bir gün gelecekÖlümlerden ölüm beğeneceksinBu karmaşık dünyanın,koşuşturmacalarından yorulup,tökezleyeceksin..Anlamsız gelir bazen herşey,ya da yitirir anlamını,Umursamayacaksın!Kötü çocuk olma hayatta,ya da nedir kötülük? Sorgulayıcı olmak.. Toplumun bakış açısını sorgulamak? Kalıplaşmış ve tabulaşmış kavramları kurcalamak.. Evet gerçekten yürek ister.. Neye göre kötü? Ya da iyi? Neye göre deli? Gücün egemen olduğu bir dünyada ahlakın varlığından bahsetme budalalığına…

  • Hoşça kalın..

                    İhtiyar, yatağına uzanmış kapıdaki bizlere bakıyordu.. Çağırdı eliyle.. Ve yanına gittik.. Önce her birimizi gözleriyle inceledi.. Yüzümüzde anlamsız telaşlarla bezenmiş hüzün katmanları.. Kimi fena kaptırmış, gözlerinden yaş bile süzülüyor.. Oysa iyi yaşamış ihtiyar, tam 93 yıl.. Oradakilerden hiçbirimizin bu kadar yaşayacağına inanmıyorum.. Ve sonra ihtiyarın boğaz hırıltısını işittik…..