Kısa..Cümleler.. Kurardım..Yüklemleri Eksik!

Yolda.. Giderken.. Araçtakiler.. Yolculuk ettiklerim.. Her biri ayrı dünyalarda.. Her biri ayrı rüyalarda.. İnsanlar.. Sağdan.. Soldan.. Yoldan insanlar.. İlerledikçe.. Kilometrelerce öteye.. Ulaşılmak.. Varılmak istenen yere doğru.. Bir şeyi almak için.. Yere doğru.. Eğilmek gibi yani.. Yani.. Demem o ki.. Yani.. Salgınken bunca hüzün.. Sokaklara.. Gözyaşı hakimken.. Yani.. Kışken mevsim.. Suskun.. Tırsak çocukların olduğu.. Ve sokakalarda bir tek çocuk yokken.. Her biri evi seçmişken.. Her biri çocukluktan vazgeçmişken.. Yani.. Ölmüşken.. Ölü gibi kokmuşken.. Bir masa lambasının.. Işımasıyla.. Yazılacak yazıların.. Sitemkar ve.. Hüzün dolu olmaması.. Beklenebilir mi.. Cümleler.. Mana yitirirken.. İnsanlar.. Hayvanlaşırken.. Hayvanlar.. Katledilirken.. Ve doğanın.. Her rengi..Petrol karasına.. Bulanırken.. Yaşamak ne demektir.. Yaşayamamak ve.. Yitmek nedir..

 

KorsanKalem 21.53 18.11.12

Benzer Yazılar

  • Birkaç Cümleden Öteye Gidenler..

    Gri bulutların ruhsal buhranlara neden olduğu fikrini taşımaktayım.. Dağınık odaların ve tam manasıyla tertipli odalarınsa bu buhranların dışa vurumunun ufak bir kırıntısı olarak ele almaktayım.. Pencereye dayayıp başımı, dışarıdaki yaş manzarayı izlerken neyin ters, neyin düz olduğu çok da mana taşımıyor.. Birileri ıslanıyor, su birikintileri oluşuyor ve küçük derelerde yer değiştiren taşlar, çöpler, dışarıdakiler; içerdekilerin…

  • Gelmişimi geçmişimi..

    Ben böyle gecelerde gökyüzünü izlerim.. Yıldızlara bakarım.. Yanıp yanıp sönen, pırıl pırıl parlayan ve kimisi bulutların ardına saklanmış binlerce, milyonlarca yıldız.. Ben böyle gecelerde yıldızların üstünde gökyüzünün bilinmez bir boşluğuna doğru hızla yol almayı düşlerim.. Giderken yıllar, gençliğin telaşını bir kenara bırakıp, anlamsız ve bir o kadar anlamlı telaşa kapılmak.. Şarkıda dediği gibi “Manası yoktur,…

  • Düşünün, tek hayvanlarız! Düşünen değil!

    Muhabir “Cepheden iyi haberler gelmiyor” diyordu.. Ne bekliyordu ki? İyi haber neydi? Karşı taraftan yada bu taraftan birileri ölüyordu işte.. Ölümün hangisi iyi haber olabilirdi ki! Kanın ve vahşetin neyi çözeceğini düşünüyordu bunca budala? Şimdi öylece masamda yazı yazarken birileri ölüm saçıyor.. Ölüm saçanları geçtim, onlar zır cahil.. Benim takıldığım nokta, koca koca adamların karanlık…

  • Bir Şarkı..

      Bir ses duyumsarsın.. Karanlığın en ortasından ve bunca temaşaya rağmen, Duyduğun ses içini acıtır.. Her notasına her nağmesine sövesin gelir.. Onu bile beceremezsin.. Sokaktasındır, Evin yolu her zaman düpedüzdür, Senin kattıkların sadece birkaç dönemeçten ibaret.. Tüm kaldırımlara inat ve sinmişliğinle birlikte, Yolun tam kenarından yürürsün.. Zira kaldırımlar kalabalıklar için yapılmış yükseltilerdir.. Ve bir şarkı…

  • Aylak..

                      Boş sokaklarda boyadık aşkın renklerini Ve polislerden kaçarken Soluk soluğa seviştik aşklarımızla.. Yorgun bedenlerimizi alkolle dindirdik Güç bela düzüşlerimizin arasında döktük göz yaşlarımızı.. Özledik çocukluğumuzu, özledik annelerimizi, özledik hayallerimizin olduğu yılları.. Gelmeyecek, geri dönmeyecek her şeyi özledik.. Bir başka zamanın yokluğunda, bir nasihatin boşluğunda yaşadık durduk.. Döküldü saçlarımız,…

  • Dostlar biriktirdim; ince, zarif, tertemiz yürekli…

    Günler saman alevi gibi geçmekte. Geriye bakınca ne çok hikaye yitmiş ya da içimizde bir yerlerde kalmış, biriktirmişiz eski hikayeleri… Dünya dönüyor, yazma ve yaşama telaşlarımız içinde bir sürü dost ediniyoruz. Eski dostlukların o tatlı nüanslarını yakalamak belki güç. Belki çok uzağız birbirimizden. Ama insan attığı adımların sorumluluğunu bildiği takdirde; yani insan olmanın bir sorumluluk…