Sıçarken denizin içine, kirli bir mavilik çekiyordum içime.. KK

Bir papatyanın üzerine çamurlu botlarınızla bastığınızdan beridir kirlidir yeryüzü.. Ve barış hayalleriyle yapılan tüm savaşlar kutsanmıştır.. Oysa barış, her yurttaşın doğumundan ölümüne kadar dinlemeye ve özlemeye muhtaç olduğu belki de tek hayaldir.. Köşe başlarını tutan o karanlık adamların bir eseridir dünya.. Ve yaratım süreci anlamsızdır.. Sınavlar ve kurallar.. Sadece müzik vardır, masmavi gökyüzündeki sonsuzluktur, yaşam..

Aslında herkes her şeyin bir o kadar farkında ki.. Bunu bile bile yaşayınca; bunca renk anlamsızlaşıyordu.. Hareketler durağanlaşıyordu.. Ve şehrin ışıkları o heybetli binalarda dalgalanırken, bir sarhoş köşe başına yığılıveriyordu.. Pezevenkler çıkar gece yarıları ve o her gün süpürülen kaldırımlarda hayatı mahvolmuş kadınları satarlar.. Evde namus bekçiliğine soyunan adam kılığındaki azgınlarla pazarlık edilir ve arka sokaklarda kalmış döküntü otellerin pis kokan yataklarının gıcırtılarında sikilir dünyanın anası!

Aslında herkes her şeyi bir o kadar görüyor ki! Ve boş vermişlik öyle böyle ki! Satılırken yarınları dünyanın, uydurma hayatların hüzünlerini taşır insanlar.. Taksitlere bölünmüştür hayatları, reklam aralarında yetişilir işemelere.. Ve ahlaktan bahsedilir boş günlerde.. Birilerinin ne kadar ahlaksız olduğundan; düşkünlerin, hayatı mahvolmuş kadınların, travestilerin bu dünyayı ne kadar kirlettiği anlatılır ağız dolusu küfürle birlikte.. Standart yapılan din ritüelleriyle kendi gönüllerini hoş tutan ve diğer herkesin cehennemde yanacak olma ihtimaline sevinen cennet hurileri dolanır çevremizde.. Bir süre sonra, ya sokakta onlarla birlikte yürüyeceğiz ya da siktir olup bir odada bir başımıza kalmayı göğüsleyeceğiz..

İlk haykırış yükseldiğinden beridir kirli gökyüzü.. Masmavilik alabildiğine.. Ve bir takım şekillerde bulutlar.. Oysa herkes gökyüzüne baktığında aynı hissi duyamaz.. Ki herkes gökyüzüne bakmamalıdır bence.. Onun bir kutsallığı yok mudur? Hepimizin olmayacak kadar kutsal değil mi gökyüzü? Ne yani ölüm saçan ruh bozgunlarıyla mı paylaşıyoruz bu gökyüzünü? Yoksa sinsi planlarla yeryüzüne gözyaşı saçanlarla yan yana mı bakacağız masmavi göğe? Yada işkembesini doldurmaktan öteye gidemeyen bir patronla aynı göğe mi sahibiz, masmavi? Sanmıyorum! Kıldan tüyden sakınan, mahremiyet anlayışı beyninden büyük olan, art niyetli, çıkarcı hiç kimsenin değildir gökyüzü! Gökyüzü onların ulaşamayacağı ve bakamayacağı kadar masmavidir..

İlk kanalizasyon akıtıldığından beridir kirli deniz.. O haşin dalgaları hep bu yüzdendir.. Kızar insanlığa, insanoğlunun yaptıklarına.. Oysa insanoğlu da durgun suları sever.. Pis kokar denizler.. Her şeyin içine sıçtığı gibi, temiz bir deniz bırakmamıştır insanlar.. Geçmişleri ne kadar kirli ve kanlıysa, gelecekleri de aynı bataklığa batacaktır.. İnsanlığa öfke duyuyorum! Bazen, öfkem ağzımdan orospu küfürler çıkartıyor ve o an öyle şaşırıyorum ki, ağzıma bakakalıyorum.. Ki insanlar umursamıyor bile.. Yere oturup dilenen adamın bile sikinde değil hiçbir şey.. Aldığı, iki üç kuruş yaşam damlasıyla bugünü tüketiyor..! Ve ben önünden geçerken atacaklarıma karşı sözde benim için merhamet dileniyor tanrıya! Oysa bilmiyor ki merhametine de, sevgisine de, adaletine de ihtiyacım yok!

Ve sevgi paylaşılamadığından beri, kirlidir aşklar.. İhanet kokar.. Ve temize dair ne varsa süpürmüştür çakma çöpçüler.. Şimdilerde tek tük yaşanır çöplüklerde aşklar.. Ve bazen pis koksa da aşk 21. Yüzyılda da hala yaşanılasıdır, tüm kire inat..

KorsanKalem 11.04.2013

Benzer Yazılar

  • Yoruldum..

    Ölmek için baya vakit varken(ya da öyle olduğunu düşünüyorken) şimdi yaşamak gerekiyor aslında.. Gece huzurluydu, gece sessiz.. Düzensiz yaşamın hayat damarlarından biri de uykuyu probleme çevirmek oluyor. Evet düzensiz yaşıyorum.. Çok da dert ettiğim yok bunu.. Çevremde olup biteni algılayamıyorum bazen. Bu herkezin başına geliyordur diye düşünüyorum.. Umarım öyledir..  Ezginin Günlüğü.. İşte budur  ya.. Gerisi…

  • BU GECE

    BU GECE Bu gece hecelerim tükendi, kelimelerim berduş, cümlelerim sarhoş, hikayelerim sızmış be gece! Yazasım gelmez, okumaktan usandım, sevmelerim sevmelerim, hepsi yerli yerinde, bu gecenin manası yok rüyası çok.. Başım çatlıcak gibi oluyor, ağrıyor.. Ve bir dünya dönüyor bu gece gündüze gidiyor, nefesim kesiliyor, yüreğim daralıyor bu gece, Bu gece darılıyorum yıldızlara, zira hepsi saklanıyor…..

  • Kinyas ve Kayra

    Beni derinden etkileyen özel kitaplardan biridir Kinyas ve Kayra.. Kitabın içinde aslında üç bölüm bulunmaktadır. Birinci bölüm ikisini kapsar. Diğer bölüm Kayra vardır sadece. Üçüncü bölümde de Kinyas sahnededir.. Her sayfa zihnimizde,  film sahnesi gibi net bir şekilde oynamaktadır.. Bu yüzden hemen bu kitabın filmi çekilmeli diye düşünüyor insan.. Gerçekten de çekilse gidip zevkle izleyeceğimiz…

  • Düşünün, tek hayvanlarız! Düşünen değil!

    Muhabir “Cepheden iyi haberler gelmiyor” diyordu.. Ne bekliyordu ki? İyi haber neydi? Karşı taraftan yada bu taraftan birileri ölüyordu işte.. Ölümün hangisi iyi haber olabilirdi ki! Kanın ve vahşetin neyi çözeceğini düşünüyordu bunca budala? Şimdi öylece masamda yazı yazarken birileri ölüm saçıyor.. Ölüm saçanları geçtim, onlar zır cahil.. Benim takıldığım nokta, koca koca adamların karanlık…

  • Ölmek hiç bu kadar ızdıraplı ve zor olmamıştı!

    Ağızlarını doldura doldura nasıl uşaklık ettiklerini anlatıyorlardı.. Nasıl kabullendiklerini haykırıyorlardı sağa sola.. Anlamaktan, algılamaktan çok uzaktaydım her birini.. Akışını izlerken bir derenin, öylece süzülen balıkların saflığına gülümsüyorum.. Pek çok şey oluyor.. Dünya dönüyor.. Uyanıyoruz ya da uyuyoruz fark etmez.. Kulağımıza çalınan birkaç ezgiden aldığımız tadı hiçbir muhabbetten alamıyoruz mesela.. Ve insanlar tokalaşmaktan bile uzak iken,…

  • Bulamıyorum Bilemiyorum

    Çok kere bağırdığım oldu ancak hiç avazım çıkmadı bea abi! Evet avazım çıkmadı.. Ki ne olduğunu bilmiyorum avazın.. Ama çıkmadığını düşünüyorum. Hala içimde bir yerlerde olsa gerek.. Baktım da sözlüğe,  avaz : Yüksek ses, nara; anlamına geliyormuş! Yani benim avazım çıkmış ilginç ama çeliştim bir anda kendimle! Bu deyimi sevmedim saçma geliyor bana artık. Aslında…