Tepe takla

153464_129237507608316815150_OriginalTırmanıyorsun. Attığın her adımda ha gayret diyorsun. Ha gayret az kaldı. Kimi zaman attığın adımın hemen ardından toprağın titrediğini hissediyorsun. Biliyorsun, zemin sağlam değil. Sırtındaki yükün ağırlığı bir süre sonra adeta katlanıyor, katlanıyor, katlanıyor ve taşıyamayacağın bir hale geliyor. Omuzların yırtılıyor. Bir yandan sıcak,  diğer yandan terinin tuzu; hiç durmadan yarana saldırıyor. Ve attığın her adım titriyor. Toprak yarılıyor, çıktığın tüm tepe baş aşağı oluyor ve savruluyorsun. Yuvarlanıyorsun hızla. Durduğunda yolun yine başında olduğunu anlıyorsun. Bir hışımla yeniden başlıyorsun tırmanmaya. Yaraların kabuk bağlıyor, kabuklar parçalanıyor ve yeniden daha derin yaraların işkencesine maruz kalıyorsun. İnadın inat. Sabrediyorsun. Daha kararlı adımlar atıyorsun titrek zemine. Yaraların daha derinleşiyor. Gücün beş misli tükeniyor. Ama yılmıyorsun. Omuzlarındaki yük katlanılır cinsten değil, ama ilahi bir güce sahipmişçesine devam ediyorsun. Tepeden kayalar yuvarlanıyor sonra. Birinden zıplayarak kurtuluyorsun, öteki başını sıyırıyor. Bir diğeri ise bacaklarına vuruyor, havalanıyorsun. Sanki bir kuş misali havada süzülüyorsun ama bir kuş kadar çok duramıyorsun, ki senin kanatların yok. Yere tepe takla düşüyorsun. Üzerinden geçiyor artık kayalar. Kafan yarılıyor, kaşın kanıyor, bileklerin kırılıyor. Vücudundaki tüm sinirlerinden beynine doğru ağrı sinyalleri gönderiliyor. Beynin dağılıyor; ama sen sürüne sürüne yeniden deniyorsun. Ayakların kopuyor. Yarısında ölüyorsun!

Tek başına çıkmamıştın oysa yola.. Ufak tepelerin birinde birkaç kişi bıraktı tırmanmayı. Bir yağmurda sele kapıldı kimisi. Deprem oldu, fırtına çıktı eksildiniz. Korkular gün yüzüne çıktı, firarlar oldu. Elini tuttuğun herkes bıraktı bu inadı. Vazgeçti tırmanmaktan. Ellerin boş kaldı. Düşe kalka ilerlediniz. Ve nihayet tek başına kaldın bu yolculukta. Tek başına aldandın. Savaştın ve yenildin. Kimisi cesaret bile edemedi oysa! Senin düşlediğini aklının ucuna dahi getiremedi. Belki getirebilmiş olsa, başaracaktınız. Belki senin mücadelene ortak çıksalar tüm tepeyi aşabilecektiniz. Olmadı. Başarısızlık güçlü kılındı ve tarihe senin başarısızlığın olarak geçti. Oysa onlar kaybetmişlerdi, sen ise direnmiştin sonuna kadar. Yenilmedi hikâyen, bedenin yitip gitti sadece. Ki beden önünde sonunda yiter, aslolan mücadele etmek değil midir?

KorsanKalem 23.35 13.12.14

Benzer Yazılar

  • Saçma Sapan Saçmaladım…

    Hüznün ve kederin sardığı bedenimi alkolle uslandırdım dün gece yine.. Zil zurna tabirinin ne olduğunu anladım yani.. Bazen gerekiyor içmek ve de kendinden geçmek.. Şuan karanlık bir Amasrada laptobın yarım şarzıyla medeniyete ulaşma çabalarımı bir kenara bırakıp bu yazıyı yazıyorum. Bir anafikri ve vermek istediği bir mesaj yok, zaten yazdıklarımı okuyan da yok ve zaman…

  • Sustunuz! Hepiniz Suçlusunuz!

    Havayla paralel ilerleyen sağlığım, gece yazmama engel oldu.. Birikmiş bir yorgunluğun hastalığını yaşıyorum.. Baya bir abandım kendime.. Epey yordum, yüreğimi.. E tabi bir de ev durumu var yani annekucağında olmanın rahatlığıyla salıverdim kendimi.. Öyle gecelerdi, ateşler içinde.. Ateşim çıktığında gördüğüm bir kabus var.. Koca koca yorganlar üzerime düşüyor ve içlerinde boğuluyorum.. Hep böyle olmuştur, çocukluğumdan…

  • Olsun.. Canın sağ olsun..

    Zor olan bu gecelerin de geçmek zorunda olması.. Zor olan kahveyle ayakta kalmak, milyonlarca kelimeden bir anlam ifade etmek cümlelerde.. Zor olan aklımızı çevreleyen o kalın duvarları paramparça edip yıkmak.. Zor olan sevmek.. Sevmek zor olan.. Ama herkes kolayı seçiyor işte.. Herkes köşeyi dönüyor.. Ben yürüyorum upuzun kaldırımlarda, ben hep yürüdüm. Ben uyumuyorum ve milyonlar…

  • Maddeler…

    -Siyaset üstü olmak. Bu zamana kadar, gerek yetişme şartlarım ve yaşadığım coğrafyalar (Ankara, Mardin, İzmir, Ordu/Ünye, Bartın/Amasra, Mersin), gerekse okuduğum kitaplar ve yaptığım araştırmalar neticesinde belli bir siyasi birikim ve söz söyleyecek yetiye eriştiğimi söyleyebilirim. Şimdilerde; gençlik dönemimde ateşli savunuculuğunu yaptığım tüm siyasi hareketlerin uzağında, bir gözlemci edasıyla gözlemekteyim. Çokça kafa yorduğum ideal dünyanın, yaşanılan…

  • Kısa..Cümleler.. Kurardım..Yüklemleri Eksik!

    Yolda.. Giderken.. Araçtakiler.. Yolculuk ettiklerim.. Her biri ayrı dünyalarda.. Her biri ayrı rüyalarda.. İnsanlar.. Sağdan.. Soldan.. Yoldan insanlar.. İlerledikçe.. Kilometrelerce öteye.. Ulaşılmak.. Varılmak istenen yere doğru.. Bir şeyi almak için.. Yere doğru.. Eğilmek gibi yani.. Yani.. Demem o ki.. Yani.. Salgınken bunca hüzün.. Sokaklara.. Gözyaşı hakimken.. Yani.. Kışken mevsim.. Suskun.. Tırsak çocukların olduğu.. Ve sokakalarda bir tek…

  • İsyanım

    Şimdi İzmir’in sokaklarına yalnızlık hakim, bir sürü insan var, yürüyorlar ama yalnızlık da orada, hüzünüyle duruyor Şimdi bu kente hüzün çökmüş, ağladı ağlayacak bulut.. Çiçekçiden gül alıyor bir genç, kırmızı, kan kırmızı bir demet gül.. Kim bilir hangi güzele verecektir, Sıkıcıydı ve bulutluydu gün, Toplu taşıma araçlarındaki hüzne katıldım, herkez de çatılmış kaşlar, hüzünlü bir…