Gerisi boş gerisi nahoş..

Basit beklentilerin nihayetinde güneş sıcaklığını hissettirdi. Ve ben hala alamadığım güneş gözlüklerim yüzünden gözlerimi kısmaktayım.. Aynaya baktım da kederli bir hal takınmış gibiyim. Bugün için söylenebilecek en güzel şey kuş cıvıltılarının doğanın vazgeçilmez bir parçası olduğu kanısına varmam olarak  geçiştirebilirim. Derin betimlemelere girmeye lüzum yok. Aslında var.. Belki de kısa süre sonra bahsedebileceğimiz doğa harikaları bile kalmayacak.. Ama şimdi betimlemiyorum..

Omuriliğimin üzerinde çıkan bir sivilce canımı fena halde sıkmakta.. Zira sert bir yere yaslanmama mani oluyor ve ben bu yazıyı dışarıda bir bankta oturarak yazmaktayım.. Gökyüzü olabildiğince mavi..

İnsanın zamanı olmalı bence. Herşeyden önce, artık cep telefonu, internet ve bunun gibi bir sürü hayatı kolaylaştırdığı iddia edilen aletleri kullanıyorsak  bence günaydın mesajına günaydın yazabilecek kadar zamanımız olmalı diye düşünmekteyim. Eğer bu kadar kısa bir zamanımız bile yoksa, hayatımızı gözden geçirmeliyiz kanımca..

Hiç boya yaptınız mı? Ben çok yaptım. Ki hala da sık sık yaparım. Gerçekten ruhu dinlendiriyor boya yapmak.. Eğer bir odanız varsa bir patlak boya alın ve boyayın(hiç boya yapmamış insancıklara).. Hoşunuza gidecektir.. Ha sakın eldiven falan kullanmayın, o elinize boyanın bulaşması gerek.. Üstünüze de eski bir kıyafetinizi giyin ve öyle yapın tabi ki de..

Sanırım sıcak havalar bana olumlu şeyler yazdıracak.. En azından KorsanKelam bölümü için bu şimdilik böyle.. Ama tabiki de hayatın ne getirip ne götüreceği bilinmez.. Yani garanti veremiyorum.. Düşünsenize belki de son yazım, kim bilebilir? Neyse..

Bu aralar alkolle ilişkileri farklı boyutlara götürdük, sanırım ilişkimizi gözden geçirme vaktimiz geldi. Tabi bizim ilişkimizde ayrılık olmaz kısa vedalar, uzun vedalar olacaktır.. Yani bunun ayrımını yapmaya karar verdim. Alkollüyken kimseyle konuşmak istemiyorum, bu yüzden artık telefonu saklıyorum:D sabah bulmak güç olsa da, evde deli gibi telefon aramak da deliliğin farklı bir yanı olsa gerek..

Şuan hayatın nasıl ise, yani nasıl bir insan olduysan bu zamana kadar bunların iki nedeni vardır. Yaşanmışlıklar ve Yaşanmamışlıklar..  Bu yüzden kimseyi hal ve tavrı yüzünden  ve de bakış açısı yüzünden yargılamayın.. En azından beni! Sıradan bir adamım, ve sıradışılara hiç mi hiç merakım yok.. Yapmak istediklerim ve yapabileceklerim vardır. Ve tabi ki yapamayıp da zorlayacağım işler..  Ama bana kimse sakın demesin, ne kadar boşsun diye! Zira sen ne kadar dolusun be adam?  Belki benim kabım çok büyüktür ve ben ne kadar uğraşsam da dolduramıyorumdur ve de senin kabın küçüktür en ufak hareketinle doldurmuşsundur! Dünya herkeze göre görecelidir. Tabi ki doluluk da! Yani çok para kazanmak isteyen vardır, makam mevki derdine düşen vardır, en güzel yemekleri yemek isteyenler vardır, çok kadınla birlikte olmak isteyenler vardır, profosörlüğün en uç noktasına ulaşmak isteyenler vardır, yani vardır da vardır.. Benim beklentilerim ve arzularım hiç uç noktalara ulaşmadı. Ama böyle iyi. Gerisi boş gerisi nahoş..

KorsanKalem 16.05.11/12.40

Benzer Yazılar

  • Gün yeniden sevme zamanıdır..

      Henüz hiçbir şeyin farkında değildim o zamanlar. Mardin’de Atatürk İlkokulu’na gidiyordum. Askeri servis tedirgin bir şekilde bırakırdı bizi okula.. Ve okuldaki çocuklar, hayranlık ya da öfkeyle seyrederlerdi okula girişimizi.. Eskiden sigaraya benzer sakızlar vardı, şimdi var mı bilmiyorum.. Okul kantininde satılan o sakızdan bir tane alabilmekti en büyük derdim..Bir de sınıftaki Zeynel’den dayak yememek…

  • Evlerin kederli kaderi…

    Evlerin kederli kaderi… Evleri insanlar yapar. Evlerin kaderlerini de yine insanlar belirler. Mesela, ben bu yaşıma kadar onlarca ev değiştirdim. Onlarca evin duvarlarında, pencere kenarlarında, balkon demirlerinde, mutfak dolaplarında bıraktım parmak izlerimi. Ne kadar temizlerse temizlesinler, duvarlarını onlarca kat boyasınlar; yine de duracaktır parmak izlerim. Saç tellerim elbet saklanacak bir yer bulacaktır. Matkapla deldiğim deliklerin…

  • Aslında..

    Aslında ben böyle anlarda susmayı yeğlerim, Genelin yaptığı bir davranıştır belki Belki de değil! Aslında insanlar tutarsızdırlar, Genelin bakışıdır bu belki Belki de değil! Aslında aşk bir kurmacadır, Genelin bakışıyla duygusal bir paradigma, Belki de öyledir! Aslında amacı olan insanlar amaçsızlara göre daha bir şanssızdırlar. Zira bir ömür tüketebilirler amaçları uğruna.. Bir sevdadan vazgeçebilirler, bir…

  • Beklerken

                      Bekliyorduk.. Öyle inandırmıştın.. Yemeği bekler gibiydi bekleyişimiz, güneşin doğuşunu bekler gibiydik.. Hani dik bir yokuş vardır, onu geçmek için ofuldaya ofuldaya yürürsün ya ki aslında bu da o yokuşu geçmeyi bekleme durumudur.  Yani hareketlisindir; ama hareketin bir amacı beklediğin içindir.. Bekliyorduk.. Çünkü öyle inanmıştık.. Öyle inandırmıştın..                 Sonra yağmur yağdı.. Gökyüzünün maviliğini lanet…

  • Dostlar biriktirdim; ince, zarif, tertemiz yürekli…

    Günler saman alevi gibi geçmekte. Geriye bakınca ne çok hikaye yitmiş ya da içimizde bir yerlerde kalmış, biriktirmişiz eski hikayeleri… Dünya dönüyor, yazma ve yaşama telaşlarımız içinde bir sürü dost ediniyoruz. Eski dostlukların o tatlı nüanslarını yakalamak belki güç. Belki çok uzağız birbirimizden. Ama insan attığı adımların sorumluluğunu bildiği takdirde; yani insan olmanın bir sorumluluk…

  • Gece akan gözyaşımın hesabını vereceksin; Hayat..

    Kimseye Etmem Şikayet    Seher Vakti (Bu yazı iki şarkının eşliğinde yazılmıştır.) Hiçbir şeye kızmıyorum ben. Gücenmedim de.. Ben kendime de kızmıyorum. Belki biraz suçluyumdur. Herkes gibi olabilirdim. Umursamadan insanları, hayatı, çocukları, aşkları; günümü gün de edebilirdim. Ben sevdim her şeyi.. Değer verdim, her elini sıktığım insana.. Nefes alan, doğan, çiçek açan her şeye gıpta ettim….