Kısa..

Ya çok erkendi, ya da çok geç. Evet gelmiştik dünyaya ve bu kokuşmuşlukta tıkanıp kalmıştık..  Bozuktu herşey, ve gramafonda eski bir plak çalıyordu.. Gereksiz bi ayrıntıydı hayatın karmaşasındaki, aşk.. Ve uzmanlar tahminlerini sunuyorlardı TV kanallarına. Ki ben olasılıklardan nefret ederim! Yalnızlıktan da!

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Ağlamalı kusmalı horlamalı bir yolculuğa denk geldim..

    Malum filmde bir sahne var ya, eleman sigara için bir eve giriyor.. Gençler de ruh çağırma modunda, eleman nedendir hatırlamıyorum ama bembeyaz, haliyle içeri girince bizim gençler altlarına kaçırıyorlar korkudan.. Eleman arkadaşlarının yanına dönünce ” Abi bir tarikata denk geldim, işemeli sıçmalı bir ayin yapıyorlardı” deyip beni öldürmüştü:)  Bizim uzun yolculuğa da o filmdeki sahneden ilham…

  • Charles BUKOWSKİ (Heinrich Karl Bukowski)

    Nerede doğduğunu, ne zaman öldüğünü burada yazmanın bir önemi olduğunu düşünmüyorum. Dileyen okurlar, internet ortamından çok rahat bir şekilde ulaşacaklardır bu tip bilgilere. Bir yazarın, bir düşünürün, bir aydının ya da bir siyasi liderin bu gereksiz bilgilerine takılıp özü gözden kaçırmanın en büyük gözlem hatası olduğunu düşünmüşümdür.. Beat Edebiyatı denilince akla gelen önemli yazarlardandır Bukowski…..

  • Yorma kendini boşver.. Muhim değil..

    Koca bir sinek, karanlığın içinde ışıldayan ekrana yapışıverdi.. Günümüz aşklarının temel prensibi de bu basit ışıldama olayının örnek alındığı bir sisteme dayandığı kanısındayım.. Yani Leylalar Leyla değil, Mecnunlar ise mecnun.. Kimse kalıbının adamı olamadığı gibi, aşkın da içini dolduramıyor artık.. Sahte gülüşlere indirdiğimiz hayatların kısa kesitlerinin fragmanlarını seyretmekten öteye gidemiyoruz.. Oysa izlediğimiz şeylerde bile adımız…

  • Gece Vakti

                Ve günü geldiğinde ölmelerin, önce aşkları gömmeye başladılar.. Bir şarapçının şişesinde içmediysen aşkı boşuna yitmişsindir zaten.. Ve çocuksan sevmelerde, daha anlamamışsan yani seni ne kadar sevdiğimi, ölmeme bile ağlamayacak olman ne acı.. Dünya dönecek, yeni şişelerde yeni şaraplar içilecek.. Ve yeni kadınlar, yeni ve bir o kadar eski adamlara aşık…

  • Uyuyan Adamlar, Uyuyan Kadınlar ve Uyumayanlar..

    Soğuk bir yaz akşamı ya da kıştan kalma bir gün sonu, Sıcak yataklarına çekiliyordu milyonlarcası.. Bazılarıysa, uyuyamamaktaydı.. Gün ışığının yerini tutamayan, solgun bir ampulün yanı başında delice yazanların ötesinde, karanlık sokakların soğuk duvarlarına yaslanarak sızmaya çalışan o ayyaşların hüzün saçan kokusuydu içimizdeki.. Kırıktı her şeyimiz.. Kalplerimiz, gözlüklerimiz, tekerlekli sandalyelerimiz.. Hayat kırıklıklarını, zamanın kırılmalarıyla birleştirdiğimiz şarkıların…

  • Biz dağ adamları; çok yorulduk!

              Ruhundan orospu çıkan bir güruhtuk Şapkadan tavşan çıkaran zihniyete inat Deştiğimiz her toprak parçasından kemik parçaları çıkıyordu Çaresiz eşlik ediyordu rakımıza sigara hazretleri Bir gün daha nihayete ererken, Kaç kadının canına mal oluyordu erkekleri? Ve tüm bu erkekler, öldürdüklerine inat bir kadın tarafından dünyaya getiriliyordu… Adını bilmediğimiz ülkelerde insanlar, insanca…

2 yorum

  1. Şemsiye yapımcıları
    ıslanmaktan
    tek kişiyi koruyacak genişlikte
    kesince kumaşları
    yağmur değil
    yalnızlıktır yağan.sunay akın.

Yoruma kapalı.