Ağlamalı kusmalı horlamalı bir yolculuğa denk geldim..

Malum filmde bir sahne var ya, eleman sigara için bir eve giriyor.. Gençler de ruh çağırma modunda, eleman nedendir hatırlamıyorum ama bembeyaz, haliyle içeri girince bizim gençler altlarına kaçırıyorlar korkudan.. Eleman arkadaşlarının yanına dönünce ” Abi bir tarikata denk geldim, işemeli sıçmalı bir ayin yapıyorlardı” deyip beni öldürmüştü:)  Bizim uzun yolculuğa da o filmdeki sahneden ilham alarak bu başlığı attım..

Bayram arifesinde yola çıkarsan böyle olur. Açıkçasını söylemek gerekirse, İzmir’den Bursa’ya kadar olan etap biraz iyiydi, yanımda kimse yoktu en azından.. Ama fulleyince otobüsü işte işin içinden çıkılmaz hali ortaya çıktı.. Ortalardaydım otobüsün, en arkadan bir abla voşşş ve bunun gibi farklı tonlarda bir çıkarma işlemine başladı.. O bölgedeki bir çift hemen kalkıp bizim yaımıza geldiler, sanırım bir süre basamaklarda seyir ettiler.. Ama abla öyle böyle haykırmıyordu yani.. Şöför de dahil herkez irkiliyordu, sanırsınız göstericileri ıslayan panzerlerden atılan suyun sesi 🙂 Neyse, insanlar farklı tepkiler verebiliyor, gözlem yaptım..

Öncelikle hayatımda gördüğüm en dangalak, en mal, en salak ve bildiğiniz türevde sıfatların oscarını alacak bir muavine sahiptik.. Arkamda oturan genç kızlara mı hava yapıyordu(yada yaptığını sanıyordu) yoksa genel hali mi buydu anlamlandıramamıştım.. Ama tabi yaptığı onca artistik patinajdan sonra kusan bir yolcuya ne yapabileceği konusunda tıkanıp kalmıştı. Burnunu kapatmakla yetinmiş ve salak salak sağa sola bakınmıştı. Benim uyarımla poşet ve kolonyalı mendil verdi, nihayetinde.. Ben kapattığım havalandırmayı geri açtım.. Ama abla durdurak bilmiyordu.. Ben hiç öyle uzun soluklu kusmadım.. Yol boyunca voşş:) Sonra arada gelen sesin de etkisiyle duruma biraz mizahsen kattım hayal dünyamda.. Düşünsenize bir otobüste herkez kusuyor:) Olmaz diye bir şey yok valla.. Ve o bizim aptal muavin de o otobüste:) Tam komedi filmine yakışır sahneler olur fikrimce:)

Ayrıca önümde oturan bir amca vardı, Manisa’da dahil oldu otobüse.. İki de bir telefonu çalıyordu.. Melodi hani varya ölürüümm türkiyem şarkısı, onun zurnayla çalınmış hali:) telefon her çaldığında zurnanın zırt dediği o anda otobüsün ortasına çıkıp deliler gibi oynayasım geldi:) ilginç bir adamdı:)

Koltukların arkasına konulan ve her harekette mal gibi takılıp kalan, sinyali kesilen o ekranları alıp münasip yerlerine sokmalarını öneriyorum o yetkililerden! Eskiden 3 tane film konulur topluca gülerdik ve küçüktük, anlatılan o yanlış kaset hikayesi “ya olursa” diye hep merakla izlerdik başlayan yeni filmi.. Ama şimdi bir halt bile izleyemiyorsun.. Bir kanalda “Vali” filmi vardı onu yakaladım heyecanlı bir anında kesildi çok bozuldum!!

Koltuğumu yatırmayı sevmiyorum zira uzun boylu olduğum için benim önümdekinin de yatırmasına katlanamıyorum. O yüzden dimdik koltukta uyuma çabalarım boynumun bana yeterince küfür etmesine neden oldu.. Ama napayım insanları rahatsız etmek huyum değil!! Ama yanımdaki amca öyle böyle değil.. Adam yatırdı koltuğu, arkasındaki hanım abla ofuldadı pofuldadı ama sonra bir baktım ki bizim amca horluyor. Arkadan birde bebek ağlaması girdi bir de voşşş 🙂 Ben Cem Yılmaz gibi fırlayacağım koridora “Haydee gidelum Hayde haydee gidelum hayde haydeee”:) Ama bununla bittiğini sanıyordunuz değil mi? Hayır bitmedi:) Ne yazık ki! Amca birçok şeyi birlikte yapabiliyordu, horluyordu, uykusunda sıçrıyordu ve bana tekme atıyordu.. Sol bacağıma yediğim tekmenin haddi hesabı yok.. Evet resmen tekmelendim:)

Voşşş 🙂  Çok kustu ama, ben bir ara organı falan çıkarcak dedim.. Çıkarmadı ama.. Başta kızmıştım kendime aldığım kitaplardan birini valize koymasaydım diye ama sonra bakınca okumak için pek de uygun değildi ortam..

Nihayetinde Amasra’ydı.. Yorgun bir halde valiz ve aneyin hazırladığı süpriz koliyle birlikte evin yolunu tuttum..

 

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Sev de; seviyorum zaten..

    Kayboluyordum soğuk loşluğunda gecenin.. Anlaşılmaz ve anlatılmaz ızdıraplar içindeydim.. Hiç bu kadar yenilmemiştim, hiç bu kadar darılmamıştım ben.. Koskoca bedenim büzüşüp küçücük kaldı. Ve kaybederken bilincimi, acının dayanılmaz eşiğinde dans ediyorum.. Beni herkes gibi anlamıyorsun, beni herkes gibi yargılıyorsun.. Oysa sen kıymetlisin, oysa sen beni annem kadar tanıyan tek kadınsın.. Şimdi yağmurlara eşlik mi edeyim…

  • Borsa..

    Az biraz paran oldu mu düşünürsün hemen, ne yapmalı? Kimi har vurup harman savurur. Kimi yastık altıcıdır, kimi yabancı paraya çeviriverir hemen kimi altına.. Kimisi de hisselere,lotlara.. BORSA!! Her gün binlerce kişi alır-satar, zengin olur-batar.. Borsa bir gece de imkansızı yaratırken, bir gece de yokoluşun simgesidir. Hisslere düşer-çıkar.. Lot lot alınır, lotun bir fiyatı vardır…..

  • Sevgi Manifestosu-1

    Gecenin beş para etmediği, gündüzün önemsenmediği; yarının belirsizliği, dünün gereksizliği ve sayısız nedenin sırtımıza her geçen günün ardından daha da abanmasının bir sonucu olarak; var olma nedenlerimizi unutup gereksiz bir hayatın bir figüranı olmayı kendimize uygun görmüş olmaktan utanıyorum. İçinde bulunduğumuz durum, içinden çıkılması güç olan bu bataklık adeta içsel duygularımızı kemirmekte ya da bir…

  • Yolumuz açık ola..

                    Bizim yazıya başlama sürecimiz, ülke koşullarının bir yansıması olarak ortaya çıktı.. Seksenlerin kuşatılmış gençliğinin apolitik olmayan yanıydık bizler.. Hayatı sorgulayarak yaşadık ve hayat desturumuz hep buna odaklı oldu.. Yani dimdik yürünecekse bu engebeli yolda, yine bunu bizler başaracaktık.. Başarmak zorundaydık.. Okuduğumuz kitaplar ve edindiğimiz ülke ve tabi ki…

  • Biliyorsun..

    Birkaç hüzünlü şarkıydım ben, Sense gözyaşıydın.. Hep kavuşuyor, hep sevişiyor,  arada dövüşüyorduk.. Güneş eşlik ediyordu gülüşlerimize, Yağmur meydan okuyordu hüzünlerimize, Sonbahar geliyordu ayrılıklarımıza, Biz baharı düşlüyorduk.. Üzerimizde bir şey yoktu bulutlardan başka, Ve sen gülümsüyordun yanındayım diye.. Özgürce yaşadığımız ne varsa aldılar biliyorsun! Ben düşünüyordum ve senin için korkuyordum sadece.. Sonra bir çocuk gülümsüyordu sokağın…

  • Ülke Kurtaracaklara ve Yücelteceklere Öneriler..

    Bir işe girişiyorsanız eğer, bence öncelikle insanları sevmekle başlayın. Empati aslında bu dünyanın çözüm noktası.. Keşke herkes empati kurabilse.. Dünya adil değil ve hiç olmadı da.. Bu yüzden herkese karşı anlayışlı ve sabırlı olmak gerekiyor.. Bu yol uzun, bu yol meşakkatli.. Ne kadar iyi şeyler yaparsanız yapın anlaşılmayabilirsiniz de.. Bu ihtimal dahilinde.. Ya da sizin…