Büyüdükçe küçül oğul..

Çok da önemli değildi aslında hayat.. Yaşanılası ve görülesi şeyler dışında.. Monotondu yani.. Basit bir hikaye.. Doğum ve ölüm arasındaki kısa soluklanış..

Buz gibi denizine gireceksin hayatın, zira gerçekliktir soğuğun sana hissettirdiği.. Titreyişin de basit bir tepkidir.. Ama korkunun aldığın nefesin bir zerresinde var olduğunu bilmelisin.. Misal aşk.. Yavaş yavaş öldürür insanı ve  hissetmezsin bile.. Ve yine misal şarap.. Sarhoşluğuyla büyüler seni ve öldürür bedenini.. Kötü şeyler hep zaralıdır biliyorsun. Bu bir ceza gibidir zaten.. Bir bedel..

Ölümden korkarak yaşıyor insanlar ne beter ne hüzünlü bir bekleyiş, yazık.. 

Gözümü sahile dikiyorum ve dalıp gidiyorum.. Bir gemiye atlamak ve ayrılmak geliyor kara parçalarından.. Okyanusun en ortasında, alabora olma riski taşıyan bir gemide, bir tafya olmak geçiyor içimden ve o fırtınada dahi içmeyi amaç edinmiş bir kopuklukta yaşamak istiyorum, acayip.. 

Uzun zamandır içmedim, sanırım onun özlemi olsa gerek.. Havanın bulutu canımı sıkıyor, çıkıp yüzmek istiyorum ve bir karpuz bir peynir ve bir ekmek alacağım.. Özledim bu üçlüyü.. İnsan özlüyor.. Aslında birgün de çoktur ayrılıkta, bir saat de.. Hele hele aylar yıllar.. Ömre bedel.. Zordur özlemek ama değişiktir işte..

Bu arada başlıksız yazılardan nefret ediyorum, bir başlığı olmalı diye düşünüyorum.. Ki önemlidir, özet gibi ve merak uyandırır başlıklar, bunu önemsiyorum.. Bir radyo projem vardı hala var, bir hikaye yazıyordum hala yazıyorum ve hala ev arıyorum.. Yani çok bişey değişmiyor hayatımda, ama seviyorum..  Bence insan umutsuzluğuna umutla baktığı ve mutsuzluğuyla mutlu olduğu zaman gerçek huzura erişecektir.. Bu benim fikrim, büyük bir proje falan değil.. Büyük maçlarda hiç galip gelemeyenlerle beraber oturmak her zaman daha huzur vermiştir bana.. Bir masada kişi başına düşen çatal sayısı birden fazla ise ;iğrenirim o masadan.. Sokak çocuklarının gözlerine bakarım, her çocuk gibidir onların da gözleri.. Ve nereye gelirsem geleyim bir büyüğün sözünü hiç unutmam ” Büyüdükçe küçülün..” 

Büyüdükçe büyüyen iktidarlarınız sizin olsun!

Büyüdükçe büyüyen gücünüz sizin olsun!

Yandaşlarınız, soydaşlarınız,arkadaşlarınız sizin olsun!

Hazineniz, paranız,markanız sizin olsun!

Bana ve benim gibilerin payına düşen, bu ülkenin tertemiz topraklarının bir köşesinde 1,90′ lık mezar olsun! Efendiler, zalimin yanında çoktur gezenler;  önemli olan mazlumun yanı.. Allah’ı kullanıp zulm edenler; mazlumun intikamı çok acı olur..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Herkes içer ve herkes..

    Hava ilerleyen saatlerde soğumakta.. Ve benim ilerleyen yıllarla kaşlarım çatılmakta.. yalnızlığa övgülerle sövgüler arasında, koca bir gökyüzünü izlerken, bir yıldızın kayabilme oranlarına da kafa yoraraken, ömrün yitip gidişini selamlıyorum.. Öyle katıksız öyle aç ve muhtacım ki sevgiye! öyle böyle değil! gece ışık saçan herşeye lanet okurken sokakalarda, dönüp dolanıp girdiğim o rutubetli odada, kırmızı ışıklı…

  • BU GECE

    BU GECE Bu gece hecelerim tükendi, kelimelerim berduş, cümlelerim sarhoş, hikayelerim sızmış be gece! Yazasım gelmez, okumaktan usandım, sevmelerim sevmelerim, hepsi yerli yerinde, bu gecenin manası yok rüyası çok.. Başım çatlıcak gibi oluyor, ağrıyor.. Ve bir dünya dönüyor bu gece gündüze gidiyor, nefesim kesiliyor, yüreğim daralıyor bu gece, Bu gece darılıyorum yıldızlara, zira hepsi saklanıyor…..

  • Ölüm hüznü çok yapmacık, öyle değil mi?!

                    Oluk oluk kan kusuyordum.. O an kızılcık şerbeti içmiş olmayı yeğlerdim.. Ağır ağır ölüyordum ve ölümüme ses çıkaracak ya da ölümümü durduracak kimse bulunmuyordu.. Her gün yuttuğum onca hap, çektiğim bunca ızdırabın nihayetinde ölecek olmam mide bulandırıcıydı.. Yarım saat fazla yaşamamı sağlayacak bir tedavi üzerinde çalışıyorlardı doktorlar ve…

  • Aciz

    Tutarlı olamıyorum ne yaparsam yapayım. Mesela sigara izmaritlerini kimi zaman atmasam da yere çoğu zaman fırlatıp atıyorum umursamazca! Bir umut yaşıyorken dünyada, umutsuzluğun dibinde buluyorum ellerimi Ki ellerim dokunmaya kıyamaz çiçeklere… Yüzüme bakıyorum uzun uzun, çizgilerin anlattığı derin kederlerle yüzleşiyorum. Bakmadığım zaman aynalara, yaşadığıma bile inanmıyorum kimi zaman.. Bir sürü dağınıklık benim ömrümün özeti, bir…

  • Sallama Çayın Buğusuyla..

    O güzel kadınları, o yakışlı erkekler götürdü ve sokağa yalın ayak çıkan bir çocuk gibi çaresiz bıraktı bizi bu şehir.. Kumsala koştuk birileriyle.. Üstümüzde hiçbir şey yoktu.. Çırılçıplak özgürlüktü bize sunulan ve bileklerimize kadar kilitlenmişken bu dar boğaza lanet okuyorduk.. Kırılan umutlarımızı bir bir toparlayıp çöpe atıyorduk, yarı baygın vücutlarımızla.. Bir kadın tutup elimi vücudunun…

  • Gözlerim kapalı..

    Bu yaşlar da silinir gider elbet.. Bu dertler de tükenir. Düşmek yaralamadı ki beni. Yediğim yumruklar acıtmadı hiç. Yediğim tokada gocundum ben sadece. Duyduğum söze darıldım. Çok gibi hissedip, yok olduğumu öğrendim. Bu düzen de sürer gider böyle.. Günlerin ardın sıra gittiği gibi. Hiçbir şeyin tadının olmadığı gibi.. Bayat bir çay gibi.. Bozuk bir saat…