Gözlerim kapalı..

kokk

Bu yaşlar da silinir gider elbet.. Bu dertler de tükenir. Düşmek yaralamadı ki beni. Yediğim yumruklar acıtmadı hiç. Yediğim tokada gocundum ben sadece. Duyduğum söze darıldım. Çok gibi hissedip, yok olduğumu öğrendim. Bu düzen de sürer gider böyle.. Günlerin ardın sıra gittiği gibi. Hiçbir şeyin tadının olmadığı gibi.. Bayat bir çay gibi.. Bozuk bir saat gibi..

Zaman diyorlar.. Zaman her şeyin ilacıymış.. Ben bıraktım artık.. Derdimi anlatacak kelimelerim, beni anlayacak insancıklarım kalmadı. Vazgeçtim tüm benliğimden.. Hani akarsuyun coşkunluğunda süzülür gibi gidiyorum.. Düştüğüm bu bataklığın içinde kımıldamadan batıyorum. Annem arıyor arada.. Hüzünlü, telaşlı, kederli annem.. Biliyor yaşadıklarımı.. Onu üzmeye hakkım da yok biliyorum, ama anne bu üzülüyor..

Bütün savaşları kaybettim ben.. İyiliğe dair ne varsa içime gömdüm.. Soğuk bir evin, nemli bir odasında yaşıyorum. Gocunmuyorum bu günlerden.. Yenilgiyi içselleştiriyorum sadece.. Ama eskiye dair hiçbir şeyi duyamıyorum bile.. Bir kere ölünce insanın içi, bir daha açmak istemiyor gözlerini.. Modern şehirlerin insanlarının anlamadığı bir şey bu.. Anlamayacaklar da.. Üç kuruşluk hikayelere dönüştü sevdalar.. Adi düzüşlere dönüştü karanlık odalarda.. Emekti hani sevgi? Mücadeleydi, kavgaydı! Ödlek tenlerin kirli sohbetlerinde kahkahalarla süslediler.. Sahte gülüşlerin büyüsüyle gizlediler tüm pisliklerini! Doğru konuşmaya cesareti bile olmayanların elinde çocuk oyuncağına çevirdiler aşkları.. Şimdi ne desek, ne söylesek; ne haklı ne de mutlu olmayı becerebileceğiz! O yüzden susacağım her defasında.. Ve sırt çantamı alıp gideceğim, hiç bilinmeyenlere.. Vazgeçmek öyle olmaz diyeceğim. Susmak öyle olmaz.. Ölmek öyle olmaz!

Her şey boka sarıyor.. İyiye gitmiyor hiçbir şey.. Ve her geçen gün daha beterini görmekten sıkıldım artık.. Derdimi anlatacak birilerini aramaktan.. Susmaktan, ağlamaktan, yorulmaktan sıkıldım artık.. Her kaybedişin ardından, güçlü gibi görünmekten yoruldum artık.. Suçlanmaktan, aldanmaktan ve anlamsız gülmekten insanların suratlarına.. Kendimden ve duvarlarımdan, ince düşündüğüm her şeyden yoruldum artık.. Bir metro istasyonunda kalbimi serdim raylara ve tren basıp gitti.. Kaçırdım o treni ben.. Şimdilerde, değersiz yaşamımın karanlığında, kararlılıkla yaşamımı sürdürüyorum.. Gözlerim kapalı..

KorsanKalem 00.00 31.03.2014

Benzer Yazılar

  • Aksilikler yüzünden

    Masadaki tabaklara, bardaklara, çatal ve kaşıklara bir süre gözlerimi dikip baktım. Hepsi kirliydi. Sonra aynaya bu kadar uzun bakamadığımı düşündüm. Tek bunu da düşünmedim aslında. Bir sürü şeyi düşündüm. Yazamayacağım, yazdığımda yatak döşek ağlayacağım şeyleri düşündüm. Ne kadar yalnız kalabilirim daha? Ne kadar daha aynı filmleri açıp izlerim sızana kadar? Yeni filmlerin muhteşemliğine inat, insanların…

  • Susam..

    Bir saattir ekran açık öylece bakıyorum.. Ne yazmalı diye. İlk olarak sağlıktan falan bahsetmeyi düşündüm sıkıcı geldi. Zira her sabah evlerimize saçma kutulardan sağlıklı yaşam önerileri sunuyor, yetkililer.. Aşktan da bahsetmiyeceğim. Sıradanlıktan uzak yazmak istiyorum bugün.. Nisan vasat geçiyor, yazınsal olarak.. Ama bir yazar daha katıldı sitemize. Madam Hale.. Güzel şeyler bekliyorum. Bakalım merakla köşesindeki…

  • Sıçarken denizin içine, kirli bir mavilik çekiyordum içime.. KK

    Bir papatyanın üzerine çamurlu botlarınızla bastığınızdan beridir kirlidir yeryüzü.. Ve barış hayalleriyle yapılan tüm savaşlar kutsanmıştır.. Oysa barış, her yurttaşın doğumundan ölümüne kadar dinlemeye ve özlemeye muhtaç olduğu belki de tek hayaldir.. Köşe başlarını tutan o karanlık adamların bir eseridir dünya.. Ve yaratım süreci anlamsızdır.. Sınavlar ve kurallar.. Sadece müzik vardır, masmavi gökyüzündeki sonsuzluktur, yaşam…..

  • Lutfiye Cafe’ye ve Şanver 1933’e ESEN’likler dilerim!

    Bizler yanlışa karşı sustukça, bizler güçlünün karşısında başımızı eğdikçe; bu dünyaya dair olan kötülüklerin üstesinden gelme şansımız gitgide azalıyor. Aslında ne güzel yaşarız şu dünyayı… O kadar bol ki her şey! Aç da yatmayız, üşümeyiz de, evsiz de kalmayız. Ama bunu görebilmek, bunu anlayabilmek ve sevgiyi çoğaltabilmek güç! Hele hele yıl olmuş ikibinonaltı! Küçücük bir…

  • Denizin hissettirdikleri…

    “Eksik bir şey mi var, anlayamam?  Bak çayım sigaram, her şeyim tamam” Ufak ufak inandırdık kendimizi.. Usul usul kandık yalanlara.. Denizin kenarındasındır.. Rüzgarın taşıdığı deniz kokusu içine işler.. Köpüren dalgalar ve martıların haykıran sesleri.. Huzur.. Sayısız kum tanesinin içerisinde, bir deniz kabuğu gözüne çarpar. Alırsın eline o deniz kabuğunu.. Hafif saydam, kırılgan beyaz.. Ona göre…

  • Başlık bulamadım bea abi!

    Uykuya yenik düşmek ne beter bir haldir, oysa ben uyuduğum dakikaları boşa geçirdiğimi düşünüyorum. Bu da ir hayli canımı sıkıyor. Evet, uyumadan da olmuyor ama keşke olabilse.. Yarın sınavım var ama umrumda bile değil.. Akşam büyük bir içme etkinliği yapacağız, iyi sarhoş olacağıma garanti verebilirim.. Sarhoş olmak güzel ne olursa olsun ertesi günki nöbet servisine…