Yarım Kalmışlık, Kin, Delilik Üzerine, Vs.

Ne yaşarsak yaşayalım, hep bir yarım kalmışlık var farkettiniz mi bilmiyorum. Zaman geçiyor, ama birşeyler eksik.. Bulmacanın hep bir karesi boş.. Yap-bozun bir parçası eksik.. Gülüşlerin bile kahkalarında farklı bir ton..

Sıkılıyorum, monoton geliyor bazen hayat ki öyle.. Bir amacımız olmalı, yani bir şeyler katmalıyız hayata! Herkez öyle yada böyle aynı hayatı yaşıyor, tabi standartları farklı.. Zengin-fakir.. Ama hep aynıydı hayat, doğup büyüyecek evlenecek çoluk çocuk sen yaşlanırken, büyüyecek çocukların yada büyürken çocukların, sen yaşlanacaksın.. Ardından göz yaşı birkaç dua.. Herkezin indirgenmiş hayat tarzı bu..

Burada bir deli var.. Bir akıllı.. Yani insanların verdiği sıfat deli.. Bence farklı biri.. Geçenlerde yanımdan geçerken; “Hocam iyi günler!” dedim. Yanıma gelerek; ” Pardon, hocam dediniz ama sizce ne hocası olabilirim?” dedi.. Biraz afalladım.. O anda elindeki kiraz poşedi yere düştü ve ayağıyla hamle yaparak aldı onu. Ve dedi ki ” Acaba ayağıyla poşet alma hocası olabilir miyim?”. Ve güldü. Ben de ” Sadece bir sesleniş olarak hocam dedim” diye yanıtladım. Gülümsedi ve çıplak ayaklarıyla yoluna devam etti.. Kışın etek giyen, yarı çıplak, uzun saçlı-sakallı değişik bir adamdı.. Umursamadan yaşıyordu hayatı ve mutluydu.. Kendini bu hayatın çıkmazlarından soyutlamıştı ve bizler farklılıklara karşı takındığımız tavrı yine hoyratça kullanarak, deli demiştik o adama! Asıl büyük delilik bu!

Kendini kandırmayı amaç edinmiş, etik değerlere sıkı sıkıya bağlı, kuralları  ve yasaların değişmez savunucusu olan insancıklar egemen bu hayata! Ve bu hayatı çekilmez yapıyor!  Oysa ben paranızdan, aptal kutunuzdan, yalancılığınızdan, dinlerinizden, sistemlerinizden, düzensiz düzeninizden, düzen hastalığınızdan, ahlak masalarınızdan, bezirganlarınızdan, cellatlarınızdan, hakimlerinizden,hakemlerinizden,sizden nefret ediyorum maskeli oyuncular; insancıklar…

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Gece Vakti

                Ve günü geldiğinde ölmelerin, önce aşkları gömmeye başladılar.. Bir şarapçının şişesinde içmediysen aşkı boşuna yitmişsindir zaten.. Ve çocuksan sevmelerde, daha anlamamışsan yani seni ne kadar sevdiğimi, ölmeme bile ağlamayacak olman ne acı.. Dünya dönecek, yeni şişelerde yeni şaraplar içilecek.. Ve yeni kadınlar, yeni ve bir o kadar eski adamlara aşık…

  • aqfadvfn:D (ilginç bir başlık seçme gerekliliğinden midir, yoksa azıcık delilik belirtileri mi göstermekte yazar??)

    Ve insanlar yavaş yavaş gecenin sessizliğine karışırdı. Gökyüzünde kızıl tonları.. Deniz çarşaf gibi.. Birer ikişer yanmakta ışıklar.. Daha yıldız yok gökyüzünde.. Uzanıp tutamazsın yani.. Henüz düş görmemiş  denizkızları..  İnce bir yoldu hayat.. Kiloluydum, hep taştım yollardan.. Kalıplar yapılmıştı hayat için, kırdım kalıpları hep, sığamadım daracıktılar..İzliyorum da çevremi, yollara sığmak için türlü dolaplar dönüyor, kalıplara sığmak…

  • Yeni bayramlar ve İnsanımız

    Sıkıcı bayramlar yaşıyoruz artık.Hani hep denir ya nerde o eski bayramlar diye:) Aynen öyle. Herkes tatil planları yapıp bir yerlere kaçıyor ve sonuçta maneviyatı olması gereken bir süreci farklı bir şekilde değerlendiriyoruz. Zaten halkımız tatilleri,izinleri,yatış işlerini çok seviyorlar! Bir işten nasıl kurtulabiliriz, nasıl kaçarız, nasıl beleşe getiririz sorularına kafa yormayı çok seviyoruz milletçe! İlkokul 3….

  • Sallama Çayın Buğusuyla..

    O güzel kadınları, o yakışlı erkekler götürdü ve sokağa yalın ayak çıkan bir çocuk gibi çaresiz bıraktı bizi bu şehir.. Kumsala koştuk birileriyle.. Üstümüzde hiçbir şey yoktu.. Çırılçıplak özgürlüktü bize sunulan ve bileklerimize kadar kilitlenmişken bu dar boğaza lanet okuyorduk.. Kırılan umutlarımızı bir bir toparlayıp çöpe atıyorduk, yarı baygın vücutlarımızla.. Bir kadın tutup elimi vücudunun…

  • Yılların Getirdiği..

                    Uzun otobüs yolculuklarında, geçtiğimiz ağaçları sayardım.. Daha doğrusu saymaya çalışırdım.. Ağaçların yaprakları, dalları, çeşitleri umurumda olmazdı.. Onlar benim için sadece sayıyla ifade ettiğim birer oyuncaktı.. Ve hızlı geçilen o karmaşık yollarda, sayamadığım ağaçlar için eklemeler yapardım.. Çok geçmeden cama düşen başımı, annem kendisine yaslayıp o sıcak uykuya dalmamı…

  • Boşveriş…

    Boşvermişlikten öte, bişey düşünmüyorum şuan.. Boşverdim yani. Hani büyük idealler falan! Kim için? Ne için? Neden? Sokakta dilenen bir çocuğa neden dönüp bakayım ki! Neden üzüleyim Libya’ya, Irak’a, Filistin’e? Kılım neden kıpırdasın yani! Boşuna boşverdiğimi biliyorum. Yapamıyorum işte, acıyor içim! Herkez gibi değilim napayım.. Yoruldum ama artık, hani boşverdiklerim var, evet.. Gözgöze gelmiyorum artık.. Gözlerim…

Bir yorum

Yoruma kapalı.