Bazen kaybolursun kendi içinde..

Yüreğim beş para etmezdi.. Yüreğim satılık değildi ki! Hiç satılığa çıkarmadım.. Bedenime ve ruhuma ihanet etmedim hiç.. Ciğeri 5 para eden adamlar tanıdım.. Ruhsuz kadınlar ve kirli kalpler..

Kanlı komediliklerinize gülemedim de hiç.. Velhasıl istemediniz yanınızda asık suratlı birini.. Ben de gittim!

Şimdi kalp kanatan sözcüklerinizleyim. Yoksul bakışlı sokaklarınızla, sarhoşluğunuzla ve berduşluğunuzlayım.

Parçası çok para eden giyimlerinizle ve beş para eden yüreklerinizle sizleri başbaşa bırakıyorum..

————————————————————————

O anda;  
   gökyüzündeki bütün bulutlar sel olup aktı yeryüzüne..  
  ve yeryüzündeki tüm su birikintileri buharlaştı, gökyüzüne..  
  Toprak çatladı, kıtalar parçalandı..  
  Yangın çıktı Kuzey Kutbu’nda,  
  Moskova’sıcaktan kavruldu,  
  Sahra’da kumullar dondu..
 
O anda;  
   Ölümler oldu..  
   Kalbimden bir damar koptu,  
   Sinirlerim gerildi..  
   Yüzlerce kadın daha öldürüldü kocası tarafından..  
   Bir ağaç daha feda edildi enerji projelerine..  
   Ve bir dere daha kirlendi, atıklarla..  
   Yüz çocuk doğdu,  
   Bildiğim ne varsa unuttum,  
   Bilmediklerimle doldu beynim..  
   Fabrikatörler yine kazandı,  
   İşçiler kaybetti..
 
O anda;  
   su yaktı,  
   ateş ıslattı bedenimi..  
   Ne oldu bilemedim..
Ki sen gitmiştin..
 
(El yazmalarımı aktardım, belki geceye bir de not düşerim..)
 
KorsanKalem 15.06.12 01.25

Benzer Yazılar

  • Kırık bir tabakta çorba içme telaşıydı yaşadıklarımız.. Ne doyduk adam akıllı, ne de masa temiz kaldı..

    Değişemiyordu.. Hep aynı yaraları kaşıyor ve hep kanatıyordum, küçük bir çocuk misali.. Korkaktım belkide; yada bencil.. Hep aynı hataları yapıp hep aynı yataklarda ağlıyordum.. Bir sürü denklemin ikileminde bir hayatı mahvediyordum.. Neden böyleydim ve neden aksilikler peşimi bırakmıyordu? Hiç bilmediğim soruların cevaplarına takılıp kalmıştım.. Etrafımı şekillendiren onca lanetli şeyin içinde tıkılıp kalmıştım.. Baş ağrılarım, kalp…

  • Yılların Getirdiği..

                    Uzun otobüs yolculuklarında, geçtiğimiz ağaçları sayardım.. Daha doğrusu saymaya çalışırdım.. Ağaçların yaprakları, dalları, çeşitleri umurumda olmazdı.. Onlar benim için sadece sayıyla ifade ettiğim birer oyuncaktı.. Ve hızlı geçilen o karmaşık yollarda, sayamadığım ağaçlar için eklemeler yapardım.. Çok geçmeden cama düşen başımı, annem kendisine yaslayıp o sıcak uykuya dalmamı…

  • Öncesi..

    Çok yazık.. Kıştan çalınma bir poyraz esti üzerimize ve toz kalktı. Nefes almak güç.. Bir annenin çocuğunu yıkaması kadar hoş ve sabunu kafasına vurması kadar nahoş.. Ağır kahvelerin hükmünde verildi cezam; böbreğim kesildi, ciğeri beş para etmeyen bir doktorun yanlış tedavilerine kurban edildi gençliğim, genç telaşım ve sevdalar.. Huzur eski bir apartman dairesinin çürümüş balkonlarında…

  • Gerisi boş gerisi nahoş..

    Basit beklentilerin nihayetinde güneş sıcaklığını hissettirdi. Ve ben hala alamadığım güneş gözlüklerim yüzünden gözlerimi kısmaktayım.. Aynaya baktım da kederli bir hal takınmış gibiyim. Bugün için söylenebilecek en güzel şey kuş cıvıltılarının doğanın vazgeçilmez bir parçası olduğu kanısına varmam olarak  geçiştirebilirim. Derin betimlemelere girmeye lüzum yok. Aslında var.. Belki de kısa süre sonra bahsedebileceğimiz doğa harikaları…

  • Gece Vakti

                Ve günü geldiğinde ölmelerin, önce aşkları gömmeye başladılar.. Bir şarapçının şişesinde içmediysen aşkı boşuna yitmişsindir zaten.. Ve çocuksan sevmelerde, daha anlamamışsan yani seni ne kadar sevdiğimi, ölmeme bile ağlamayacak olman ne acı.. Dünya dönecek, yeni şişelerde yeni şaraplar içilecek.. Ve yeni kadınlar, yeni ve bir o kadar eski adamlara aşık…

  • Şimdi bana “A guzum” demeyecek misin?

    Uzun bir yolculuktu. Severdim aslında yolculukları. Ama bu kedere yolculuktu, ölümün hüznüne ortak oluş yolculuğuydu. O yüzdendir ki, anılar aklıma gelip durdu.. O eski güzel günleri düşündüm.. Her yaz giderdik köye, anneannelerin evine. Ben hep köy derim ama beldedir, Pelitköy.. Güzel,şirin bir belde. Dedem Mehmet, anneannem Mesiha. Ömürlerini mücadele etmekle geçirmiş, haramdan uzak, zeytinin nimetlerini…