Viranelikteki Adam

suskun ve yorgun bir adamdım ,
bir kaç notada hüznü koktum,
soldum.. bittim ben..
bazılarının ev dediğine,
viranelik diyerek başladım hayata,
ve o günden sonra,
o lanet günden sonra,
o cehennemden ve o savaştan sonra,
hiç birşey eskisi gibi olmadı,
ki ben eski bir fotoğrafa gülümsemiştim bir kere..
eskiyi özlemek bu viranelikte, öpüşmek gibidir..
 
KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Yazmak

    Dün gece hiç uyumadım,bu sabahta şu saate kadar yollardaydım, ama yazmak bir hastalık gibi ve herhalini yazabilmek, deli gibi sevdalarını da çok sıkıştığında nasıl tuvalete koşturduğunu da yazmak.. En acısını en tatlısını, en siyahını yada en beyazını yazabilmek.. Korkusuzca.. KorsanKalem Görüntüleme: 286

  • Bazen, Bazenle Başlayan Cümleler Kurarsın..

    Susarsın bazen.. Bazen bir ömür sürer suskunluğun.. Sessiz ölürsün.. Bazen doğduğun gibi yalnız kalırsın.. Taa en başa dönersin yani.. Yapayalnızsındır.. Bazen milyarlarca olasılıktan en berbatısındır, yani yalnızsındır bazen.. Yıldızlara takılır bazen gözlerin.. Çoğu kıpırkıpırdır.. Büyük-küçük, parlak-soluk.. Bazen anlam kaymalarına gebedir gökyüzü ve bazen bir yıldızı kayarken yakalarsın… Bazen dilek tutmadan izlersin.. Ki çoğu kez kısa…

  • Sevgi Manifestosu-1

    Gecenin beş para etmediği, gündüzün önemsenmediği; yarının belirsizliği, dünün gereksizliği ve sayısız nedenin sırtımıza her geçen günün ardından daha da abanmasının bir sonucu olarak; var olma nedenlerimizi unutup gereksiz bir hayatın bir figüranı olmayı kendimize uygun görmüş olmaktan utanıyorum. İçinde bulunduğumuz durum, içinden çıkılması güç olan bu bataklık adeta içsel duygularımızı kemirmekte ya da bir…

  • Bir el silah sesi duyuldu, karanlıkta..

    Bazen arka arkaya sıralanan felaketleri sadece izliyorum.. Uykusuz, yorgun ve beş parasızlığımla dimdik yürümeye çalıştığım sokakları anımsıyorum.. Umurlarında olmadığım kesindi, benim de umursadığım söylenemezdi.. Kadınlar biraz daha güzel, erkekler ise biraz daha yakışıklıydı hepsi bu.. Alnımdaki çizgileri, saçlarımdaki akları ve üzerime sinen şarap kokusunu saymazsak iyi bile sayılabilirdim.. İyi olmadığımı biliyordum, bir çabam da yoktu…

  • Evet kendimi kırık bir aynada görebilirim ve oturup ağlayabilirim halimize..

    “İşte böylesi çaresiz zamanlarımda, ailemi, çocuklarımı toplayıp, onlara sığındım ve en büyük desteği de onlardan aldım. Bana güveniyorlardı. Ben nerede olursam onlar da orada olacaktı. “Gidelim” dersem geleceklerdi, “Kalalım” dersem kalacaklardı. Kalmak ve direnmek. İyi de, gidersek nereye gidecektik? Ermenistan’a mı? Peki, benim gibi haksızlıklara dayanamayan biri oradaki haksızlıklara ne kadar katlanacaktı? Orada başım daha…

  • Küçüktük

    Küçüktük,heyecanlarımız farklıydı..Kocaman yüreğimiz,küçücük ellerimiz vardı ve hayallerimiz..Dünya henüz karmaşık değildi,güzeldi..Hayal sahneleri kurgulayıp inanırdık,gözümüzün yaşı sadece diz kapaklarımızdaki kabuk tutmuş yaralara ve kırılan oyuncaklarımıza akardı.Zira henüz kalbimiz kırılmamıştı.. Küçüktük, toprağa rengarenk ve tatlı sakızlarımızı gömüp kocaman sakız ağaçlarının çıkacağına inanırdık..Güzel oyuncaklarımız vardı ve bizler güzel oyunculardık..Küçücük kalbimizde aşk da vardı,çocukluk şarkılarıydı hepsi ve oyun arkadaşları.. Küçüktük…