Medeniyetin üstüne kusan bir ayyaş!

Çok tuhaf.. Sistem içine aldıklarını ağır ağır öldürüyordü.. Hep bir saymacaydı hayat.. Şu yıl geçsin bir kıdem alayım, on yıl sonra emekliyim, iki gün sonra tatil.. Evet hergün milyonlarcası bunlarla avutuyordu kendini.. Ve epey mutlu görünüyorlardı.. Koşturdukları ve aslında kendilerinin bir gram dahi istemedikleri serüvenlerde hayatlarını dünyanın en gereksiz, dünyanın en saçma şeyleriyle mahvediyorlardı.. Yarınlara ev, araba ve servet bırakmak için çabalayan ne kadar çok insan var.. Çakma gülüşleriyse ne acınası..

Biraz ölümü biraz günümü, biraz da dünümü düşünüyorum.. Saçlarıma bir iki tel ak düştüğünü farketmemin üzerinden oysa ne kadar da zaman geçmişti.. Kalkıp da aynaya bakmadım şuan artmış mı diye.. Yavaş yavaş öldürüyordu sistem, yavaş yavaş içine çekiyordu.. Günler aylar yıllar geçtikten sonra ise çıkmak kurtulmak için birşey gelmiyordu elinden.. Çünkü hertarafın boka batıyor, pislik kokusu içine, taa yüreğine işliyordu.. O vakit duyma yetini onlar yönetiyordu, görme ve konuşma yetini de.. Dokunmayı sana bırakıyorlardı.. Özgürlük palavraları işte bundandır.. Sistemde harbiden kendine kodaman bir mevkiye sahip olabiliyordun.. Tabi bunun için bulandığın pisliğin tadına bakma zorunluluğun vardı ki çoğu şapır şupur götürmüştü bile…

Sistem ağır ağır hasta ediyordu.. Hastahane köşelerinde kazandığın üç kuruşu heba ediyordun.. Bu hakkındı bu sana mustahaktı.. Anlam veremiyordum.. Kavrayamıyordum.. Bu koskoca geminin içindeki bu küçük insanların kavgasını anlayamıyordum işte.. Akıl sır ermiyordu!

Bu tip durumlarda intihara kalkışanları düşünüyorum.. İntihar etmemeleri için ellerinden ne gelirse yaparlar.. Bir evin çatısında, bir sürü insan yapma etme der asi palyaçoya.. Nedir yani? Ölmek özgürlüğüne sahip değil mi insanlar? Değiller.. Zira sistem öldürmeyi yasaklamıştır.. Ama sistem için  çok kişinin kellesi gitmiştir.. Bu böyledir.. Sistem öldürebilir ama sen kendini öldüremezsin ..

Çok sıkılıyorum bugünlerde.. Sokağa çıkıp hepiniz orospu çocuğu ikiyüzlü şerefsizlersiniz diye bağırmak istiyorum.. İnsanlığımdan utanıyorum, hepinizin yüzüne tükürmek istiyorum, kahpe dünyanın piç kuruları demek istiyorum! Evet bu, tam da bunu söylüyordum! Utanmadan söylediğiniz yalanlara karşı bunu söylediğimde ne kadar da terbiyesiz olacağım.. Kusura bakmayın ama; terbiye sizseniz, ben terbiyesiz olarabilirim, çok da iyi olurum..

Yediği yemeğin kimyasını bozan başka bir canlı var mı şu dünyada, medeniyetinizi ve çağdaşlığınızı .. Çok sıkıldım artık, çokca bunaldım.. Ne kadar zeki olduğundan bahseden gerizekalılardan, yakışıklılığı ve güzelliğinden bahseden kendini beğenmişlerden, namus bekçisi namussuzlardan bıktım usandım artık.. Tiksindiğim yemekler geliyor aklıma.. Soykırımlar, talanlar.. Savaşlar ve atom bombaları, silahlar rütbeler.. Tarihlerinizde savaşların zaferleri var.. İnsanların kanı ve gözyaşları.. Ve kimse masum değil artık, şarkıda söylendiği gibi.. Kopacak kıyameti beklemelerdeyim, sıkıldım artık..

Bazen ölürsün, kimsenin haberi olmaz, selan okunur… (Söz-146)

KorsanKalem 21.04.12 02.55 (Bu saatte osura osura uyuyup, mutlu rüyalar görenlere adanmış bir yazı, öperler..=

Benzer Yazılar

  • Su giderindeki hayatlar..

    Bir süredir izliyordum onu. Sürekli o deliğe birşeyler taşıyordu. İnatla ve azimle.. Anladım ki o soğuk deliği yuva seçmişti kendisine yani yavrularına.. Birkaç gün sonra incecik cıvıldamalar.. Deliğe usulca yaklaşıp baktım.. Dört yavru kuş.. Ağızlarını havaya kaldırıp cıvıldıyorlardı. Annesi deliğe girmeden önce tel örgüye konuyor ve o güzel ötüşünü gerçekleştiriyordu.. Bunu duyan yavruları da, cıvıldaşıyorlardı…..

  • Beni Kaktüsümle Yargılayın..

    Gülü seven dikenine katlanır diye bir söz var ya hani, yani o söze sevdalı- güle sevdalı dikene katlanan- ilgili gül insanlarına seslenmek istiyorum.. Kaktüs sevenler hakkında ne düşünüyorsunuz? Gülden çekmedim, kaktüsten çektiğim kadar.. Zaten güle karşı bir antipatim var.. Sevmiyorum o renkli asilzadeleri.. Bülbüller darılmasın lütfen.. Ben kaktüsleri çok seven bir doğa dostuyum.. Nedense çok…

  • Kirlenirken her şey, ben şehirden ayrılıyordum..

                    Ve göstermelik yaşamlarımızda önemli yer tutan yolculukların birinde,  gelip gittiğim o asfalt üzerinde varlığını sürdüren tüm canlılara büyük saygı duyumsadığımı bir kez daha belirtmekten alıkoyamıyorum kendimi.. Bir gece vakti öyle tükenmiş, öyle yücelmiş bir vaziyette çıktığım yolun, dönüş istikametinde eski benden çok farklı olacağını henüz bilmiyordum..                …

  • Hiç doğmamış bir çocuk

    Mavi bir at olsa ve çocuklar oynadıkları oyunlar dışında hiçbir şey bilmese hayata dair. Mavi at oyun parklarının çevresinde dörtnala koşarken, çocuk şarkıları duyulsa uzak kasabalardan. Uzak kasabalar akla geldiğinde şarkılar fısıldansa kulaktan kulağa. Ya da şarkılar hep bir ağızdan okunsa… Düşerken yapraklar, mavi at hiç gelmedi. Ben bekledim. Ben beklerim yerli yersiz. Ben beklerim…

  • Biliyorsun..

    Birkaç hüzünlü şarkıydım ben, Sense gözyaşıydın.. Hep kavuşuyor, hep sevişiyor,  arada dövüşüyorduk.. Güneş eşlik ediyordu gülüşlerimize, Yağmur meydan okuyordu hüzünlerimize, Sonbahar geliyordu ayrılıklarımıza, Biz baharı düşlüyorduk.. Üzerimizde bir şey yoktu bulutlardan başka, Ve sen gülümsüyordun yanındayım diye.. Özgürce yaşadığımız ne varsa aldılar biliyorsun! Ben düşünüyordum ve senin için korkuyordum sadece.. Sonra bir çocuk gülümsüyordu sokağın…

  • Mutluluğun Kıyısından Dönenler

      İhtiyar, aksak adımlarla kapıyı zorladı.. Basite indirgemişti hayatını.. Az yiyor, çokça içiyordu uzun yıllardır.. Al al olmuş yanakları müzmin bir ayyaş olduğunun göstergesiydi.. Masaya oturdu..  Sabahtan kalan şarabından bir bardak aldı ve yudumladı.. Her yudumda maziyi deşen zihni, yine onu çok eski yıllara götürmüştü.. Bir sahil kasabasında yedek subaydı.. Günler çok ilginç geçiyordu. Zira…

Bir yorum

  1. Sistem iyidir..Seni “ehlileştirir”…”Sistematik”leşirsin filan..İyidir yani, eğer düşünmek istemeyen “beyin terk” topluluğuna dahilsen, sistem iyidir…

Yoruma kapalı.