Beni Kaktüsümle Yargılayın..

Gülü seven dikenine katlanır diye bir söz var ya hani, yani o söze sevdalı- güle sevdalı dikene katlanan- ilgili gül insanlarına seslenmek istiyorum.. Kaktüs sevenler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gülden çekmedim, kaktüsten çektiğim kadar.. Zaten güle karşı bir antipatim var.. Sevmiyorum o renkli asilzadeleri.. Bülbüller darılmasın lütfen..

Ben kaktüsleri çok seven bir doğa dostuyum.. Nedense çok kanım kaynar kaktüslere.. Severim hınzırları… Delikanlıdırlar ve de korkusuz.. Ahh canıımm diye sürersen elini vayy haline:)..

Hep düşünü kurmuşumdur, beşyüzelli koltuklu mekanın herbir koltuğuna koymayı.. Baştan sona tüm koltuklara birer kaktüs.. Beyleeerr herkese benden birer kaktüs..

Şuan üç tane var kaktüsüm.. İkisi benzeşiyorlar.. Biri fena.. Çok sağlam dikenlere sahip.. İlk aldığımda poşedin içinden gelip benim kaba etimi delmeyi başardı. Acısı, içler acısıydı.. Eve getirdim, bir de ayağıma düşmesin mi hınzır şey.. Çöpü boyluyordu da içimdeki doğa, bitki, yeşil, kaktüs, her ney ise sevgisi buna mani oldu işte..

Herşeye, herkese gösterdiğimiz duyarlılık; doğaya karşı daha bir içten olmalı bence.. Bugün 2blerle, bugün türlü dolaplarla yokedilen ülke ormanları belki şuan için önemli değilmiş gibi görülse de yarın bunları yapanların çocukları, yokolmuş doğanın intikamını yaşamlarının her anında hissedeceklerdir.. Zira yokedilen ormanlar, bu ekosistemin vazgeçilmez yaşam evleridir.. Onlar yokoldukça, hayvanlar ve nihayetinde tüm dünya yokolmaya sürüklenecektir.. Sorumlu davranmak her bireyin aslında en önemli görevidir.. Bugün HESler, bugün termik santraller ve yarın nükleer santraller, şuanlık beklediğimiz karı! kazandırabilir; ama unutulmamalıdır ki yokedilen doğayla birlikte insanlık da aynı kaderi yaşayacaktır.. Su için savaşlar yapılırken, su savaşları yapmayı bırakalım artık..

Şuan babaocağı annekucağındayım.. Ve bir anneanne yadigarı arsız bir kaktüsü izlemekteyim.. Çok arsız ve sevecen.. Fotoğraflayacağım.. Ayrıca eve dönerken de bir parçacık yanımda götürüp diğerlerinin yanına ekeceğim..

Gülün dikenlerine katlanan dostlar, sizlere sesleniyorum.. Bırakınız gülün renklerinin manasını.. Kaktüse gelin kaktüse… :))

KorsanKalem 23.02.12 03.25

Benzer Yazılar

  • Düz yazı..

    Ölüm uykusuna yatmış gibiydim.. Geç kalktım.. Delice yağıyordu yağmur.. Hava buz.. Gök karanlık.. Ev dağınık ve kirli.. Yeryer rutubet kokuyor.. Köşelerde örümcek ağları.. İçin için ağlayan bir ev.. Acizliğin yağlı boya tablosu gibiydi.. Biraz dolandıktan sonra giyindim.. Artık botların zamanıydı.. Kirli botlarımı severim.. Onları da ayağıma geçirip, attım dışarıya kendimi.. Boş sokaklar.. Yazın ana avrat…

  • Gece Kahvesi

      Aktarların önünden geçerken mis gibi kokusunu duyumsarız.. Adeta sokağı kaplamıştır, kavruk kahve kokusu.. Bu koku insanı çeker, farklı duygular salar içine.. Ya da sadece bana bu etkiyi yapmıştır kimbilir? Ülkemizde hemen hemen her evde önemli bir yeri vardır kahvenin.. Kahve kültürü ailenin en temeline inmiştir.. Düşünsenize aile kuruluş aşamasında(kız isteme) kahveler içilir.. Hatta büyük…

  • Saçma..

    Yine uykulu Amasra, izliyorum ve hava soğuk.. Işıkları,ışıkların denize yansımasını izliyorum. Hava çok güzeldi bugün; ama şu sıralar bozmuş. Zira yıldızları göremiyorum,gökyüzünde. Ay da gizleniyor ufaktan.. Üşüyene kadar girmeyeceğim dedim içeriye. Ve girmedim de. Nihayetinde üşüdüm, Ciğerlerim ağrıyor. Ve de boğazlarım. Galiba hastalanıyorum. Ve televizyonlarda tartışıyorlar, nereye gidiyoruz diye. Sormaktan duymaktan yaşamaktan bıktım artık. Bi…

  • Gelmişimi geçmişimi..

    Ben böyle gecelerde gökyüzünü izlerim.. Yıldızlara bakarım.. Yanıp yanıp sönen, pırıl pırıl parlayan ve kimisi bulutların ardına saklanmış binlerce, milyonlarca yıldız.. Ben böyle gecelerde yıldızların üstünde gökyüzünün bilinmez bir boşluğuna doğru hızla yol almayı düşlerim.. Giderken yıllar, gençliğin telaşını bir kenara bırakıp, anlamsız ve bir o kadar anlamlı telaşa kapılmak.. Şarkıda dediği gibi “Manası yoktur,…

  • Savaş tanrıçasının fahişeliklerine ve İç savaşlarım üzerine düzülmüş bir yazı…

    Dirseklerimizi yerlere süre süre, ilerlediler.. Yanımızda dayak yiyenlerin sesleri ve bir kadının çaresiz yakarışları vardı.. Kirletilen bedenler değildi, kirletilen tertemiz gelecekti sadece.. Ve gece hala soğuk rüzgarlar eserken, gece yarıları terlemiş vaziyette ve soluk soluğa ölümden kaçışanlar vardı sokak aralarında.. Kaos diyordu bir gazeteci, bir yazar değişen dünya düzeninden dem vuruyordu, bir asker mükemmel sonuçlanan…

  • Benim dengemi bozmayın!

      *Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Bütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama sokaklar şöyleymiş Ağaçlar böyleymiş Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz…

Bir yorum

  1. Hocam kaktus iyidir ortamdaki radyasyonu emiyormus. Bi tanesini bana versene 🙁

Yoruma kapalı.