İhanet..

İhaneti gördük, oradaydık
oradaydılar ve herbiri ağız birliği etmiş
susuyordular..
İhanet, ihanet kokuyordu toprak,
sinmişti toprağa kokusu ihanetin!
İşitiyor, hissediyor ve görüyordular..
Ortalık yerdeydi ihanet,
Alenen yapılıyordu,
Göz göre göre,
Utanmadan, sıkılmadan hem de!
Sırtımızdan
gammazlayanlar oldu,
Ardımızdan kurşunlayanlar..
Susmadık hiç ve yılmadık!
Şükürler olsun!
Yıldıracak yürekleri yoktu,
Ki zaten yılacak yürekler de değildi bizimkiler..
İhanetti, hıyanetti yaptıkları..
Susmayı erdem zannedenler oldu
yapılanlar karşısında..
Yani ortak
oldular zebanilerin
o kan sofralarına!
Bizler ise susmayı aklımızdan geçirmedik ki hiç..
Dört duvar arasında, uydurma tiyatrolarla,
kıymaya çalıştıkları, vurmaya çalıştıkları,
yıkmaya çalıştıkları yürekler,
inatla ve daha bir inançla pompaladı can suyunu bedenlere..
Ve yıldıramadılar,
kırdıramadılar direnişi..
Geçit yok yüreklerimizde,
hayınların kara hesaplarına!!

KorsanKalem 17.08.12 00.55

Benzer Yazılar

  • Kişisel bir mesele bu

    Kaldırımda basit bir yürüyüşü bile sürdüremeyenlerin kafasından bir tane sipariş etmeliyim. Ve hatta yedek olsun diye iki tane. İki değişik kafayla hayatımı meşgul etmekte çekinmeyeceğim. Bulutların terk ettiği bir gecede, yıldızlarla sevişir gibi yapıp, ne kadar daha delirebileceğim hakkında yorumlarda bulunacağım. Basit bir denklem değil yaşadıklarım. Karmaşık bilmem kaç dereceli bir şey! Rakı içiyorum. Günaha…

  • Küçüktük

    Küçüktük,heyecanlarımız farklıydı..Kocaman yüreğimiz,küçücük ellerimiz vardı ve hayallerimiz..Dünya henüz karmaşık değildi,güzeldi..Hayal sahneleri kurgulayıp inanırdık,gözümüzün yaşı sadece diz kapaklarımızdaki kabuk tutmuş yaralara ve kırılan oyuncaklarımıza akardı.Zira henüz kalbimiz kırılmamıştı.. Küçüktük, toprağa rengarenk ve tatlı sakızlarımızı gömüp kocaman sakız ağaçlarının çıkacağına inanırdık..Güzel oyuncaklarımız vardı ve bizler güzel oyunculardık..Küçücük kalbimizde aşk da vardı,çocukluk şarkılarıydı hepsi ve oyun arkadaşları.. Küçüktük…

  • Ölüm yazıları-1

    Onca yılın biriktirdiği kirin yanında, ilk doğduğum günden baya bir eksik olmalıyım..  Ömür tüketiciler hayatın her köşesini işgal etmiş vaziyette olduğundan, çok da mücadele etme şansına sahip değiliz.. Gecenin dinginliğini kavramakta güçlük çeken çiftler geçiyor yanımdan.. Ve önümdeki çeşmeden su damlıyor belli aralıklarla.. Bir köpek kaldırıma sıçıyor ve bir iniltiyi andıran uğuldama işitiyor kulaklarım.. Her…

  • Ölmek hiç bu kadar ızdıraplı ve zor olmamıştı!

    Ağızlarını doldura doldura nasıl uşaklık ettiklerini anlatıyorlardı.. Nasıl kabullendiklerini haykırıyorlardı sağa sola.. Anlamaktan, algılamaktan çok uzaktaydım her birini.. Akışını izlerken bir derenin, öylece süzülen balıkların saflığına gülümsüyorum.. Pek çok şey oluyor.. Dünya dönüyor.. Uyanıyoruz ya da uyuyoruz fark etmez.. Kulağımıza çalınan birkaç ezgiden aldığımız tadı hiçbir muhabbetten alamıyoruz mesela.. Ve insanlar tokalaşmaktan bile uzak iken,…

  • Birkaç Cümleden Öteye Gidenler..

    Gri bulutların ruhsal buhranlara neden olduğu fikrini taşımaktayım.. Dağınık odaların ve tam manasıyla tertipli odalarınsa bu buhranların dışa vurumunun ufak bir kırıntısı olarak ele almaktayım.. Pencereye dayayıp başımı, dışarıdaki yaş manzarayı izlerken neyin ters, neyin düz olduğu çok da mana taşımıyor.. Birileri ıslanıyor, su birikintileri oluşuyor ve küçük derelerde yer değiştiren taşlar, çöpler, dışarıdakiler; içerdekilerin…