Gece Vakti

            Ve günü geldiğinde ölmelerin, önce aşkları gömmeye başladılar.. Bir şarapçının şişesinde içmediysen aşkı boşuna yitmişsindir zaten.. Ve çocuksan sevmelerde, daha anlamamışsan yani seni ne kadar sevdiğimi, ölmeme bile ağlamayacak olman ne acı.. Dünya dönecek, yeni şişelerde yeni şaraplar içilecek.. Ve yeni kadınlar, yeni ve bir o kadar eski adamlara aşık olacak.. Ve sen de seveceksin başkalarını, unutulacağım yani gönül çöplüğünde.. Bir kısmı aynı şekilde toprak olurken, bir kısmı düzene ayak uyduracak sevdaların.. Ve kaybeden sevdalarda gözyaşı dökeceğiz..

            Hiç bilinmeyecek olan değerimiz, ölüm uğurlamasında gösterme hüzünlerle yükselecek.. Gösterme değerlerin kara borsaya düştüğü şu günlerde, bedenimi gözü yaşlı insanların tiyatral gösterilerileriyle uğurlanması kötü olurdu.. Bedenim kadavra niyetine kullanılmalıydı benim.. Tıp dünyasının oyuncağı olmalıydı.. Sağken, çok elletmedim kendimi.. Geberdiğimde alsınlar ve oynasın çocuklar..

            Anlatılan aşkları yaşamadık hiç.. Yaşatmadılar yani.. Kötülük çoktu.. Elini sallasan elin kopuyordu kötülükten.. Kusuyordun baktıkça yaşananlara.. Kusuyordun her birinin yüzüne kusar gibi.. İğrençti, acıydı kusmuğun.. Her tarafım kuşatılmıştı.. Ve yollarda anlamsız hüzünlere kalmıştım.. Nefes almak bile iğrendiriciydi.. Yiten bir yaşama sahiptim.. Anlamsız kuralların çizdiği bir yaşam hikayem vardı.. Ve herkes birbirinin aynı hikayelere özgünlük katma telaşındaydı.. Aynı kurallara tabiydik.. Ama paralı olunca farklı uygulamalara denk gelebiliyorduk..

KorsanKalem 27.11.2012 00.55

Benzer Yazılar

  • Mutsuzluğu en başından seçmek..

    Doğarken mutlu değildik.. Yaşarken de öyle.. Mutlu da ölemeyeceğimizin farkındayız.. Yaşıyoruz.. Bir geminin sallantısında, bir trenin gürültüsünde.. Yaşıyoruz; sıcağında,soğuğunda.. Yaşında, gülüşünde yaşıyoruz.. Öylece izlerken gökyüzünü, tuhaf şeyler oluyor çevremizde.. Bir çocuk gülümsüyor misal ve bir ümit doğuyor içimizde.. Ektiğimiz çiçek açıyor bir an.. Bulutların arasından güneşi görüyoruz.. Yeşil yanıyor.. Bir ıslık çalınıyor kulaklara.. Bize seslenilmediğini…

  • İmkansız aşk

    Aşk imkansızlıktır diyorlar,oysa imkansızlıklar aşkı sürdürmeyi güçleştiriyor bence. O farklı dünyalarda ve belki de farklı rüyalarda, ben bazen kendimi şair bazen fotoğrafçı zannediyorum, bazen de çatılmış kaşları olan bir devlet görevlisiyim.. Kimim ki onun ilgisini çekeyim? Platonik masal sadece benimkisi.. Görüntüleme: 334

  • Benim yazabildiklerim.. (Aslında hiçbir önemi yok!)

    Aptallık bu, bu delilik, bu ölüm.. Güzel sözler söylemeyi amaç etmedim hiç.. Hiç iyi bir adam olmak niyetinde değildim.. Önümüzdeki bunca örneği görmüş olmama rağmen bile bile beyaz olamazdım.. Uslu çocukluk bana göre değildi.. Yumruğun hep sağlamını yemeyi düşlerdim hep.. Gözüme sağlam vurmuştu bir çocuk adı; Hasan yada Ferit olacak.. Hakkını vererek vurmuştu gözüme.. Acıyı…

  • Acayip bunalımlı bir dünyanın izlenimsel yansımaları…

    Ve kederin yalınındayken henüz, yapayalnızlığıma dönüş hazırlıklarımı tamamlıyorum. Alışkanlıklardan vazgeçmenin verdiği eziklikle evime dönüyorum. Vedalaşmaya erken başlamıştım oysa.. Terminallerdeki hüznü iyi bilirdim.. Beni üzen, beni ürküten şeyin ne olduğunu bilemiyorum.. Kafamdaki aşkla yaşanılan arasındaki koca farkı gördükçe uzaklaşıyorum sevmelerden. Çıldırılası bir durum inanın bu! Düşünsenize buraya yazıyorum ama kaç kişinin okuduğunu bile bilmiyorum! Delilik bu!…

  • Sımsıkı Sarıldığım

    Ekmek kırıntılarını taşıyordu karıncalar Ve kırık döküktü sevdalar Aşklar da yarım yamalaktı işte Sokağın hüznüne mi dalmalıydı? Yoksa, yine aynı evlerin karanlığında mı son bulmalıydı gece? Oysa ağzımızda heceleyemediğimiz sözcükler barınmaktaydı, Dokunamadığımız ellere inat hem de! Sevda güzel bir kadın adıydı bu mertebede… İnsanlar bir gün daha mutsuz kılınıyordu semtin her köşesinde! Kaldırım hüznüydü bu,…

  • Bu heplik beni öldürecek..

    Bu heplik beni öldürecek.. Hep birşeyler için adım attığımda bişeyler olur, rüzgar tersten eser, fırtına çıkar, ters köşe olurum.. Hep iyi giderken işler, kötüye dönüverir.. İyi bir yazı yazacakken, elektrik kesilir, su basar.. Hastalanırım birden, uyuyakalırım.. Hep sabah olur ve ardından gece.. Bu heplik içinde parlayan yıldızlar da olur, kayanlar da.. Ama gökten eksilmez yıldızlar…..