Mutsuzluğu en başından seçmek..

Doğarken mutlu değildik.. Yaşarken de öyle.. Mutlu da ölemeyeceğimizin farkındayız.. Yaşıyoruz.. Bir geminin sallantısında, bir trenin gürültüsünde.. Yaşıyoruz; sıcağında,soğuğunda.. Yaşında, gülüşünde yaşıyoruz.. Öylece izlerken gökyüzünü, tuhaf şeyler oluyor çevremizde.. Bir çocuk gülümsüyor misal ve bir ümit doğuyor içimizde.. Ektiğimiz çiçek açıyor bir an.. Bulutların arasından güneşi görüyoruz.. Yeşil yanıyor.. Bir ıslık çalınıyor kulaklara.. Bize seslenilmediğini bildiğimiz halde dönüp bakıyoruz.. Bu bile yetiyor.. Saat durmuyor ve hep ilerliyor.. Geceleri geç yatıp sabah ofuldayarak kalkıyoruz.. Gözlerimizin mahmurluğu vücudumuzun yorgunluğuyla sarmaş dolaş.. Koyuluyoruz yola.. Yıllardır aynı yollardan geçen farklı insanları düşünüyoruz.. Ama çok yormuyoruz kafamızı.. İlerliyoruz.. Geriliyoruz.. Sağa dönüyoruz.. Sola sapıyoruz.. Yanımızda yürüyenlerle birlikte kat ettiğimiz onca yolu göz ardı edip, hiçbir şey yaşamamış olduğumuzu varsayarak yeni bir yaşamı seçtiğimizi sanıyoruz. Aynı gecelerin yorgunluğunda eski yataklarımıza yatıyoruz.. Uykunun göz ardı edilemeyecek cazibesine katılıyoruz.. Güzel rüyalar görmek umuduyla uyuyoruz, kâbuslar göreceğimizi bildiğimiz halde..

Bir ağaç kabuğunu soymak kadar güzel bir hayatı, hissetmek isterdim damağımda.. Toprağın mis kokusunu ıslandığında.. Bir kuş cıvıltısına vazgeçerdim tüm medeniyetten.. Ve derin bir gökyüzünden, yüksek bir denize dalmak gibi yaşamak isterdim.. Karnı burnunda bir köpeğin gözlerindekiyle, masum bir bebeğinkiler birbirine yakındır.. Ve sevmek, sevilmek bu kadar yıpratılmamışken; daha bir temizdi yeryüzü..

Unutulmamalıdır ki; doğarken mutlu olmayanlar, yaşarken mutlu ölemeyecekleridir.. Bizler ağlarken doğduk ve gözlerimizden yaş eksik olmadı hiç.. Yaratım süreçlerine dahil olduğumuzdan beri hikayeler anlattık.. Bozgunlar ve yalanlarla dolu hikayeler.. Kan kokulu ve gözyaşlarıyla ıslatılmış.. Karanlık boşluklar yarattık bu hikayelerle, dönüşü olmayan düşmanlıklar.. Hırsların hakim olduğu bir yeryüzü denkleminde, en büyük kibir sahibi yüce yaratıcının ta kendisi olduğunu gördük..

Hayatı sıradanlığa indirgemeliyiz bence.. Sanata, spora, mutluluğa.. Bir şeylerin adamı olup, o şeylerin peşinden koşturdukça daha çekilmez oluyor zira hayat.. Nefes almakta güçlük çektiğimiz bir dünyada yaşamak kim ister ki? Birilerinin açlıktan öldüğü bir dünyada mutluluktan bahsedenlere ne ad verilir? Boş veren, öteleyen ve görmezden gelenlere kim hesap sorar? Dünya ilk günkü kadar basit ve bir o kadar karmaşık aslında.. Ve bizler o karmaşada düğümlenip kalmışız.. Basitlik ise oralarda bir yerde bizleri bekliyor..

KorsanKalem 08.07.2013 02.43

Benzer Yazılar

  • Merhaba ben geldim..

    Uzun zamandır böyle bir site açmayı planlıyordum.Nihayetinde karşınızda korsankalem.com! Burada günlük yazılarımı, şiirlerimi ve sözlerimi paylaşmayı düşünüyorum.Ayrıca ünlü yazar ve şairlerin eserlerinden de paylaşımlarda bulunacağım. İlerleyen süreçte de bir kaç planım var yapmayı düşündüğüm.Sitenin aktif olarak çalışmaya başlangıcı 20 kasımı bulacak.Ancak o süreçte ben paylaşımlarda bulunacağım. Umarım hayatınıza bişeyler katabilirim… Görüntüleme: 361

  • Benden selam bekleyenlere!!

    Biz parayla pulla, makam ve rütbeyle değişecek insanlar değiliz! Selam vermediysek eğer, ölümün şaşkınlığındandır! Bana hesap sorma cesareti gösteren adam! Sen bana başsağlığı diledin mi ki? Ne zaman adam oldun, ne zaman selam bekler oldun! Bizim ne burnumuz havadadır ne de insanlara havadan bakarız. Sen ki yapmadığın adilik kalmamışken benden selam alabileceğini sanıyorsan ve göz…

  • Yeni neslin yaşadığı boşluğa aparkat atmak-1*

    Halk müziği konserinde öyle içlendim ki.. Herkes serilmiş yerlere, izliyorlardı konseri.. Mutluydular yada öyle görünüyorlardı.. Eve gidip dergiyle ilgili projeler üretmeliydim.. Ama orada kalmayı tercih ettim.. Sanırım dışarıdan gören birisi için mutlu izlenimi veriyordum.. Demek ki içimdekileri dışa vurmakta güçlük çekiyordum.. Ya da her insanın durumu böyleydi.. Yani genel insanların özelliği olma ihtimali vardı bu…

  • Ölmek İyidir Bazen..

    Bazen ölmek iyidir.. Şu zamanlarda.. Yarının getireceği tüm pisliği görmeden toprağa düşmek iyidir.. Günden güne, böbürleniyorlardı.. Güç dengelerine yön veriyorlardı evet.. Tüm pisliklerini yayıyorlardı.. Kanalizasyon kokuyordu şehir.. Böyle günlerde ölmek tutarlı bir davranıştır.. Güç mekanizmaları ne hoyratlar! Çekinmiyorlar, utanmıyorlar yüzlerimize bakarken.. Sıkılmıyorlar.. Güçlerine güç katıyorlar.. Böyle günlerde ölmeli bazıları.. Misal sinmiş sıskalıklarında, renkli geceler düşlerlerken…

  • Karın Ağrısı Aşk

    İnsanlar.. Ve ahh insanlar.. Herşeyi kullandılar.. Duyguları, dini, umudu, hayalleri.. Herşeyi incittiler.. Yıprattılar yani.. İnanmak kolay değil artık hiçbirşeye. Ve yalan zincirlerini kırmaya kimsenin gücü yetmez! İnsana dair ne varsa unutulmuş. Misal, sevda sözlerinden çekinilir olmuş.. Karın ağrılarıymış aşklar.. Ve hayallerin büyüklüğünden korkulmuş, bırakmış hayal kurmayı insan, sevdalara küsmüş.. Kendini günlük koşuşturmalarına adamış, Mevki ve…

  • Güzelleme – Çuvaldız

    Bu süreçte kırdıklarım olmuş olabilir. Kırıldıklarım da oldu elbet. Kırdıklarımdan özür dilerim, kırıldıklarıma da hakkım helaldir. Bu yazıda bir güzelleme, bir düş koydum ortaya… Güzellemenin kendimce başka bir anlamı olduğuna inandım. “İyi olabileceğine inandığım”ı yansıtan bir kelime olarak da sizlere yansıtıyorum. Başkalarına kıyamadığım için de çuvaldızı kendime batırdım. İğneyi de kullanacak yürekli dostlarım olduğunu biliyorum……