Geceye Düşülen Notlar-18

                Her daim avuçlarımızın arasından kayıp giden gökyüzüne inat, daha bir çelimsiz yürüyoruz ince ip üzerinde.. Zıplayan bedenlerimizin, o ilk heyecanı sarıyor içimizi.. Ve gece upuzun hüzünler birikiyor, uykusuzluklarımızın üzerine.. Karanlık düşlerde mutluluk arıyorken, soluksuz uyanıyoruz kabuslardan.. Anlaşılmıyor hiçbir şey, solgun tablo misali.. Bir umut birikiyor, bir neşe doğuyor bazen.. Sonra erken yitiriveriyoruz ne yazık ki… Yiten her şey erken oluyor zaten..

                Bazı zamanlarda bir ampulün bedenini ısıtmasını bekliyorsun.. Bunun ne kadar mantıksız olduğunu o an sana milyonlarca insan anlatmayı denese de sen anlamıyorsun.. Ya anlamamakta diretiyorsun veyahut bunun bir açıklaması yok.. Birçok şey gibi, eski birçok şey gibi ve tabi ki yeni birçok şey gibi saçma sapan süreçlerin ortasında bir yöne meyletmekten başka bir şansın ya da yolun yok.. Belirlenmiş sokaklardan ya birincisine gireceksin ya da ikincisine.. Sonuçta ne olması gerektiği, yani ne olacağı belirli bir yol alış bu! Ki bu karmaşada yanında yürüdüklerin çokbilmiş ve geveze olma olasılığı yüksek..

                Akıl fikir sahibi olduğu toplum tarafından tasdiklenmiş, kamunun gözünde ve katında “saygın”lık ifadeleriyle anılan, parlak ciltli adamların bir bildikleri var mıdır ben bilmiyorum.. Ama hayvan derisinden yapılmış o kalın cüzdanlarının içindeki kağıt parçaları birçok sorunu halletmede yıllardır usta.. Ticaret ayaküstü yapılan bir hırsızlık gibi geliyor çoğunlukla ve paranın huzura meyil edeceği fikrini işittikçe biraz daha geberiyorum..

                Bunca geri zekalının,  futbol takımlarına yordukları kafalarını bir çiçeğin varoluş sürecine yormaması ne garip geliyor bana.. Onun içindeki renkler ve o büyüleyici kokusunun eşsizliği hakkında yapmayacaklar hiçbir yorumlarını.. Ve tuttukları o ticarethane takımlarının uğruna kalp krizleri geçirirlerken, ya da sokak aralarında dövüşürlerken; dünyanın hala dönüyor olması ne garip.. Oysa durmalı o an.. Yer yarılmalı mesela.. Ve yerin içine girmeli o adamlar.. Yok olmalılar..

                Bazı kadınları anlamak da güç geliyor bana aslında.. El üstünde tutulma isteklerini anlayamıyorum mesela! Dünyanın en güzel kadını falan olduklarını sanıyorlar-ki olsalar da umurumda bile değil-  ve o burunları havada, aşağılayıcı bakışlarıyla karşıdan gelen insanları süzmeleri içimi kabartıyor ve kusma isteği doğuruyor.. O fiyakalı makyajlarına ve moda zırvalıklarının ürünü olan anlaşılması güç kıyafetlerine olduğu gibi çıkarmak istiyorum.. Yaşlanacaksın bebeğim, sarkacak etin ve yüzün buruşacak.. Biraz zenginsen her yerini gerdireceksin ve o an daha acınası olacaksın.. Yıllara meydan okumak hüzünlü iştir, Ajda her gün az mı gözyaşı döküyor..!

                İnsanı yüceltmeli, yani insan davranışlarını.. Kadını ya da erkeği değil de insan olabilmiş insanı yüceltebilmeliyiz.. Ancak o zaman birileri milyarlık kıyafetler giyerken; ötekileri açık gezmeye mahkum olmaz.. Toplumsal huzuru bu dengeleri sağlayarak bir yerlere getirilebilir.. Yoksa kalın cüzdanların bu sistemde söz sahibi olması önlenemez.. Birileri hala aç yatıyorsa, bu bizim, her birimizin suçudur; eğer günahsa hepimizi günahı..

                Ve şimdilik sözlerim tükendi.. Yeni edebiyat söylemleriyle meydana çıkıp sex edebiyatı yapıp bunu kutsallaştırıp, ayrıca diğer edebiyatları küçümseyerek bir halta yaradıklarını sanan zavallı düşkünlere de buradan selamlarımı iletiyorum..

KorsanKalem 28.12.2012 03.10

Benzer Yazılar

  • Geceye Düşülen Notlar-17

    O an birisiyle göz göze gelsem, oturur ağlardım.. O kadar güçsüzdüm, o kadar gafil.. Onlarca fotoğraf aldım hayattan.. Ama o çerçevelerin içindeki mutlu hallere sahip olamadım hiç.. Sokak aralarında, eski bir kapının hüznünü tattım.. Yıkılmış, viraneye dönmüş evlerin içinde, eski yaşantılara dair hayaller kurdum.. Acaba bu parçalanmış yatakta, kaç defa seviştiler, şehvetle? Saçmaladım yine.. Her…

  • Geceye Düşülen Notlar-26 (Bize,size ve her birimize dair!)

    Yıllar geçer ve bizler yine aynı şarkılarla kederleniriz. İçmek isteriz en kallavi masalarda, rakımızı.. İçemeyiz ama.. Ne eski günler gibidir zaman, ne de dostlarımız yanı başımızdadır. Ama yıllar geçer, yollar gideriz ve aynı şarkılarla kederleniriz hep.. Bir ses, bir gözyaşı armağan eder günümüze.. Bir düş tam en başa döndürür her şeyi.. Bir fotoğraf içimizi yaralar…..

  • Geceye Düşülen Notlar-11

    Kaydadeğer bir yaşantım olmadı genelde, sıradan yağmurlarda ıslandım, yalpalandım, dışlandım, sevdim, yumruklandım.. Altıma işediğim olmuştur çokça.. Bir kızın gözlerine dalıp utanıp kaçtığım da.. Merağımın nelere neden olabileceğini de bir süre sonra öğrendim.. Çocukluğuma inecek kadar güçlü değilim.. Çocukken çok güçlü ve kusursuz görürdüm dünyayı.. Ama bilmiyordum daha büyüklerin ne kadar sorunlu olduklarını.. Sıradan ve sorunlu…

  • Geceye Düşülen Notlar-32

    Yazmaya kaç zamandır elim gitmiyor. Günler trenler gibi geçip giderken, ben de çoğunun unuttuğu bir kasaba gibi duruyorum Anadolu’nun bir köşesinde. Anlamaya çalışmıyorum. Tek bir satır okumuyorum. Günler vagonlara doluşup geçerken, istasyonumda tek bir yolcu bile yok. İşte bu yüzden hiç durmuyor o trenler buralarda. Ben ise her geçen trenin ardından bir sigara tüttürüyorum. Her…

  • Geceye Düşülen Notlar-16

    Gün kara bulutlara doğmuştu ve hakim güç, gürüldüyordu, gökyüzü.. Böyle günler ıslaklığın ve rüzgarın bedeninize ve çevrenizdeki herşeye neler yapabileceğini gözlemlersiniz.. Benim gözlerim çoğu kez pencerelerdedir.. Pencerelerden dışarıyı seyreden, kadınlar, çocuklar, nineler, teyzeler, insanlar.. Yorgun ve kederlidirler.. Dışarısı haşarı bir çocuk gibidir.. Zaptedilemez.. Uzun süre sonra hastahaneye gittim.. Bir arkadaşımı belki de ilk kez ziyaret…

  • Geceye Düşülen Notlar-9

    Geçenlerde anlatmayı unuttuğum bir şiddet olayını bugün anlatmanın önemli olduğunu düşünmekteyim.. Türbanlı bayan, eşi ve oğluyla birlikte yokuş aşağı iniyorlardı. İnerken de hararetli bir tartışma içerisindeydiler.. Çaktırmadan izliyordum.. Birden adam kadına öyle bir tokat attı ki irkildim.. O an insanlıktan, erkeklikten, dinden, hayattan, aklınıza gelen ne varsa herşeyden utandım,tiksindim.. Kadın da ne olduğunu anlayamamıştı.. Ve…