Korsan Kalem

Nasıl bir insanım bilemiyorum.. Kapalı kutu..  Çok sıcak kanlı değilim, bunu biliyorum.. Ben kendimi anlatmayı sevmeyen biriyim.. Monoton yaşıyorum genelde ama insanların da monoton yaşadığı iddaasındayım.. Sevgimi kolay belli edemem yani dilime pelesenk olmamıştır sevgi sözcükleri.. İçimde yaşadığım çok şey oldu ama dışa vurumlarda eksik kaldım hep.. Genelde bu yüzden kaybettim, bir çok şeyi..

Plan program yapmayı sevmedim hiç, bu saatten sonra da yapabileceğimi düşünmüyorum. Bazı projelerimi hep ertesi günlere bıraktığımı farkettim. Bu duruma derhal son veriyorum. Bundan sonra daha yapıcı olacağım.. Kendime ve çevremdekilere daha önem vermeliyim..

Şunu söylemeliyim ki kolay biri değilim. Olmadım hiç.. Duygusalım, sessizim, sakinim.. Canımı yakan şeylere bir yere kadar sabrederim.. Kolay sinirlenmem ancak bazen birikmişlikler yüzünden patlamalarım olur.. Çok alıştığım için yalnız kalışlara, bir birliktelikte karşımdaki insan zorluk yaşayacaktır, yaşıyor..

Vazgeçilmeyecek şeylerim vardır;herkezin olduğu gibi.. Deniz gibi.. Yazı gibi.. Ve siyaset gibi.. Çok büyük hayallerinin olması bazen büyük bir kaosa neden oluyor.. Bu kaosun içinde kalmak kadar berbat bişey yok.. Ben kaldım çünkü.. Bilirim.. Ah aldın mı hiç insanlardan diye soracak olursanız, yok almamışımdır.. Kötü biri değilim.. Henüz kirlenmedim..

İyi bir dindar değilim.. Değilim.. Bunu açıklamak lazım, yani dine karşı olmadım.. Ama boyunduruğu altına da girmedim.. Ve hiç rezilleşmedim. Yani yapılmaması gerekenleri yapmıyorum zaten.. İyi bir insanın da ibadet etmeden yaratıcının Cennetine girebileceğini düşünüyorum.. Ha ibadet edenlere karşı bir hareketim var mı? Asla! Zaten öyle birşey olsa idi, iyi bir insan nitelemesi yapamazdım.. Kimsenin ibadetinde değildir gözüm.. Gönüller temiz olsun, hepsi bu! Başkalarının acıılarına da gözün doluyorsa eğer, hala insansındır ve masumiyetin bir bebek edasındadır!

Ben iyi olan herşeyi severim.. Kerevizden ve arap saçından nefret ederim:) Ağababalık sanalında Korsan bir Kalem’im..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Nefes meselesi bu, alamazsan biter hikâye.. KK

    Hiç bir din temizlemez; gönüllerinizdeki kiri… İçinizde yüz yıllık ölüm tohumları besler durursunuz. Kanla çoğalır, can alır ve türlü dolaplarda aklanırsınız! Lağımlarda şişelenir kokularınız. Bedenleriniz anlamsız pırıltılarla süslüdür. Dünyanın her yerinde umarsızca pazarlanır nefesleriniz. Hevesleriniz ciğerlerimi parçalar. Midemi delik deşik eder sesiniz. Bağırsaklarım kopar kokunuzu duyduğumda. Ölüyorum, siz çoğaldıkça adım adım ölüyorum! Garson günün tüm…

  • Konuşan ben değildim ve dublörüm henüz daha bir çocuktu…

    Öyle kederli bir tutarlılıkla izlerken denizi; ki ben tutarlı bakarım genellikle, tutarsızlığım bizzat kendi küçük hikayemdedir. Denize ve gökyüzüne baktığımda gördüklerim; bulutların ve sert dalgaların dışında, insanlığın bu değerli şeyleri nasıl olup da paylaşamadığını sorgulamama neden olur. Hiç bir sorgunun ardından bir yargıya ulaşamam genellikle… Ve genel geçer fikir akımlarının çöplüğüne dönmüş bu gezegende edebiyattan…

  • BAZAN.. (Bazen..)

      Yolda yürürsün, sessiz varlığının hiçbir önemi yoktur aslında.. Birçok bedenin hiçlik üzerine yokolduğunu bilirsin.. Birşey yapamazsın bu durumda, sadece izlersin.. Bazan mevsim hüzün getirir, gözyaşı yağar, soğuk eser, yel alır.. Gülüşler kabahat gibidir bazan.. Gölgeler belirir etrafında.. Kahkahalar arasında gözyaşı doğar.. Bazan bağıra çağıra, haykırarak, salya sümük ağlarsın.. Neden diye soranlara, bir nedeni olmadığını…

  • Kısa cümlelerin boyunduruğu altında

    Bu gün perşembe… Perşembe de perişan bir şekilde geçiyor. Yıkılan duvarlara inat, yeni duvarlar dikilir. Bir bayrak gönderden iner ve yeni bir bayrak çekilir saygı duruşları eşliğinde. İnsan savaşır durur, sıkılmaz. Çocuklar bu gün de vurulur ve bir kadın daha insanlığımı utandıran bir cani tarafından kirletilir. Karanlık sokakların kiri, gün ışığında apaçık görünmektedir. Başımız eğik…

  • Boktan Muhabbetler..

    KSR:naber abim nasılsın? KK:boktan sen nasılsın? KSR:benimki de seninkinin başka bi rengi KK:ölüyoruz nihayetinde.. KSR:bataklıktayız.. KK:ben bataklıkta ölmeye gocunmuyorum, gocunduğum ölümü engellemeyi seçmeyişim.. batıyorum.. KSR:abi ayvayı yemişiz ben bok sen bombok nasıl olucak bu iş? KK:lağım bizi anlar bence.. lağımda kalmak mı sürüklenmek mi isterdin? KSR:kendi tuvaletimde kalmak isterdim KK:o zaman tuvaleti kokutursun KSR:ama en…

  • Moseyo..

    Günün sıradanlığı nüksetmişti yine.. Öğle arasına denk gelen bir an aptal kutusunda öylece gezinirken denk gelinen bir belgesele takılmıştık nihayetinde.. Leoparların daha doğrusu dünyanın bir gözlemiydi o belgesel.. Bir leoparın hayatını gözlemlemişlerdi ve kayıt altına almışlardı, başını kaçırmıştık sanırım sonuna yetişebildik ve belgeselciler de mutlu sonları sevmiyordu.. Zaten mutlu son yoktu! Bu arada leoparımızın adı…