Yoktan..

Boş bir ekrana, bomboş gözlerle baktığım olur bazen.. Anlamsız ve bir o kadar uzun.. Anlamın ne olduğu konusunda şüphelerim var.. Yıldızların çokluğu ve parlaklaklığı ne kadar mana yüklüdür mesala? Ki ben yıldızları severim, çok bakarım göğe.. Görenler bir anlam veremez, ama görenler için yaşamadığım kesin.. Hiçbirşeyin umrumda olmadığı çok açık..

Sevginin harcandığı bir dünyayı kale almak için artık çok geç değil mi? Mutluluk palavralarını bir kenara bıraksanıza! Aynaya bakın ulan aynaya! Sistemleriniz iflasın eşiğinde değil mi? Borsalarınız,  ekonomik beklentileriniz, krizleriniz! Milyonlarınız varken pankreas kanserinden ölmek üzre değil misiniz? Deliler gibi savaş mıyor musunuz? Barut kokuyor işte elleriniz! Toprağınız kan kokuyor!

Bokettiniz herşeyi.. Yokkettiniz..

Harman yeri sürseler oy sanem,
Yerine gül ekseler esmer gaday belalım..
Bahtını kız başına oy sanem..
Sevdiğine verseler esmer gaday belalim..

Ne güzel söylemiş Yavuz Bingöl.. Güzel şarkılar, güzel türküler var şu hayatta.. Ama biz geçim derdindeyiz, yaptığımız sistemlerin adaletsiz çarklarında birer dişliyiz.. Keşke vidalar gevşese ve sistem paramparça olsa.. Koskoca dişlilerden oluşan bu sistemi küçücük bir somun paramparça edebilir ama o küçücük somun parçasının bile yüreği yok işte şu dünyada!!

Hayatın çok kısa olduğunu hatırlatıp, küçük bir somun yürekliliğinde olmanız dileğiyle..

En çok anne özlemini hasta olunca anlar insan.. Evinden çok uzakta, yabancı bir kentte, yabancı bir evde yapayalnız karanlık bir odada ateşler içindeyken anlıyor annenin değerini..

Eskiden ateşim çıktığında severdim bu durumu.. Yatakta boylu boyunca atardım.. Alnımda sirke sulu bez.. Benim ateşim çok fazla olduğunda halisülasyon görürüm.. Ne görürsün diye soracak olursanız eğer; komik ama koca koca yorganlar görürüm ve bunların üzerime düşeceği korkusuna kapılırım..

Umursamazlığım üzerimde.. Hastalığın verdiği bir anlam karmaşası olsa gerek.. Önemsemezlik.. Benim problemim bu olsa gerek… Yada netleştiremediğim,hayatla ilgili parçalar.. Kafamı yastığa rahat koyamamanın verdiği lanet durum.. Uykuyu en aza indirme çabası..

Cümlelerim hep devrik benim.. Hep sonu bitmek tükenmek bilmeyen cümlelerim.. Yorgun, kırılgan, umutsuz, mutsuz, asi, devrimci, yenilmişlik içeren ve savaşan cümlelerim..

Karamsarlık kötü bir hastalık, ama umut yitirilmemesi gereken bir düş.. KAYBETMEYİN..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Şehir Azabı..

    Büyük şehirlere yüklenilen anlamların; küçük kasabalarda yitirdiklerimizin bir yanılsaması olduğunu hissediyorum. Koca bir denizin koca bir vapuru yuttuğu, insanların sokaklarında uyuduğu ve büyüklük kavramanın köşe başlarındaki pis çöp kutularının içindeki zamanından önce atılmış eşyalarla ölçüldüğü küçük bir ayrıntıdır büyük şehir zırvalıkları.. İçecek çok yer vardır, kaçacak-kaçtığımızı sanacak- çok yer vardır. Kırmızı ışıklar vardır, trafik ve…

  • Benim yazabildiklerim.. (Aslında hiçbir önemi yok!)

    Aptallık bu, bu delilik, bu ölüm.. Güzel sözler söylemeyi amaç etmedim hiç.. Hiç iyi bir adam olmak niyetinde değildim.. Önümüzdeki bunca örneği görmüş olmama rağmen bile bile beyaz olamazdım.. Uslu çocukluk bana göre değildi.. Yumruğun hep sağlamını yemeyi düşlerdim hep.. Gözüme sağlam vurmuştu bir çocuk adı; Hasan yada Ferit olacak.. Hakkını vererek vurmuştu gözüme.. Acıyı…

  • İNSANLAR..

    NOT: YAZIDA KÜFRE VARABİLECEK ARGO TERİMLER BULUNMAKTADIR, AHLAKINIZIN BOZULACAĞINI DÜŞÜNÜYORSANIZ OKUMAYIN! ANCAK O KADAR AHLAKLI İNSANLARIN OLDUĞU HAYALİ KURMAK BİLE GÜLÜNÇ!! -CHARLES BUKOWSKİ ÜSTADIN YAZIM TARZINDAN HOŞLANDIĞIM İÇİN BU TABİRLERİ KULLANDIM- İnsandı tüm suçlusu! Adi bir insandı.. Kendini nitelemeyi çok seven tek yaratık insandır biliyor musunuz? Düşünebilen tek hayvan, en süper yaratık.. Hayvanları aşağılayan insanoğlu,…

  • Kayıp

    Bütün özgürlüklerimizi kaybediyorduk, doğarken kesmiştik kanatlarımızı, gülüşlerimizi savaşlar almıştı, sesimiz bir çığlığın ertesinde kısılmıştı, Bir mermi aldı canımızı, Gönlümüzü de güzel kadınlar.. Bütün sevgilerimizi kaybediyorduk, Kavga çıkıyordu, Kan akıyordu, çiçekler soluyordu ve güneş kapkara bulutların ardında esir düşüyordu.. Bütün çocukları katlediyorduk, birisi ekmek çalıyordu, birisi aşktan bahsediyordu, birisi şiirler yazıyordu.. KorsanKalem 19.40 06.10.13 Görüntüleme: 455

  • Gel Otur Şöyle Yaver, Sana Anlatacaklarım ve Bir Teklifim Var..

    Sana anlatacaklarım var.. Söyleyemeyi düşündüğüm  birkaç cümle.. Hayatın garipselliği üzerine biraz kafa yorma telaşı benimkisi.. Kafan karışacak biliyorum, benim epey çorba oldu bile.. Ama anlatmazsam öleceğim.. Yaver günler geçiyor, sıkıyor da bazen.. İsyan etmek, haykırmak, çıldırmak.. Ufaktan ufağa yalnızlaşıyorsun.. Bekleneni verememek.. Tabağını bitirmek, hediye beklemek, sevgi sözcükleriyle sahte ama huzur veren bir zırhla kendini kaplayıp…