Kısa-Zira sildiğini çabuk unutur insan..

Hayat bu kadar basit mi yani? Yada insanlar çok mu tutarsızlar? Hiç mi düşünmeyiz atılan adımları ve hiç mi bilmeyiz herkezin bir kalbi olduğunu? Dün çok mu farklıdır bugünden yada bugün ne değişmiştir düne göre? Tutarlı olmalıdır insan, bunca gözyaşıyla birlikte tutarlı olmalıdır.. Yazarken imla hataları yaparım hep, genelde üstüne bir çizik atarım ki yaptığım yanlışlar gözümün önünde olsun, ders alayım.. Ama hiç silmem! Ki silersen bir anlamı yoktur yanlışın ve ne düzeltip yazdığın kelimeden hayır gelir ne de bir ders almış olursun. Zira sildiğini çabuk unutur insan..

Benzer Yazılar

  • Sallama Çayın Buğusuyla..

    O güzel kadınları, o yakışlı erkekler götürdü ve sokağa yalın ayak çıkan bir çocuk gibi çaresiz bıraktı bizi bu şehir.. Kumsala koştuk birileriyle.. Üstümüzde hiçbir şey yoktu.. Çırılçıplak özgürlüktü bize sunulan ve bileklerimize kadar kilitlenmişken bu dar boğaza lanet okuyorduk.. Kırılan umutlarımızı bir bir toparlayıp çöpe atıyorduk, yarı baygın vücutlarımızla.. Bir kadın tutup elimi vücudunun…

  • And olsun biz kazanacağız!

    Bir önceki gece sabaha karşı yatmasaydım, sabah yola çıkacaktım. Gideceğim yer başkent Ankara’ydı. Ama diyorum ya, gece uzun sürdü. Sisin içinde, huzurlu bir gece. Unutulmaya yüz tutmuş şeylerin, serin bir bahar gecesi yan yana gelmesiydi gecenin özeti. Meyveli bir şaraptı gece… Hayatın yaşanılası anlarından biriydi. Çok güzeldi, çok sade ve tertemizdi; insana dair… Hayatın içindeki…

  • Başlamak çoğu kez en zorudur..

    Demem o ki, büyük aşklar yaşamadım hiç.. İhtiras yoktu, anlayış, tutku yoktu.. Çıkarlar vardı.. Çıkarlar hep vardır.. Planlar ve yaptırım güçleri.. Benimkisi büyük bir aşka özlemdir.. Başka da bir şey değil! Öyle günler oluyor ki, fırında ısıttığım çekirdekleri yemekten öteye gidemiyorum.. Saatlerce yediğim çekirdeğin tuzunun dudaklarımda yaptığı tahribatı hissettiğimde bırakırım bu eylemi.. Neden sonra, bir…

  • Kördüğüm kelimelerim..

    Herkesin yaşayacağı günler belli.. Bazı anlar öyle geçiyor ki ömrüm, bir saniye bir yıl gibi tükeniyorum.. Ilık cümleler soğuk yüzlerle karşılanıyor ve tam on sene çöküyorum karanlıkta.. Tıkanıp kalıyorum bazı köprüleri kurmadan hemen önce, ya da yola çıkmadan yoruluyorum, ölüm kokusu yaşam sevincine yaklaşıyor ve bir saat on bin saat hızına erişiyor anlamıyorum yaşadıklarımdan.. Yaşatmaya…

  • Düşünün, tek hayvanlarız! Düşünen değil!

    Muhabir “Cepheden iyi haberler gelmiyor” diyordu.. Ne bekliyordu ki? İyi haber neydi? Karşı taraftan yada bu taraftan birileri ölüyordu işte.. Ölümün hangisi iyi haber olabilirdi ki! Kanın ve vahşetin neyi çözeceğini düşünüyordu bunca budala? Şimdi öylece masamda yazı yazarken birileri ölüm saçıyor.. Ölüm saçanları geçtim, onlar zır cahil.. Benim takıldığım nokta, koca koca adamların karanlık…

  • Boş Sayfa..

    Uzaklaşmalıyım bir süre kendimden ve izole etmeliyim kendimi dünyaya karşı.. Bugün resim yaptım huzurluydum, telefonlara bakmadım.. Ne bileyim, güneşliydi ve kuşlar ötüşüyordu.. Şuan güzel bir yazı yazamayacağımı anladım, neden bahsedeceğimi bilemedim, gecenin ilerleyen saatleri işte.. Gidip bi duş alacağım. Birilerinin kalbini kırdıysam bugün özür dilerim. Bazen kırıcı ve düşüncesizce davranabiliyorum. Ne biliyim böyleyim elimde değil…..

Bir yorum

  1. ‎”Ben kendi bitinin derdine düşmüş bir maymun misali şerefsizce kendi ölümünün derdindeyken dünyanın üçte biri açlıktan ölüyor”
    charles bukowski

Yoruma kapalı.