Gece Kahvesi

 

Aktarların önünden geçerken mis gibi kokusunu duyumsarız.. Adeta sokağı kaplamıştır, kavruk kahve kokusu.. Bu koku insanı çeker, farklı duygular salar içine.. Ya da sadece bana bu etkiyi yapmıştır kimbilir?

Ülkemizde hemen hemen her evde önemli bir yeri vardır kahvenin.. Kahve kültürü ailenin en temeline inmiştir.. Düşünsenize aile kuruluş aşamasında(kız isteme) kahveler içilir.. Hatta büyük bir oyun döner orada, kız tuz atar damat adayının kahvesine.. İçilir kahveler.. Ve istenir kız..

Ben severim kahveyi.. Annemle oturup içerdik.. Bir süre sonra yorucu üniversite sınavı hazırlıklarında gece iki fincanlık hazırlayıp arka arkaya içmişliğim çoktur de hani.. Aslında şekerli severim.. Ama ortamda çok da mızıkçılık yapmam hani, sadesi de bir ortası da.. Zira bir fincan kahvenin hatır olayı işte..

İşin garipsediğim yanı, yalnızken iki fincanlık hazırlayıp içtiğim o durum yok mu.. Sanırım yalnızlığın en hüzünlü yanı bu olsa gerek.. Oturup kahve içecek bile kimsenin olmamasıepey  kederli bir iş.. Komik ve sorgulanası yanı ise; doktorumun içmemem gerektiğini vurguladığı kahveyi inadına iki fincan içmem.. Böbreğim kahveden acıtacaksa canımı  yemişim öyle işi ben! Yani ne serden geçerim ne yardan olayı bu.. Ben böyleyim..

Gecenin köründe içtiğim iki fincan kahvenin etkisiyle zıpkın gibi ayaktayım.. Falımı da kapattım:) ama yalnızım yani kahve yorumu yapamıyorum.. Önyargılıyım bu konuda; kapalı yollar çıkar muhtemelen, içim kabarmıştır ve üç vakte kadar hiçbirşey olmayacaktır.. Karamsar..

Öyle işte.. Bu yazı birden çıktı.. Planlı değil yani.. Planlılar bekliyor hala yazacağım sözde.. Herkese günaydın saat 05.28, bugün köpüklü bir kahve için, benden size gelsin..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Viranelikteki Adam

    suskun ve yorgun bir adamdım , bir kaç notada hüznü koktum, soldum.. bittim ben.. bazılarının ev dediğine, viranelik diyerek başladım hayata, ve o günden sonra, o lanet günden sonra, o cehennemden ve o savaştan sonra, hiç birşey eskisi gibi olmadı, ki ben eski bir fotoğrafa gülümsemiştim bir kere.. eskiyi özlemek bu viranelikte, öpüşmek gibidir..  …

  • Yazmak

    Dün gece hiç uyumadım,bu sabahta şu saate kadar yollardaydım, ama yazmak bir hastalık gibi ve herhalini yazabilmek, deli gibi sevdalarını da çok sıkıştığında nasıl tuvalete koşturduğunu da yazmak.. En acısını en tatlısını, en siyahını yada en beyazını yazabilmek.. Korkusuzca.. KorsanKalem Görüntüleme: 272

  • Büyük adam, küçük kadın ve sonsuz boşluk, mutsuz bir son..

    Küçük kadın, kapıyı çekti usulca. Büyük adam, bulaşıklarla bir başına kaldı. Ve her geçen gün dağ gibi birikti o evde yalnızlık. Bulaşıkları adam yıkadı. Kadının en sevdiği bardak kırıldı. Büyük adam, salonun ortasındaki kırık kalp parçalarını süpürdü. Solgun aynalarda parlak kederi izledi bir süre. Duş aldı, düşlerinden arındı. Sokağa çıktı sonra. Bir kış günüydü. Ama…

  • Annem..

    Sana; 13 saat, 760 kilometre,7 şehir, bilmem kaç trafik lambası uzağım.. Uzaklık genellikle insanın değerini ortaya çıkarıyor.. Evet bu doğru, seninle kavgalarımız çocukluğumuza dayanır.. Garip bir rekabet içindeydik hep.. Her kavgamızın ardından, kısa küslüklerimiz olurdu. Ama hemen gönlümüzü alırdık işte.. Günler geçti ve büyüdüm..Dinlemediğim uyarılarının haklılığını geçen günlerle anlamaktayım.. Kendime senin baktığın gibi bakamıyorum. Ne…

  • Şimdi yeni şeyler söylemek lazım

    Boş bir sayfaya bakıyorum bir saattir. Solitare oynadım, ardından Freecel… Neden yapıyorum bunu bilmiyorum. Zamanımı bu iki oyunla baya harcadığımı düşünüyorum. Ya da zaman öyle ya da böyle geçiyor işte. Durduğunu gören oldu mu bilmiyorum. Gelip geçici yaşanmışlıklar üzerine kurulu bir sistem nihayetinde! Bir süredir tek bir cümle bile kurmadım hayata dair. Dergiyle uğraştım. Epey…

  • İlaçlarımı saati saatine alıyorum; ama yine de mutlu değilim doktor bey..

                    Ne yaptığımı bilmiyordum.. Anlamıyordum, anlatamıyordum.. Kendimden uzaklaşırken, kırık dökük bir  tekneyle ilerlediğimin farkındaydım.. Akıntıya kapılmıştım, batıyordum.. Kalbim kirli kanı damarlarıma pompaladıkça, çatıyordum kaşlarımı.. Ölüyordum.. Ağzıma kan kokusu geliyordu, kan kokusunu tadıyordum.. Başım dönüyordu.. Bir şeyler kopuyordu hissediyordum.. Bir hücre olabilirdi bu.. Bir hücrem yok oluyor olabilirdi o anda…..

2 Comments

  1. Ben sade içerim kardeşim:)) bakarım bi ara falına…

Comments are closed.